Siirt'te geçmiş yıllarda daha yaygın olarak görülen ancak günümüzde oldukça nadir olarak görülmeye başlanan batıl inançlarımızı ele almaya devam ediyoruz.
Bir başka batıl inançta, eve gelen misafirin uzun süre oturup, kalkmayı bilmediği zamanlarda evin küçük çocuklarının ayakkabısına biraz tuz serpmeleriydi. Bu yapıldığı zaman misafirin hemen kalkıp gideceğine inanılıyordu. Tabii ki bunun yapıldığı zamanlar da birçok soruna ve sürtüşmeye yol açtığını belirtmeye gerek yok.
Çatal, bıçak ve kaşık almamada bir başka batıl inançtı, birçok aile ihtiyaç duydukları çatal, bıçak ve kaşıkları başlarına bir uğursuzluk gelecek diye almaktan kaçınır ve bunların bu ihtiyaçları akraba ve dostları tarafından alınarak kendilerine hediye edilirdi.
Turşu yapımı konusunda da birçok aile aynı gerekçelerle kaygılar taşırlardı. Evde turşu yaptıkları zaman başlarına kötü bir şey gelmesinden korkan bu ailelerin turşu ihtiyaçları ya çarşıdan ya da akraba ve tanıdıkları tarafından karşılanırdı.
Bazı aileler salamura yaprak tuzlamaktan çekinirlerdi ve bu aileler, ilkbahar mevsiminde ince asma yaprakları tuzlayıp salamura haline getirilirken, bundan kaçınırlardı. Bu ailelerin kış mevsimi için yaprak sarma için yaprak ihtiyaçları akraba ve tanıdıkları tarafından karşılanırdı.
Yine bazı aileler haftanın belirli günlerinde eski de olsa yeni satın aldıkları bir eşyayı evlerine sokmazlardı. Örneğin Dabaklar ailesi Pazartesi günü ikindiden, Salı gününe kadar böyle bir eşyayı evlerine sokmaktan çekinirlerdi. Öyle bir eşyayı satın almak zorunda kaldıkları zaman bile, onu emaneten bir tanıdıklarının yanında bırakır ve ancak Salı günü akşam saatlerine doğru evlerine alırlardı.
İlimizde görülen batıl inançların en yaygınları bunlar. Ancak bir kez daha belirtelim ki, bu inançların günümüz toplumunda kabul görme oranları oldukça azalmıştır.
Allah, bizi batıl inançlardan korusun.