Aile yapımız çatırdıyor, büyüğe saygıyı küçüğe sevgiyi, genel olarak hoşgörü ve sabrı öngören kültürümüz hızlı bir şekilde kayboluyor ve bu konudaki gözlemleri istatistiki rakamlar da doğruluyor.
TÜİK’in 2020 yılına ait evlenme ve boşanma istatistikleri aslında bizlere çok şey anlatıyor ve gittikçe büyüyen tehlikeye dikkat çekiyor.. Dilerseniz bu verileri tek-tek açıklayalım.. Önce evlenen çiftlerin sayısını açıklayalım.
Siirt’te 2020 yılında evlenen çiftlerin sayısı bir önceki yıla göre yüzde 12,7 azalarak bin 821 oldu.. Türkiye genelinde ise evlenen çiftlerin sayısı 2020 yılında, bir önceki yıla göre yüzde 10,1 azalarak 487 bin 270 oldu.. Burada dikkat çeken nokta Siirt’in evlenen çift sayısı bakımından ülke ortalamasının altında kalması.. Siirtli gençler, birçok nedenden dolayı evlilik müessesine eskisi kadar önem vermiyor ya da o mutluluğu tadamıyor.
Boşanma oranlarına gelince.. Burada durum daha belirgin bir şekilde kötüye gittiğimizi gösteriyor.. Ülke genelinde boşanan çift sayısı azalırken ilimizde maalesef artmış durumda.. Rakamlar şöyle; Siirt’te boşanan çiftlerin sayısı 2020 yılında bir önceki yıla göre 9,2 artarak 119 oldu.. Türkiye genelinde ise boşanan çiftlerin sayısı 2020 yılında, bir önceki yıla göre 13,8 azalarak 135. 022 oldu.. En az boşanmanın gerçekleştiği iller ise yine bizim bölgemizden; Hakkâri, Muş ve Şırnak.
Bu rakamlar eskisi kadar sabırlı ve hoşgörülü olmadığımızı gösteriyor.. Artık insanımız en ufak bir anlaşmazlığı büyüterek önce kavgaya ve en sonunda da boşanmaya kadar götürüyor.
Boşanmalarla ilgili ilginç bir bilgide boşanma sürelerine ilişkin.. Gerçekleşen boşanmaların %51’i evliliğin ilk beş yılında olmuş.. Yani eşler birbirlerine en fazla beş yıl tahammül edebilmişler.
Daha öncede hep belirtiyordum, ülkemizin batı bölgeleri ile aramızda iki konuda fark var.. Bunlardan ilki, sağlıkta erişim dahil eğlence istenilen marka ürünlere ulaşma, kısacası daha iyi maddi bir hayat yaşamaya ilişkindi.. Burada biz batı bölgelerine göre daha dezavantajlı durumdaydık.
İkincisi manevi hayat olarak adlandırabileceğimiz, gelenek göreneklerine bağlı olma komşuluk ilişkileri, dayanışma, sevgi ve saygı gibi toplumsal değerlerdi. Bu konularda biz batı bölgelerine göre daha avantajlı durumdaydık.
Günümüzde bu farklar biri lehimizde diğeri de aleyhimizde olmak üzere hızlı bir şekilde değişiyor.