14 Mayıs 2023 tarihinde gerçekleşen 28. Dönem milletvekili seçimi ve Cumhurbaşkanlığı seçimi ile 28 Mayıs 2023’te gerçekleşen ikinci tur cumhurbaşkanlığı seçiminde devletin bütün gücünü arkasına alan Cumhur ittifakı seçimleri yüzde 52 oyla götürebilmiş ve yeniden iktidar olmuşken, aldıkları yüzde 48 oylara sahiplenmek yerine Millet ittifakının birbirine düşmelerini hayret ve ibretle izliyoruz.
Türkiye’de, sözde bir seçim yapılmış, istifa etmeyen bir Cumhurbaşkanı ve bakanlarla seçimlere gidilmiş, devletin bütün imkânları TRT başta olmak üzere televizyon kanallarının yüzde 95’i ve sosyal medya en etkili şekilde kullanılarak bir seçim gerçekleştirlmiştir.
Bütün olumsuzluklara rağmen, MİLLET İTTİFAKI yine de yüzde 48 oranında oy alabilmişse, bunu, tek adam rejiminden gına getiren seçmenler sayesinde elde ettiğini unutmasın. Bütün baskılara rağmen, seçmenlerin yüzde 48’i değişimden ve parlamenter sistemden yana oy kullanmışlardır.
Peki, Millet ittifakının bileşenleri ne yapıyorlar. Hala, kaç sığınmacının oy kullandığı bile bilinmezken, 5 milyona yakın seçmen artışın kaynağının ne olduğu sorusu cevaplanmazken, seçimleri gerekirse yargıya taşıyacağına, özellikle CHP’liler genel başkanlık için birbirine düşmüş bulunuyorlar. Diğer ortaklar ise havadan kazandıkları milletvekillikleriyle Türkiye Büyük Millet Meclisinde gruplar oluşturmanın derdine düşmüşler.
Yahu, bu milletin yüzde 48’i büyük umutlarla, sorunlarına sahip çıkasınız diye MİLLET İTTİFAKINA oy verdi. Siz, milletin sorunlarıyla uğraşacağınıza, yaşanan yoksulluğu, açlığı, hukuksuzlukları dillendireceğinize birbirinize düştünüz.
Unutmayın, size umut bağlayarak yüzde 48 oranında oy veren seçmen vatandaşların vebali sizlerin boynunuzdadır.
Şairin dediği gibi:
MEMLEKET BİTTİ, YİNE BİTMEDİ HÂLÂ SEN, BEN,
BİZE BU HÂL İLE BİZDEN BÜYÜK OLMAZ DÜŞMEN;
BABALAR GÜNÜ DOLAYISIYLA
2023 yılı 3. Pazar günü olan 18 Haziran tarihi
BABALAR GÜNÜ
olarak kutlanacak. Bilindiği gibi Haziran ayının üçüncü Pazar günleri,
BABALARA
ADANMIŞTIR.
Her Haziran ayının 3. Pazar günü, Babalar Günü olarak kutlanır. Babalar Gününün ilk kez 19 Haziran 1910'da Washington'ın Spokane kentinde kutlandığı, o tarihten sonra da ABD'nin diğer eyaletlerine yayıldığı bilinmektedir. Babalar Gününün Resmi başlangıcını ise 1924 yılında, ABD Başkanı Calvin Coolidge yaptı ve bu girişimi desteklediğini halkına açıkladı. 1966 yılına gelindiğinde, o dönemin başkanı Lyndon Johnson, her yıl Haziran ayının üçüncü Pazar gününün Babalar Günü olarak kutlanacağını açıklayan bir bildirge yayınladı Ülkemizde 1980'li yılların sonlarına doğru kabul gören Babalar Günü, bu yıl da Haziran ayının üçüncü Pazar'ına denk gelen 18 Haziran 2023 günü kutlanacak.
Bu gibi kutlamaların, aslında tüketim ekonomisinin çarklarını döndürmek için uygulandıkları bilinen bir gerçektir. Nitekim Şehrimizde de Babalar Günü dolayısıyla mağazaların vitrinlerinin süslendiği ve bu güne özel sözde indirimler yapıldığı gibi etkinliklerle karşı karşıyayız.
Şunu belirteyim ki ben kendim, küçük yaşta yetim kaldığım için babamı hatırlamam. Babam
Hüsnü ARITÜRK RAHMET-İ RAHMAN’A
kavuştuğu zaman 18 aylık bir bebektim. Yani, öz
Babama (BABA)
diyebilmek gibi bir lüksüm, şansım ve sevincim olmadı. Bir başka deyişle
BABA
ELİ ÖPEMEYEN ÇOCUKLARDANIM!
