Siirt, tarihi boyunca elde ettiği kazanımları adeta tırnakları ile kazıyarak kazanmıştır. Çoğu kazanımlarını çok uzun bir zaman diliminde sürüncemede kaldıktan ve kendisine emsal teşkil eden illerden çok sonra elde etmiştir. Bazen de harcadığı onca çabaya rağmen arzuladığı şeyleri de elde edememiştir. Buna 1945’li yıllardan beri devam eden gelen demiryoluna kavuşma isteği güzel bir örnek oluşturuyor.
Buna sanırım istisna teşkil edecek nadir örneklerden biri tıp fakültesidir. Çoğumuzun hayal olarak gördüğü tıp fakültesi konusunda yapılan girişimler biraz da zamanın getirdiği avantajlar kullanılarak bir anda alevlendi ve tabiri caizse göz açıp kapayıncaya kadar fakültenin kurulumu kesinleşti. Hatırlanacak olursa tıp fakültesinin kuruluşu seçim öncesi kesinlik kazanmıştı.
Kısa bir sürede kurulması kesinleşen ve yine o süratle aynı zamanda çok isabetli bir seçilmede dekanlığa Prof.Dr.Vefik Arıca atanınca hepimizin çok sevindik, hızlı başladık hızlı gideriz diye. Ancak o aşamadan sonra malum şansızlığımız “durun bu hızla nereye gidiyorsunuz? diye yakamıza yapıştı. İşler birçok nedenden dolayı ağır işlemeye başladı.
Bu nedenlerin başında devlet hastanelerinin tıp fakülteleri ile birlikte ortak kullanımını öngören afiliasyon yönetmeliği oluşturuyordu. Şu anda yürürlükteki mevzuata göre bir tıp fakültesinin kendisine ait eğitim araştırma ve uygulama hastanesine sahip olabilmesi için bulunduğu ilin nüfusunun en 700 bin olması gerekiyor. Bu nedenle mevcut devlet hastanemizin bu amaçla kullanımı zorunludur. İki yıla yakın bir süre bu afiliasyon yönetmeliğinin çıkmasını bekledik.
İlgili taraflar Sağlık Bakanlığı ve YÖK’ün uzlaşması sonucu bu yönetmelik 9 Mart günü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yönetmelik gereği Rektörlük ve Sağlık Müdürlüğü arasında imzalanacak bir protokolle hastanın ortak kullanımına başlanacaktı. Ancak şansızlığımız burada da yakamıza yapıştı. Yönetmelik yürürlüğe girdi ama hemen ardından da coronavirüs salgını patlak verdi.
Diğer bütün çalışmalar gibi bu çalışmada rölantiye alınmış durumda. Ancak bu konu önemli ve bir anlamda dolaylı olarak da coronavirüs ve benzeri salgın hastalıklarla da ilgilidir. Bu salgınla mücadelede çok iyiyiz. Allah korusun ama yarın daha kötü bir başka salgınla karşı karşıya kalıp kalmayacağımızın hiçbir garantisi yoktur.
Bu nedenle afiliasyon çalışmalarına hemen hız verilmeli. Belki ilk başlarda doğal olarak sınırlı kalacak olmasına rağmen, Siirt bir an önce tıp fakültesinin sunacağı tedavi hizmetlerine de kavuşmalıdır.