Ülke olarak bugünlerde enflasyonla ilgili olarak önemli bir mücadele veriyoruz. Fırsatçılara, açıkgöz geçinenlere, başkasının ağzındaki lokmaya göz dikenlere karşı bir mücadele. Bu mücadeleden başarılı çıkmamız yalnızca ekonomik açıdan değil, birçok açıdan büyük önem taşıyor ve bu nedenle bu mücadeleyi bir samimiyet testi olarak görüyorum. Kimin samimi olduğu, kimin olmadığı bu süreçte belli oluyor. Daha doğrusu olmalı çünkü, bunu belirlemek gerçekten çok zor.
Siirt’te birçok firma camekanına, vitrinine kocaman-kocaman levhalar asmış; bu
mücadelede bende varım diyor. İndirimi gösteren bilgilendirici tabelaları da koymayı ihmal etmemişler. Ama, bir bakıyorsunuz, daha önce 10 liraya sattığı bir ürünün fiyatını 15 liraya çıkarmış. Sonrada bu miktar üzerinden %10 indirim yaparak 13.50 TL'ye indirmiş. Daha önce o ürünün fiyatını bilmiyorsanız bu indirimi gerçek sanacaksınız. Günlük hayatımızda kullandığımız veya tükettiğimiz o kadar çok ürün var ki, bunların her birinin fiyatını hafızamızda tutmak mümkün değil.
Bir de dolarla, dövizle hatta doğalgazla bile bir ilgisi olmayan ürünlere yapılan fahiş zamlar var. Örnek olarak bizim yöremizde sıkça tüketilen kavun çekirdeğinin döviz kurunun artışıyla ne ilgisi var? Ama, esnaf bir şekilde bağlantısını bulmuş olacak ki, geçen yıla oranla neredeyse %50 oranında zamlanmış. Buna benzer birçok ürün daha var.
Vatandaşlarla görüştüğümüzde onların da bu durumun farkında olduklarını anlıyoruz. Bir yandan bu duruma üzülürken, bir diğer yandan da bu indirimi gerçekten yapan firmaları takdir ediyorlar. Ancak, o firmalardan da beklenti bu indirim miktarının % 10'ların üzerine çekilmesi yönünde.
Evet, ülke olarak, il olarak bir samimiyet testinden geçiyoruz. Hepimiz için bir sınav hem de değerlendirmesi açık bir şekilde yapılamayan bir sınav. Yani, değerlendirmenin ancak ve ancak vicdanlarda yapılabildiği bir sınav. Umarım bu sınava tabi olanların çok büyük bir çoğunluğu yüz akı bir sonuç alırlar.