Bir türlü istenilen ve arzu edilen kalkınma hamlesini gerçekleştiremeyen illerden biri olan Siirt’in kalkınması için bir yerleri yeniden keşfetmeye gerek yok.. İki alanda var olan potansiyellerimize ilişkin verileri göz önünde bulundurduğumuz yol haritamız kendiliğinden çizilmiş oluyor.
Bu potansiyeller tarım ve hayvancılık ile turizm alanındadırlar.. Potansiyeli değerlendirebilme konusunda altyapı açısından epey eksiğimiz bulunan turizm sektörünü bir başka yazıda ele almak üzere bir kenara bırakalım ve tarım ve hayvancılık alanında verilere bakalım.
% 262 artışla geleneksel kovan sayısında 1. kovan ve bal üretiminde 7. sıradayız.
% 110 artışla fıstık üretiminde 3.sıradayız.
% 64 artışla mercimekte 6. sıradayız.
% 21 artışla Keçide 4. küçükbaş hayvan sayısında 12. sıradayız.
% 41 artışla nar üretiminde 12. sıradayız.
Rakamlarda gösteriyor ki Siirt alternatifi olmayan önemli bir tarım ve hayvancılık kentidir.
Siirt’te 25 bin üzerinde aile ve 150 bini aşkın nüfus geçimini tarımdan sağlamaktadır.. Tarımsal ürünlerin Siirt’e katkısı yıllık 4 milyar TL’nin üzerindedir.
Verileri bu olan bir ilde başka sektörlerden kurtarıcı aramak beyhude bir iş olur.. Öncelikle bu sektöre ağırlık vermek ve kalkınma hamlesini bu sektör üzerinden gerçekleştirmek gerekiyor.. Zaten bu sektörde belirli bir aşamaya geldikten sonra kalkınmada öncelikle birkaç sektörden biri olan sanayileşmeye doğruda bir evrimle olur.
Önce tarımsal sanayi ve ardından tarımsal ürünleri işleyen ileri teknolojiler ortaya çıkar ve daha sonra tüm sanayi kollarını olmasa bile, o ile uygun olan sanayi kollarını kapsar hale gelir.. Bu nedenle bizim il olarak yapacağımız tek şey; tarımsal ürünlerimizin üretimini arttırmaktır.
Bugün birçok ürünümüzün rekolteleri bırakın başka illere ve ülkelere satmayı şehrimize bile yetmiyor. Bundan dolayı rekolte artırımı şarttır.. Bununla beraber tanıtımlarını yaparak onlara yeni pazarlar bulmaktır.. Bunu sağladığımız gün Siirt’in kalkınmasının önünde hiçbir engel kalmayacaktır.