Yakın bir zamanda Türkiye İstatistik Kurumunun ülke ve il geneline ilişkin olarak verdiği rakamları baz alarak aile yapımızın çatırdamaya başladığını belirtmiştim.. Gerçekten de çatırdıyor ve bunu fark etmemek için sağır sultan rolünü oynamak gerekiyor.
Siirt il genelinde yaklaşık 8500 kişinin yalnız başına yaşadığının tahmin ediliyor olması bile bunun en bariz göstergesi değil mi?
Yine TÜİK’in verileri bize ülke genelinde boşanma vakalarının azalıyor olmasına karşın ilimizde arttığını gösteriyor.. Tam zıt yönde evliliklerde sürekli bir azalma eğilimi gösteriyor.
Üniversitemizin sosyolog öğretim üyeleri için sanırım bakir bir alan.. Siirt gibi küçük ve muhafazakâr bir toplumda evlilikler azalıyor, boşanmalar artıyor.
40-50 yıl öncesinde evliliklerin önündeki en büyük engel başlık parası ve istenilen yüklü miktardaki altınlardı.. Günümüzde bunlar büyük ölçüde engel olmaktan çıkmış durumda.. Daha doğrusu bunların yerini başka istekler almaya başladı.
Ancak bana göre evliliklerin azalmasında ve boşanmaların artmasındaki temel neden maddi değil, manevidir.. Yani karşımızda psikolojik bir olay var.. İster kız olsun, ister erkek olsun insanlarda tahammül kalmadı.. Herkes kendince özgürlüğü seçiyor, başkasının nazına, külfetine tahammül edemiyor.. Özenti ve başkalarının imkânlarına kavuşma hırsıda bunda büyük bir rol oynuyor.
Sosyal güvenlik şemsiyesinin genişlemesi ile birlikte artık maddi nedenlerden evlenme yani kimsesiz olduğu için sığınılacak bir çatı olarak evliliği gören kalmadı.. Bu durum yakın bir zamana kadar dul veya kimsesiz bayanlar için çok geçerli bir husustu.. Çünkü hemen herkesin bir şekilde geçimini sağlayabileceği bir geliri var.
Özetle, nüfusumuz yaşlanıyor ve aile yapımız da hızla kayboluyor.