Babamı, 18 aylık bir bebekken yitirmiş olmama karşılık,
(BABA)
diye hitap ettiğim iki nur yüzlü sima vardı. Bunlardan biri Rahmetli Babamın Babası (Dedem)
Hacı SALİH ÇETO’dur. (ARITÜRK)
Diğeri ise Rahmetli Annemin Babası (Dedem)
BABA HAYDER’DİR. (HAYDAR KILIÇÇIOĞLU)
Bu iki dedeme sadece ben değil, hatta aileleri olarak sadece bizler değil, bütün mahalleliler
(BABA)
derlerdi. Çünkü onların babalıkları tüm tanıdıklarına şamildi. Akrabalarına, mahallelilere hatta tüm hemşerilerine kol kanat geren, sofraları herkese açık, gönül ehli gerçek babalardı. Onlara herkes
(BABA)
diyerek hitap ettiği için olacak dedelerimiz olmalarına rağmen ben ve kardeşlerim de onlara hep
(BABA)
diye hitap ederdik.
Babamın Babasını
(HACI SALİH ÇETO)
hayal meyal hatırlıyorum. Vefat ettiğinde 5-6 yaşlarındaydım. Annemin Babasını ise çok net şekilde anımsamaktayım. Vefat ettiğinde 15 yaşlarında bir gençtim.
Evet, öz babama
(BABA)
diyebilmek elini öpmek şansını bulamadım amma, ikisi de çok değerli, çok muhterem
NUR YÜZLÜ DEDELERİMİ (BABA) bildim, onlara (BABA) dedim.
Annesiz, Babasız büyümek, gerçekten çok acı vericidir. Bilindiği gibi Babası ölmüş çocuklara
(YETİM),
annesi ölmüş çocuklara ise
(ÖKSÜZ)
denilir. Hem yetim, hem öksüz olmak ise acı üstüne acıdır. Bu bakımdan, Babalar Günü, Anneler Günü kutlanırken içim hep burkulur. Ellerini öpecekleri anneleri, babaları olmayan çocuklar aklıma gelir. Neyse ki, benim yine de ellerini öpeceğim bir annem vardı. Bu açıdan hem yetim, hem öksüz olanlara göre şanslıydım.
İnanır mısınız, babasız büyümenin acısını yaşamış, baba eli öpmeye hasret kalmış biri olarak, özellikle terör olaylarında şehit olanların arkalarında bıraktıkları çocuklarının durumuna herkesten çok üzüldüğümü fark ediyorum. Onlara ne verirseniz, veriniz babasızlığın yüklediği ağır yükü hafifletmiş olamazsınız. Bunun için babaları hayatta olan çocuklara diyorum ki,
BABALARINIZIN KIYMETİNİ YETİM BÜYÜMÜŞ ÇOCUKLARA SORUNUZ! Tabii, ANNELERİN KIYMETİNİ DE ÖKSÜZ ÇOCUKLARA SORMAK LÂZIM!
Bu düşünceler içinde Babalar Gününü kutlarken yine de her üç BABAMIN DA (BABA bildiğim iki DEDEM ve elini öpmem nasip olmayan öz babam) AZİZ RUHLARINI FATİHALARLA TAZİZ EDİYOR, cümle babaların babalar gününü tebrik ediyor, babasız olmanın acısını yaşayan biri olarak, bütün çocuklara da hayatta olan babalarının kıymetlerini bilmelerini özellikle anımsatıyorum.
TAŞLAMA
MİLLET İTTİFAKININ
BİLEŞENLERİ NERDE
MİLLETİ UNUTTULAR,
HERKES KENDİ DERDİNDE
CHP’DE BİR YARIŞ
GENEL BAŞKANLIK İÇİN
YEREL SEÇİMLER VARKEN
BU İÇ DİDİŞME NİÇİN
BENCE KILIÇDAROĞLU
GAYET BAŞARILIDIR
BARDAĞA BİR DE DOLU
YANDAN BAKILMALIDIR
BARDAĞA BOŞ YANINDAN
DEĞİL DOLU YANINDAN
BAKMAK GEREKLİ DOSTUM
DOĞRUSU VAR MI BUNDAN
YÜZDE ELLİİKİSİ
DOLU OLAN BARDAĞIN
YÜZDE KIRKSEKİZİ BOŞ
ZAFER NERESİ BUNUN
DEVLET KURUMLARININ
TÜMÜNÜN DESTEĞİYLE
BİR SEÇİM YAPILMIŞTIR
GERÇEK OLAN BU İŞTE
EY MİLLET İTTİFAKI
DİDİŞMEYİ BİR BIRAK
MİLLETİN UMUDUNU
YERLE YEKSAN ETTİN BAK
EKREM İMAMOĞLU’NA
(EDEP YAHU) DEMELİ
ABDULLATİF ŞENER’E
(UTANMAZ) DENİLMELİ