TBMM 1 Ekim 2023’te yeni yasama yılına start verdi. Dillendirilen ilk konulardan biri yine ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ oldu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan yeni Anayasa Sempozyumunda yaptığı konuşmada,
"Türkiye Yüzyılı hedefimizin unsurlarından biri olan yeni anayasayı milletimize kazandırana kadar çalışmayı, gayret etmeyi, mücadeleyi asla bırakmayacağız"
buyurdu. Aynı Erdoğan’ın bir zamanlar Anayasa Mahkemesi için
“A
çık, net söyleyeyim. verdiği karara da uymuyorum, saygı da duymuyorum” dediğini anımsatmakta yarar var. Peki, verdiği kararlara uymadıktan ve saygı duymayacak olduktan sonra, yeni bir anayasaya ne gerek var!
Bilindiği gibi, asıl derdi iş ve aş olan zavallı milleti oyalamak için son günlerde çok önemli bir hizmet ifa edilecekmiş gibi, anayasa değişikliği gündeme getirilmekte. Anayasa değişikliği gündeme gelirken, hemen belli çevreler seslerini yükseltmeğe başladılar. Anayasanın değişmez ilk üç maddesinin de değiştirilmesi gerektiğini söyleyenler var. Hatta,
(Türkiye
Cumhuriyetinin dini İslamdır)
hükmünün anayasada olması gerektiğini söyleyenler bulunmakta.
Şimdi, Müslüman kardeşlerim (bundan daha güzel ne olabilir) düşüncesinde olabilirler. Peki,
(Türkiye Cumhuriyetinin Dini
İslamdır)
hükmünü anayasaya koyduğumuzu, hatta ilk maddesi yaptığımızı düşünelim. Haliyle bu tanımın içini doldurmak gerekmez mi! Yoksa, laf olsun diye
(Devletin Dini İslamdır)
demişsin ne yazar.
Anayasaya böyle bir madde konulduğu zaman, bütün medeni hukuktan vazgeçmek ve yerine şeriat hükümlerini ikame etmek gerekecek! O zaman, yaşam tarzımızda neler değişecek, bir de ona bakalım.
Önce, aileden konuya yaklaşalım. İslamiyette dört kadınla evlenmeye cevaz vardır. Yani,
(Türkiye’nin dini islamdır)
tanımlamasını yaptıktan sonra, dört kadınla evlenmek isteyen erkeğe (evlenemezsin) demek hakkın kalmaz. Üstelik erkek, mehrini vererek mahkeme kapısına dahi gitmeden eşini boşamak hakkına sahiptir. İslami tabirle buna
(TELAK-I SELASE)
yani,
ÜÇ TALAKLA BOŞAMAK,
denilir! Antrparantez belirteyim ki, İslam dini çok evliliği getirmemiştir. İslamiyet öncesinde Araplar arasında 5-10 hatta daha çok kadınla evli erkekler vardı. Cariyeler de cabasıydı. İslam dini, buna sınırlama getirmiş ve şartları ağırlaştırarak, erkeklerin çok kadınla evlenmelerinin önüne set çekmiştir.
Gelelim bir başka konuya. Anayasaya
(Dini İslamdır)
hükmünü koyduğunuz zaman, hertürlü müskirat (içki) imalatının yasaklanması, alınması, satılması, içilmesinin de yasak edilmesi gerekir. Yani bütün barları, pavyonları, içkili mekanları kapatmak anayasal bir zorunluluk olur!
Plajlarda, kadınların denizlere girmesi yasaklanır. Erkekler de ancak haşemayla denize girebilirler! Genelevlerin, umumhanelerin kapanması gerekeceği zaten tartışmasız bir kural olacaktır.
Resmi kurum ve kurulmuşlarda erkeklerin ve kadınların birlikte çalışmalarının caiz olup olmayacağı, aynı şekilde eğitimde kız ve erkek öğrencilerin bir arada okuyup okumayacakları konusunda fetvalar gerekecektir. Bu konularda Diyanet İşleri Başkanlığına çok iş düşecektir!
İslam dininin haram kabul ettiği uygulamalardan biri de
FAİZDİR.
Bu durumda, birer faiz müessesesi olan bankaların kapatılmaları, kredi kartlarının ortadan kalkması, iş yeri kurmak ve diğer ihtiyaçlar için kredi alınması gibi işlerin caiz olup olmayacağı gündeme gelecektir.
Örnekleri daha çok sıralayabiliriz. Ancak bu kadarla iktifa ederek, şimdi Anayasaya (Türkiye Cumhuriyetinin Dini İslamdır) hükmünü koymak isteyenlere soruyoruz. Bunlar yapılacak mı, yapılmayacak mı! Daha doğrusu yapılabilir mi, yapılamaz mı! Sadece, göstermelik (Türkiye’nin dini İslamdır) denilmekle, insanlar Müslüman olmuyorlar. Anayasaya dinle ilgili bir hüküm konulacaksa
(TÜRKİYE’NİN DİNİ ADALETTİR) denilmesi en uygun olanıdır.
Kur’an-ı Kerim’de yer alan ve Cuma hutbelerinin sonunda okunan
“Gerçek şu ki, Allah adaleti, iyiliği ve akrabaya yardım etmeyi emreder; yüz kızartıcı işleri, fenalığı ve azgınlığı yasaklar. O, düşünüp öğüt alasınız diye size öğüt veriyor” hükmüne kulak verelim. Yüce Allah’ın öncelikle ADALETİ EMRETTİĞİNİ anımsayalım, Anayasaya (Devletin dini islamdır) hükmünü koysan da, tatbik edemedikten sonra boş havanda su dövmeye benzer.
Anayasanın ilk üç maddesini değiştirmeğe uğraşacağınıza, öncelikle kafalarınızı değiştirin!
TAŞLAMA
DOĞALGAZA, ELEKTRİĞE
ZAM ÜSTÜNE ZAM YAĞIYOR
KIŞ MEVSİMİ YAKLAŞIRKEN
SÖYLEYİNİZ NE OLUYOR
KIŞI GEÇİRMEK MÜMKÜN MÜ
ELEKTRİKSİZ, DOĞALGAZSIZ
KIŞ MEVSİMİNDE TÜKETİM
BEŞE KATLANIR BAKINIZ
VATANDAŞA (ÖL) DİYORLAR
BU ZAMLARIN ANLAMI BU
YA SOĞUKTAN DONACAĞIZ
YA AÇLIKTAN, OLACAK BU
ELEKTRİKTE İŞ YERLERİ
YÜZDE YİRMİ ZAM GÖRÜNCE
BU ZAMLARI YANSITMAZ MI
HEM KAT BE KAT MÜŞTERİYE
EMEKİLER BİR ARA ZAM
BEKLEYİŞİ İÇİNDEYKEN
ZAMMI VERMEDEN ALDINIZ
YAPTIĞINIZ BU GERÇEKTEN
AVRUPALI, TÜRKİYE’Yİ
KISKANIYOR DİYENLERE
DİYECEĞİM ŞUDUR BENİM
ÖLDÜR BARİ, DALGA GEÇME