Ayhan Mergen

AH ILISU VAH ILISU.. ILISU'NUN KİRLİLİĞİ

Ayhan Mergen

Yaklaşık 70 yıllık bir öyküsü olan Ilısu Baraj ve Hidroelektrik Santrali nihayet tamamlanırken, su toplanmasına ve ilk üniteden enerji üretimine başlandı. Baraj gölünde hızlı bir şekilde su toplanıyor ve su seviyesi günlük olarak fark edilebilecek bir hızla yükseliyor. Gölün suyu artık neredeyse sesini işitebileceğimiz kadar yakın bize.

Ancak bu 70 yıllık öyküde biz hep sağır sultan gibi sağır ve Köroğlu’nun babası gibi kör rolünü oynadığımız için hiçbir hazırlık yapmadık. Olmayacak zannettik ama oldu. Olması ile beraber daha önce çoğunu çok kolay bir şekilde çözebileceğimiz sorunlarda arzı endam etmeye başladı. İnşallah yanılırım ama bu sorunlar daha uzun yıllar bizim ana gündem maddelerimizden birini oluşturacak.

İlk etapta ulaşım sorunu ortaya çıktı. Baraj gölünde su tutulmaya başlanması ile birlikte birçok köyün il merkezi ile ulaşımı kesildi. Şimdilerde bunu tartışıyoruz. Bununla birlikte su üzerinden yapılacak ulaşım için iskelelerin kurulması konusu da bir diğer tartışma konusunu oluşturuyor. Bunlar yıllar içerisinde çözülmesi gereken konulardı.

Bugün en az bunlar kadar önemli bir başka konuya değineceğim. Baraj Gölünün kirliliği.. Bitlis ilinden başlayarak Ilısu’ya kadar Bitlis Deresi ve Botan Çayının diğer kolları üzerinde kurulu bulunan irili ufaklı birçok yerleşim birimi bulunmaktadır. Buralardaki kanalizasyon suları hemen yakınlarındaki dere ve çaylara akmaktadır. Baykan ilçemiz dahil istisnasız bunların hiç birinin arıtma tesisi bulunmamaktadır. Hiçbir ilçemizin atık su arıtma tesisi bulunmuyor. Bu kanalizasyon suları baraj gölünün önemli ölçüde kirlenmesine yol açacaktır. Bilindiği üzere akan sularda kirler daha az etkili oluyor. Kirlenme durgun sularda daha çok belli ediyor kendisini.

Sıcak yaz günlerinde doğal olarak Siirtliler baraj gölünün sularında serinleme ihtiyacı duyacak ve su sporları yapacaklardır. Olası hastalıkları önleyebilmek için şimdiden önlem almamız gerekinken akarsuların güzergâhları boyunca kıyıya çok yakın yerde kurulmuş bulunan yerleşim birimleri mercek altına alınmalı. Büyük olan yerleşim birimlerinin atık su arıtma tesisi kurmaları ve burada arıtılan suyun akarsulara bırakılması sağlanmalıdır. Köy ve mezralar içinde atıkların derelere akıttırılmaması için gerekli önlemler alınmalıdır. İnsanlarımızın sağlığını korumamız adına bu çalışmalara bir an önce başlanması zorunluluktur.

Aksi takdirde korkarım bir zaman sonra “Ah Ilısu, Vah Ilusu” diye hayıflanıyor olabileceğimizden korkuyorum.

Yazarın Diğer Yazıları