Ayhan Mergen

ANIT AĞAÇLAR

Ayhan Mergen

Siirt, yaklaşık 12 bin 500 yıllık geçmişi olan kadim bir şehir.. Dünyada yerleşik hayata ilk geçilen yerlerden biri.

Bölge genelinde insanlar ilk olarak Siirt’te göçebeliği bırakmış ve avcı toplumundan tarım toplumuna geçmişler.

Dolaysıyla Siirt’te tarımsal faaliyetler günümüzden 12 bin yıl öncesine kadar uzanmaktadır denilebilir.

Bu köklü geçmiş ilimizde güçlü bir tarımsal altyapı oluşturdu.. Bu zengin tarımsal üretim 40-50 yıl öncesine kadar yoğun bir şekilde gerçekleşmekteydi.

Hatta Siirt, Van’dan Erzurum’a ve Ağrı’ya kadar çok geniş bir coğrafyanın, özellikle yaz mevsiminde bütün sebze ve meyve ihtiyacını rahat bir şekilde karşılamaktaydı.

Yaz mevsimi boyunca her gün domates, biber, patlıcan, kavun, karpuz ve üzüm yüklü onlarca kamyon halk arasında yukarı vilayetler olarak bilinen bu bölgeye doğru yola çıkıyordu.

Son yıllarda meydana gelen olaylar ve bunların getirdiği köyden kente yoğun göç, bu durumun büyük ölçüde mazide kalmasına neden oldu.. Bu güçlü üretimden geriye çok az örnekler kaldı.. Birçok yerde üretim yok denilecek kadar azaldı.

Kalanların bir bölümünü de anıt ağaçlar oluşturuyor.. Siirt il genelinde ve özellikle il merkezi ve Tillo ilçesi ile bunlara bağlı köylerde sayıları binleri aşan bir kaç asırlık ömürlere sahip ağaçlar bulunmaktadır.

Bu ağaçların da çok büyük bir bölümünü 500-600 yıllık bir ömürlere sahip olduğunu bildiğimiz bıttım ve fıstık ile menengiç ağaçları oluşturuyor.

Bunların tespit ve tescili gerekiyor.. Şimdiye kadar bu alanda ciddi bir çalışma yapıldığını duymadım.. Hafızam beni yanıltmıyorsa, yaklaşık on yıl kadar önce merkeze bağlı Ekmekçiler ya da Meydandere köyünde bir ağacın anıt ağaç olarak tescilinin yapıldığını duymuştum.. Bundan başka tescil edilen ağaç var mı? Bilemiyorum.

Bunların geniş ve detaylı bir tarama çalışması  ile tek tek tespit edilmesi, bakımları ve tescilleri yapılarak plaketlerinin konulması gerekiyor.

Aksi halde hepsinin akıbeti yaşları 50 ve üstü olan hemşerilerimizin çok iyi hatırlayacakları gibi, Şeyh Ebul Vefa Türbesinin yanında bulunan ve boşalan gövdesine üç dört kişinin sığabildiği bıttım ağacı gibi olacaktır.

Yazarın Diğer Yazıları