Usta şair Cahit Sıtkı Külebi; “Bir Memleket İsterim” şiirinde hayalindeki memleketi çok güzel bir şekilde mısralara dökmüş.. Gelin biz de bir şairin hayalindeki memleketi değil de içinde yaşadığımız ve her gün sorunlarıyla bire bir karşılaştığımız memleketimizi düşünelim.
Bir memleket düşünelim;
12 bin 500 yıla uzanan geçmişi ile tarihin sıfır noktasından günümüze kadar gelebilmiş, dünya uygarlık tarihine birer kilometre taşı niteliğinde Asur, Fars, Mezopotamya ve Anadolu gibi uygarlıkların etkisinde kalmış, çok zengin bir tarihi ve kültürel varlığı olsun, ancak henüz bir müzeye sahip olamasın.
Bir memleket düşünün;
Başta gerçekten doğa harikası, adına destanlar yazılmış Botan Çayı vadisi ve bu çay boyunca yer alan kanyonları ile daha birçok doğal güzelliğe sahip olsun ama bunları tanıtamasın.
Bir memleket düşünün;
150 bin nüfusa, 47 bin civarında öğrenciye sahip olan bir il merkezine sahip olsun, ancak yaklaşık on yıldan beri bir kütüphaneye sahip olmasın.
Bir memleket düşünün;
Yurt içindeki ve yurt dışındaki üniversitelerden mezun olmuş, iyi yetişmiş, birden çok yabancı dil bilen insana sahip olsun, ancak bunları bürokrasi ve iş hayatında istenilen düzeyde ve istenilen rakamlarda yerleştirememiş olsun.. Siirt kökenli bir valinin olmaması ve Siirt kökenli ancak iki genel müdürün görev yapıyor olması bu konuya güzel bir örnektir.
Bir memleket düşünün;
Nüfusunun yarıdan fazlası 20 yaş altında olmasına karşın, işsizlik oranı ülke ortalamasının üç katı kadar olsun ve %35’lere ulaşsın.
Bir memleket düşünün;
Asırlar boyu çok geniş bir coğrafi bölgenin eğitim merkezi olsun..Buradaki medreselerde yani üniversitelerden mezun olan bilim insanları çeşitli ülkelerde görev yapsın ve yazdıkları eserlerle haklı bin ün sahibi olsunlar, ancak bugün eğitimde esameleri dahi okunmasın.
Bu konuyu ele almaya yarın ki yazımızda devam edeceğiz.