Ayhan Mergen

 BİR AKADEMİSYENE ÜÇ ÖĞRENCİ

Ayhan Mergen

Yazılarımda sık-sık birbirimize destek olmadığımızı hatta zaman-zaman köstek bile olduğumuzu anlatırım. Karadenizlilerin adeta birbirlerini ileriye doğru iterken bizlerin geriye doğru ittiğimiz zamanların da olduğuna değinirim.

Gerçekten de birbirimize destek olmuyoruz. Konumu ne olursa olsun herhangi bir kuruma kapağı atan bir insanımız, hemşerilerimizin oraya yerleşmeleri için çaba harcamaz. Elinden gelse oraya yerleşmek isteyen bir başka Siirtlinin işine takoz koyar. Aynı şekilde gelecek vaat eden gençlerimizin elinden tutmuyoruz. Öğrencilik yıllarında burs vermekten, mezuniyet sonrası işe yerleştirme işine kadar onları çabaları ile baş başa bırakırız.

Oysa bunun böyle olmaması gerekiyor. Birbirimize destek olmakta hem kendimiz hem de memleketimiz için büyük yarar vardır. Bundan dolayı geçtiğimiz günlerde Siirt Dernekleri Federasyonu Başkanlığınca düzenlenen ve moderatörlüğünü Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Vefik Arıca’nın yaptığı sağlık çalıştayın da alınan çok sayıdaki karardan bir tanesini çok önemsiyorum.

Belki çoğu insanımıza basit gibi gelecek bu kararla Siirtli doktor ve tıp alanındaki akademisyenlerin her birinin yine bu alanda öğrenim görmekte olan üç öğrenciye rehberlik etmeleri ve destek olmaları kararı alındı. Az önce belirttiğim gibi, bu belki basit bir karar gibi geliyor ama şöyle bir irdelediğimizde esas misyonu ortaya çıkıyor.

Bir tablo çizelim gözlerimizin önünde. Pırıl-pırıl zeki bir gençsiniz. Zor ve birçok şeyden mahrum olarak liseyi bitirip tıp fakültesine kayıt yapmaya hak kazanmışsınız. Muhtemelen büyük bir şehirde zorlu ve meşakkatli bir öğrenime başlıyorsunuz. Yeni yaşantınıza uyum sağlamaya çalışıyorsunuz. Tam o esnada sizin elinizden tutacak, size öğrenim hayatınız dahil her konuda rehberlik edecek birinin karşınıza çıkması kadar sizi mutlu ve motive edecek bir şey olabilir mi? Destek olan rehberlik eden kişi açısından da çok güzel bir şey. O da hem memleketine olan vefa borcunu ödemiş oluyor hem de üç kişinin geleceklerini çizmelerine yardımcı oluyor.

Bu aynı zamanda sizin memleketinize ve diğer hemşerilerinize olan bağlarınızı da güçlendirecek bir konudur. Ve bu bir zincirin halkaları gibi gelecek nesillere de aktarılabilecek gelenek haline de getirilebilir. Bu yardımlaşma duygusu hayatın daha sonraki aşamalarında, ticaretten bürokrasi ve siyasete kadar her alanda geçerlilik kazanacaktır.

Bu uygulamanın bir an önce başlatılması ve titiz bir şekilde sürdürülmesi dileğiyle…

Yazarın Diğer Yazıları