Bu arada bir noktaya vurgu yapmak gerekiyor. O dönemlerde evlerde etli pirinç pilavı, tabiri caizse bayramdan bayrama pişirilen bir yemekti.
Bütün bunlar yapıldıktan sonra, arife günü ikindi namazının ardından hazırlanan kısmeler, yoksul olan komşulara dağıtılırken, diğerleri mezarlığa götürülürdü.
Ölen yakınların başında dualar okunurken, oraya gelerek dua eden yoksullara dağıtılırdı. Burada mezarlık ziyareti sırasında mutlaka yapılan bir davranıştan söz etmek gerekiyor.
Yakınlarının mezarları başında dua okuyan kişileri görenler, tanısın tanımasın durup bir Fatiha Suresi okurlardı.
Durumları uygun olanların arife gününü niyetli olarak geçirdiklerine vurgu yapalım.
Bayram sabahı erkenden kalkılır, evin hanımları bayram yemeğini pişirmeye koyulurken, erkekler namaz kılma çağına gelmiş erkek çocukları ile birlikte caminin yolunu tutarlardı.
Bayram namazı eda edilip, hutbe dinlendikten sonra mezarlığa geçilir. Arife günü yapılan mezarlık ziyaretlerinden farklı olarak yalnız erkekler giderlerdi.
Bayramlaşma hutbenin biriminden itibaren başlar ve yol boyu dahil, mezarlık ziyareti boyunca devam ederdi.
Erkekler mezarlıktan döndüklerinde bayram yemeği hazır olurdu. Sofraya oturulmadan önce, pişirilen yemeklerden mahalledeki yoksul ailelerden birine bir pay gönderilirdi. Bayram yemeği olarak adlandırılan bu yemeği götüren çocuklar dönmedikçe sofraya oturulmazdı.
Yemeğin ardından yeni alınan elbiseler giyilir ve büyüklerin elleri öpülerek aile içi bayramlaşma başlardı. Burada dede varsa dede, yoksa baba, çocuklara ve hatta bazı ailelerde eş ve gelinlere bayramlık harçlık verilirdi.
Bu işlemler tamamlandıktan sonra misafirliğe gitme veya misafir ağırlama faslına geçilirdi. Bayramlaşmaya gidilen her evin çocuklarına da harçlık verilirdi.
Bu arada evin çocukları gelecek misafirlerin vereceği bayram harçlığını toplamak üzere aralarından birini nöbetçi bıraktıktan sonra, bayram alanına giderlerdi.
Burada çeşitli salıncakların yanı sıra, çocuklara para karşılığında tur attıran fayton ve at arabaları vardı. Tabii ki çok sayıda seyyar satıcı da burada gün boyu satış yapıyorlardı.
Gelen misafirlere şeker ve Türk kahvesi ikram edilirdi. Son yıllarda buna baklava ve diğer tatlı çeşitleri de eklendi.
Bayram denildiğinde bir yakınını kaybetmiş ailelerle, nişanlı oğlu ile yeni evli kızları olan ailelerin bayramlaşmalarından söz etmemek olmaz. Onu da bir başka yazıda ele alırız.