2015 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesine girmeye hak kazanan ışık hadisesi bir kez daha gerçekleşti. İbrahim Hakkı Hazretlerinin kendisini yetiştiren, dini ilimlerden matematik, fizik kimya, biyoloji, coğrafya ve özellikle astronomi alanında bir deha haline getiren hocası İsmail Fakirullah Hazretlerinin vefatı üzerine duyduğu üzüntüyü hafifletmek, ebediyete kadar hocasının anılmasını sağlamak, ona olan minnet borcunu ödemek ve saygısını göstermek amacıyla gerçekleştirdiği ışık hadisesi yaklaşık 70 yıllık bir kesinti dönemi hariç 250 yılı aşkın bir süreden beri gerçekleşiyor.
İbrahim Hakkı Hazretleri 1734 yılında vefat eden hocası İsmail Fakirullah Hazretleri için hocamın baş ucuna doğmayan güneşi neyleyim diyerek girdiği arayış sonucu ışık hadisesini gerçekleştirmiş. Işık hadisesinde her yıl ekinokslarda Tillo’nun tamamı karanlıklar içerisinde iken, yeni günün ilk güneş ışınları İsmail Fakiurullah Hazretlerinin başucuna yansıyor. Bu hadise yıllar boyunca sabah namazının ardından tekbir ve salavatlarla takip edildi.
İşte bu önemli ve harika hadisenin gerçekleştiği türbe 1960’lı yıllarda restorasyon adı altında yapılan bir kültür katliamında yeniden inşa edildi. Türbenin yeniden inşa edilmesi ile birlikte bu hadise gerçekleşmez oldu. Işık hadisenin tekrar gerçekleştirilebilmesi için yıllarca çeşitli çalışmalar yapıldı. Hatta dönemin Valisi Nuri Okutan döneminde İstanbul’da faaliyet gösteren ve lazer ışınları ile uğraşan bir firma davet edildi ve bu firmanın tam o saatte yaptığı denemeler de sonuçsuz kaldı.
Ta ki 2011 yılında Prof.Dr.Cengiz Işık’ın yolu Siirt’le kesişinceye kadar.. Tillo’ya hayran kalan Prof.Dr Işık, dönemin Valisi Musa Çolak’ın da ısrarlarıyla bu yola adeta baş koydu ve başta Akdeniz, İstanbul ve Mimar Sinan Üniversiteleri olmak üzere ülkemizin önde gelen üniversitelerinden konu ile ilgili bilim dallarından uzman kişilerden oluşan bir heyetle çalışmalara başladı.
Bu heyetin çalışmalarını izlemek ve haber yapmak üzere Tillo’ya gittiğim bir gün türbedeki sorunun keşfedilmesine tanıklık ettim. Sanırım heyet üyelerinden Tuncay Özışık hoca türbenin damına çıkmış çalışmalar yapıyordu. Biz aşağıda diğer heyet üyeleri ile röportajlarımızı yaparken tıpkı Arşimet gibi değerli hocamızın “buldum, buldum” diye sevinçle bağırdığını duyduk. Bütün heyeti büyük bir sevinç kaplamıştı.
Evet, arıza bulunmuştu. Yeni türbe inşa edilirken güneş ışınlarını türbeye yansıtan pencerede yaklaşık 25 santimlik bir kayma olmuştu. Arıza bulunduktan sonra gerisi çorap söküğü gibi geldi. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma kurulundan gerekli izinler alınarak mevcut pencerenin yakınında küçük bir pencere daha açıldı ve o yıldan bu yana artık ışık hadisesini tekrar izleme imkanına kavuştuk.
Bu vesile ile teşekkürler Prof.Dr.Cengiz Işık ve ekibi, ısrarlarından dolayı teşekkürler Vali Musa Çolak…