İlimizin köklü ve el emeği göz nuru ürünlerinden biri olan battaniyecilik yok oluyor. Geçmiş yıllarda da zaman-zaman bu konuya değinerek önlem alınması gerektiğine dikkat çektim. Ancak maalesef bugüne kadar ne bu işle uğraşan esnaf ve sivil toplum örgütleri ne de yetkililer kıllarını bile kıpırdatmadılar. Herkes bu sanatın korunması gerektiği konusunda hemfikir ama bir şeyler yapayım diyen yok. Hatta ne yapabilirim diye kafa yoran, araştıran, soruşturan bile yok.
Asırların birikimi olan bu sanat, maalesef teknolojiye ve teknolojinin en büyük avantajı olan seri üretimin yol açtığı fiyat düşüklüğüne kurban gidiyor. Fabrikasyon bir battaniye 50-60 bilemediniz 100 TL’ye satılırken, el dokuması bir battaniye 380-400 TL’ye satılıyor. Çünkü bu battaniyenin dokunabilmesi, yani tiftiğin ip haline getirilmesi, dokunması ve taranması gibi bütün aşamaların yapılabilmesi için bir ustanın en az 1,5-2 gün çalışması gerekiyor. Buna tiftiğin, çözgü ipleri ve diğer girdilerle satıcı karını da ekleyin karşınıza doğal olarak böyle bir rakam çıkıyor.
Bu fiyatlarla ürün satamayacaklarını gören bu sanatın bizzat erbapları kendi ayaklarına kurşun sıkmayı tercih ettiler ve tamamına yakını suni elyaf kullanmaya başladı. Kimi tamamen suni elyaf dokumayı tercih ederken kimi de tiftiğe belirli oranlarda katmayı tercih etti. Bazı ustalarda işi daha da ileriye götürerek, getirdikleri makinelerle üretimlerini yapmaya başladılar. Yani yarı seri üretim yöntemine geçtiler.
Bu iki faktör maliyetleri düşürdü. Seri üretim fabrikasyon ürünler kadar olmasa da onlara yakın bir fiyata battaniye satılabiliniyor. Örneğin tamamen tifttikten ve el dokuması ile dokunmuş bir battaniye yukarıda belirttiğim gibi 400 TL civarında satılırken, bu battaniyeler 150 TL civarında bir fiyatla satışa sunuluyor.
Fakat bütün bu gelişmelere rağmen battaniyecilik sektörü gerilemeye devam etti. Yakın zamana kadar 300 civarında tezgâhta dokumacılık yapılırken, günümüzde bu rakam 50’yi ancak bulabiliyor. Bütün bunlara rağmen bu işle uğraşanlar işlerinin iyi gitmediğinden yakınarak, zor geçinebildiklerini belirtiyorlar.
Kısacası Siirt bir el sanatını kaybediyor. Tıpkı geçen yüzyılın ortalarında ortadan kaybolan “ham bezi” imalatı gibi.