3-5 maaş aldıkları ve aylıklarının toplamı 250 bin TL’yi bulan birilerinin varlıklarından söz ediliyor. Vakıf, hazine, belediye arazilerine, işletmelerine, tesislerine çökenler olduğu, bu yoldan voleyi vurdukları söylenenler var. Devletin kurum ve kuruluşlarına emtiaları, deterjanları, malzemeleri ve aklınıza gelebilecek her kalemi 10 katı fiyatına satanlar olduğundan bahsediliyor.
Bankaların, vakıfların, benzeri kurum ve kuruluşların mütevelli heyetlerine o işlerle hiçbir ilgileri, bilgileri olmadığı halde atanarak yüksek oranda HAKKI HUZUR(!) verilenler bulunduğu iddiaları oldukça yaygın.
Biz, bütün bunlara inanmıyoruz ama, gerçekten böyleleri varsa, kendilerine
Merhum Tevfik
Fikret’in (HAN-I YAĞMA!)
adını verdiği meşhur şiiriyle seslenerek
(YİYİN EFENDİLER YİYİN)
diyoruz. Sözü fazla uzatmadan gelin bu güzel şiiri birlikte okuyalım, okuyalım da gerekli dersi alalım:
Bu sofracık, efendiler - ki iltikaama muntazır
Huzurunuzda titriyor - bu milletin hayatıdır;
Bu milletin ki mustarip, bu milletin ki muhtazır!
Fakat sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Efendiler pek açsınız, bu çehrenizde bellidir
Yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı kim bilir?
Bu nadi-i niam, bakın kudumunuzla müftehir!
Bu hakkıdır gazanızın, evet, o hak da elde bir...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Bütün bu nazlı beylerin ne varsa ortalıkta say
Haseb, neseb, şeref, oyun, düğün, konak, saray,
Bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay;
Bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Büyüklüğün biraz ağır da olsa hazmı yok zarar
Gurur-ı ihtişamı var, sürur-ı intikaamı var.
Bu sofra iltifatınızdan işte ab u tab umar.
Sizin bu baş, beyin, ciğer, bütün şu kanlı lokmalar...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Verir zavallı memleket, verir ne varsa, malını
Vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini
Bütün ferağ-ı halini, olanca şevk-i balini.
Hemen yutun düşünmeyin haramını, helalini...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak!
Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak!
Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak,
Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
TAŞLAMA
ÜÇ-BEŞ MAAŞ ALANLAR
VAR İMİŞ ÜLKEMİZDE
ÇÖPTEN ARTIK TOPLAIP
YİYENLER VARKEN BİZDE
ÜÇ-BEŞ MAAŞ ALANA
ZEHİR-ZIKKIM DESEK Mİ
ALLAH VERDİKÇE VERİR(!)
DİYE SABREYLESEK Mİ
ÜÇ-BEŞ MAAŞ ALANIN
ÖZELLİĞİ NE OLA
ZEMBİLLE Mİ İNMİŞTİR
SEMALARDAN O HAŞA
DİYANET BAŞKANINA
SORDUK SORUMUZU BİZ
DİNCE HELAL Mİ ALMAK
ÜÇ-BEŞ MAAŞ DEYİNİZ