(DİNDAR)
ve
(DİNCİ)
kavramları hep karıştırılır. Oysa dindar başka, dinci başkadır. Dindar, dinle ilgili işleri
ALLAH RIZASI
İÇİN YAPANDIR.
Gösterişe, riyakârlığa yer vermez. İbadetini de gizli yapar, sadakasını da gizli verir. Sağ elinin verdiğini sol eli görmez. Bir büyük din adamının deyimiyle::
ALLAH NAMINA VERİR,
ALLAH NAMINA ALIR,
ALLAH NAMINA BAŞLAR,
ALLAH NAMINA İŞLER.
Bütün işlerinde sadece ve sadece
YÜCE ALLAH’IN
rahmet ve merhametini gözetler.
Dinci ise, dini konuları din adına istismar edendir. Toplumu, Allah adıyla kandırmaya çalışandır. Verirse, gösteriş için verir. Allah için yaptığı hiçbir iş yoktur.
“Beni dindar bilsinler, bana kıymet versinler”
düşüncesindedir.
Eğer dinci siyaset için gösteriş yapıyorsa, vatandaşlardan istediği
OY’LARIDIR.
Yaptığı ve güzel gibi görünen bütün işlerinden Allah’ın indinde nasibi yoktur. Bulunduğu toplumu dini alet ederek kandırmakla
Yüce Allah’ın
gazabının hedefi olur.
Dindar insan hoşgörülüdür, affedicidir. Dinci ise kindardır, cezalandırıcıdır. Rakiplerini bir kaşık suda boğmaktan tereddüt etmez.
Dinler tarihi incelendiğinde görülecektir ki, ilahi dinleri özlerinden saptıranlar, hep sözde din adamları olmuştur. Yahudiliği, Hıristiyanlığı ve Müslümanlığı dahi rayından çıkaranlar, dindar maskeli sözde din adamlarıdır.
Öyle düşünün, lalettayin biri dini konuda bir görüş öne sürse, kimse itibar eder mi. Elbette, etmez! Ama unvanı allame(!), müftü, vaiz, imam olan biri söylerse o sözler değer kazanır. İşte, gerçekte dinin özünden bîhaber olan, ancak kendilerini allame vehmeden veya dini şahsi menfaatlerine alet etmek isteyen birileri dini konularda bir görüş ileri sürecek olurlarsa, araştırmaya gerek kalmadan kabul görürler. Bu gibi kimseler, dini, çıkarları için kullanmak zilletine düşerlerse, helâli, haram; haramı, helâl yapmaktan çekinmezler! Yeri gelir, faizi bile, helal yaparlar!
Bu gibi dincilerin en büyük düşmanları hep gerçek bilim adamları olur. Geçmiş yıllarda (Dünya düzdür) diyenlerle, ya da (dünya öküzün boynuzları üzerindedir) diyenler hep sözde din adamları olmuştur. Bu görüşlerine karşı çıkan ilim adamlarını en ağır şekilde cezalandırmaktan da geri kalmamışlardır.
Muhyidin-i Arabi’yi, Hallaçı Mansur’u tekfir ettirenler, Hanefi Mezhebinin Kurucusu Numan Bin Sabit-i zehirleyenler de yine bu sahte dincilerdir!
Osmanlılar döneminde, Padişahların istekleri doğrultusunda fetva veren Şeyhülislamların yol açtıkları facialar sayılamayacak kadar çoktur.
Orta Çağda, Hıristiyan dünyasında
ENGİZİSYON MAHKEMELERİ VARDI.
Katolik kilisesine bağlı olanlardan dine karşı gelenleri cezalandırmak için kurulan bu mahkemeler, nice gerçek bilim adamlarının yakılarak, idam edilerek, ya da boyunları vurdurularak cezalandırmalarının kararlarını vermişlerdir.
Maalesef, Osmanlılar döneminde de Şeyhülislam makamı, bir nevi engizisyon mahkemesi görevi ifa etmiştir. Padişahların istekleri doğrultusunda, zaman-zaman beşikteki bebeklerin bile öldürülmelerine karar verecek kadar gaflet içinde olmuşlardır.
Hıristiyan dünyası uyandı ama bizim Müslümanlar hala sahte dincilerin peşinde koşuşturuyorlar. Türkiye’nin son yıllarına bakın. Ali Kalkancı’lar, Müslim Gündüz’ler, Adnan Hocalar, FETÖCÜLER ve diğerleri hep Müslümanları kandırmadılar mı! Hala da Müslümanları kandıran, İslam dininin özünde olmayan tarikatlar, cemaatler yok mu! Adına, Diyanet İşleri Başkanlığı denilen kurumun icraatlarına bakıyoruz da, zaman-zaman din adına ahkâm kesen bu kurumun verdiği sözde fetvalara hayret ediyoruz.
Evet, bu tarihi bir gerçektir. Bütün dinler, en büyük zararı hep
DİNCİ GEÇİNEN
ehliyetsiz, liyakatsiz, dünyevi hırslarını, tatmin etmek için din adına kılıflar uyduranlardan çekmiştir.
İşte, Dindar ve Dinci arasındaki farkın kısa açıklaması budur. Yüce ALLAH bizleri KİNCİ DİNCİLERDEN KORUSUN, gerçek DİNDAR kullarından eylesin. Amin!
TAŞLAMA
DİNDAR VARDIR, DİNCİ VAR,
BULAR AYRI KAVRAMLAR
İLKİ ALLAH İÇİNDİR,
ÖTEKİSİ İSTİSMAR
DİNDAR, DİNCİ YÜZÜNDEN
ZARAR GÖRÜR İNANIN
DİN TÜCCARI DİNCİYE
KAPILMAYIN, UYANIN
GÜNAHIN EN BÜYÜĞÜ
DİNİ İSTİSMAR ETMEK
DİNİN ŞEN’İ GÖRDÜĞÜ
RİYA DENEN BUDUR BAK
DİNCİ, KİNDAR OLUR DA
DİNDAR, KİNDARLIK ETMEZ
RAHMAN VE RAHİM ALLAH
KİNDAR OLANI SEVMEZ
NE KİNDAR, DİNDAR OLUR,
NE DİNDAR DAHİ KİNDARBİR
BİRLERİNDEN FERSAH
FERSAH UZAKTIR BUNLAR
MÜTEVAZİ VE ALÇAK
GÖNÜLLÜDÜR MÜSLÜMAN
KARDEŞ OLUR ŞEYTANA,
KİBRE DÜŞTÜĞÜ ZAMAN
ENANİYET DENİLEN
BİL Kİ NEFSİN HİLESİ
ALLAH İÇİN SAF DIŞI
BIRAKMAK GEREK NEFSİ
(KİNDAR DİNDAR) EYLEME
AFFEDİCİ KIL BİZİ
GÜZEL RABBİM BİZ SANA
ARZETTİK HALİMİZİ
ALLAH AFFEDİCİDİR
AFFEDENLERİ SEVER
YÜZ DEFA BOZSAN YİNE
TÖVBENİ KABUL EDER