Toplumun bilgilendirilmesini sağlayan, sorunları dile getirerek çözüme kavuşmasını sağlayan gazetecilerin bir günleri daha kutlandı.. Bütün gün ve haftalarda olduğu gibi herkes bugüne odaklandı.. Yalnız Siirt’te yüzlerce kişi yayınladıkları mesajlarla veya bizzat gelerek basın mensuplarının günlerini kutladılar.. Vali Osman Hacıbektaşoğlu’da bir jest yaparak kahvaltıda basın mensuplarını ağırladı.
Gerek sayın valimize, gerekse bizzat gelerek ya da mesaj yayınlayarak günümüzü kutlayan herkese sonsuz teşekkürler.
Gazetecilik, gerçek anlamda yapıldığı takdirde çok zor ve sorumluluk isteyen bir meslek.. Gazeteci yerine göre bir güzelliği kalemine veya objektifine yansıtırken, bir sanatkar olabilmeli, yerine göre de bir gerçeğe ulaşabilmek için de bir dedektif ilmek -ilmek dokuyabilmeli.. Gerçeğe ulaştığında o gerçeği çok özel istisnai durumlar haricinde yansıtmaktan geri durmamalıdır.
Çeşitli nedenlere mağdur edilmiş insanların dramlarını yansıtırken de bir baba, bir ana gibi empati yapabilmelidir.. Toplumun her kesimi ile yakın bir ilişki içerisinde olmalıdır.. Hiçbir zaman kendisini toplumdan üstün görme gafletine düşmemeli ve kendisini toplumdan da soyutlamamalıdır.
Bu kapsamda toplumun kültürüne örf ve adetlerine saygı duymalı ve bu konularda eleştirilecek konular varsa da bunları eleştirirken hassas davranmalıdır.
Kısacası gazetecilik topluma tutulmuş bir ayna olmalıdır.. Toplumu oluşturan bütün bireyler kendilerini cisimleri oranında bu aynada görebilmeli, sevinçleri ve tasaları bu aynaya yansımalıdır.
Bütün basın mensuplarının günlerini kutlarken, bir de bir dileğimizi de aktarmak istiyorum.. O da basının ve özellikle yerel basının içinde bulunduğu maddi çıkmazdır.. Bugün gerek yazılı gerekse görsel yerel basın çok büyük zorluklar içerisinde varla yok olma mücadelesini veriyor.
Korkarım böyle giderse ve bir önlem alınmazsa çok yakın bir zamanda bu mücadeleden mağlup çıkan kesim gazeteciler olacaktır.. En kısa bir zamanda sorunlarımızın çözüldüğü günlere kavuşmak dileğiyle…