Dünkü yazımızda Elazığ ve Malatya’da yıkıcı etkileri olan ve aralarında Siirt’in de bulunduğu çok geniş coğrafyadaki on milyona yakın insanımızı korkutan son depreme değinmiş ve bu depremin bize bir deprem ülkesi olduğumuzu hatırlatması gerçeğini dile getirmiştim.
Yazımın son bölümünde bir de bir öneride bulunmuş ve oluşturulacak olan teknik heyetlerin binalarda gerekli incelemeleri yapmasını istemiştim. Gerçekten Allah korusun biz de daha büyük felaketlerle karşılaşmak istemiyorsak bunu yapmamız zorunludur. Biliyorum, bir insana en zor gelen şey gerçekle yüzleşmektir. Ancak bu bir zorunluluksa ve ondan kaçış bir fayda değil de, zarara yol açıyorsa yapmak zorundayız. Binalarımız sağlam diyerek kendimizi kandırmanın ne bir faydası ne de bir sonu yoktur.
Bu nedenle il genelinde bir bina tarama çalışması yapılmasında yarar vardır. Fazla sayıda ekip oluşturarak kısa bir sürede Siirt’teki bütün binaları taramak ve gerekli tahlilleri yapmak mümkündür. Yeter ki bizlerde o irade olsun ve yeter ki bunun gerekliliğine inanalım.
Özellikle kentin son yıllarında inşa edilen çok katlı binalar büyük bir tehlike altında. Hatta bunlardan bina denetim firmaları faaliyete başlamadan önce yapılanları daha da büyük tehlike altındaydılar. Çünkü o dönemlerde hiçbir denetim yapılmıyordu. Betoncusu da demircisi de işini daha önce nasıl görmüşse öyle yapıyordu. Bütün kararlar teknik hesaplamalarla değil de, göz kararı ile veriliyordu. Bundan dolayı gerçekten bu binaların tehlikeli olduğuna inanıyorum. Hatta daha önce de bir yazımda belirtmiştim. Mimar bir hemşerimizin akrabası bu şekilde yapılan binalardan bir daire almıştı ve onları kutlamaya gitmekten korktuğunu belirtmişti. Düşünebiliyor musunuz, ev ziyaretine bile gitmeye korkulurken o evlerde nasıl yaşanır?
Öncelik verilmesi gereken ikinci kısım binalar ise kamu binalarıdır. Bunların durumunu ve nasıl yapıldıkları konusunda hepimiz az-çok bir fikir sahibiyiz. Çok yüksek yüzdelere varan kırımlarla alınan bir binanın gerçek anlamda mevzuatın gerektirdiği bir şekilde yapılması neredeyse mümkün değildir. Var olanlarda istisna kabilindendir ve bu binalara öncelik verilmesini gerektiren bir başka nokta da bu binaların çok sayıda vatandaşın ziyaret etmesi veya buralarda görev yapmasıdır.
Bir an önce kolları sıvamalı ve bu konuda günümüz tekniğinin gerektirdiği her şeyi yapmalıyız. Çünkü insan hayatı her şeyden çok daha değerlidir.