Ahmet Arıtürk

'YAĞMA HASAN'IN BÖREĞİ'

Ahmet Arıtürk

Türkçemizde

“YAĞMA HASAN’IN BÖREĞİ”

olarak dillendirilen bir deyim vardır.  Bu deyim yaşanan vurgunları, talanları, rantları anlatmak açısından en uygun tanımlamalardan biridir. Bu ülkede yaşanan vurgunların ve talanların  boyutu

CHP Genel Başkanı ve MİLLET İTTİFAKI’NIN CUMHURBAŞKANI ADAYI Kemal Kılıçdaroğlu’nun deyimiyle 418 milyar

dolardır.

Bu rakam gerçekse, milletin varlığının nasıl yağmalandığının ispatıdır.

418 Milyar dolar, AKP İktidarının 20 yıllık döneminde yaşanan rantların büyüklüğünü ortaya koymak açısından çok önemlidir. Bu büyük vurgunlar yanında, sayısız vurgunlar vardır ki, küçümsenerek dile getirilmemektedir. 3-5 maaş alan bürokratlar, muhtelif kurumların yönetim kurullarına çöreklenerek hakkı huzur adı altında voleyi vuranlar ve daha neler-neler.

Kızılay gibi saygın bir kurumu bile şaibeli duruma sokan eylemler. Sudan ucuz özelleştirilen kamu kurum ve kuruluşları. Kentsel dönüşüm adı altında gerçekleştirilen rantsal dönüşümler. Bunların hepsini tanımlayacak en uygun deyim, elbette

“YAĞMA HASAN’IN BÖREĞİ”

deyimidir.

Peki, kim bu

YAĞMA HASAN!

Yağma Hasan, sensin, benim, odur, budur, bütün millettir. Yağmalanan milletimizin öz varlığıdır. Millete ait olması ve millet için harcanması gerekirken, haramzadelerin kaptıkları varlıklarımızdır. Bu ülke insanlarının yüzde 70’i, 80’i yarı aç yarı tokken, Yağma Hasan’ın Böreğini MAN adalarına aktaranlardır.

Evet, 20 yıldır HASAN’IN BÖREĞİNİ YAĞMALIYORLAR! Daha önce de yağmalar yok muydu. Elbette vardı amma bu boyutlarda değildi. Bu öyle bir yağma ki,

ORTADİREK ÇÖKTÜ, DEPREM GİBİ ENKAZIN ALTINDA KALDI.

14 Mayıs seçimleri, milletin ferasetinin ölçüsü olacak. “YAĞMAYA DEVAM MI, ARTIK YETER” Mİ DİYECEK. GÖRECEĞİZ.

“YENİ BİR DÜNYA KURULUR,

TÜRKİYE DE  ORADA YERİNİ ALIR!”

“Geçmiş zaman olur ki, hayali cihan değer” şeklinde söylenegelen bir tekerlememiz vardır. Zaman-zaman eskilere dalıp neler geldi, neler geçti, neler yaşandı diye hayal ederim. Vatani görevimin 1 yılını Kıbrıs’ta, Türk Kuvvetler Alayında yaptım. Bu bakımdan Kıbrıs konusuna gayetle takıntılıyım. 1960 yılları sonrasında Başpiskopos Makarios’un direktifleriyle Ada’da, Türklere karşı girişilen katliamlar ülke genelinde büyük yankı uyandırıyor, muhtelif illerde mitingler düzenleniyordu. Hatta Türkiye genelindeki ilk mitingi ben ve merhum ikizim Mehmet Metin Arıtürk ile birlikte Siirt’te yaptık. Milletin, artık sabrı kalmamıştı. Düzenlenen Mitinglerde hükümetin Kıbrıs’taki duruma acil olarak müdahale etmesi istenmekteydi.

Nitekim 16 Mart 1964 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi oybirliğiyle, hükümete Kıbrıs'a çıkarma yetkisini vermişti.

Çıkarma kararının alınması üzerine, çıkarmaya karşı olan o yılların ABD Başkanı Lyndon Johnson, Başbakan İsmet İnönü'ye bir mektup göndererek

"Bizim verdiğimiz NATO silahlarını kullanamazsınız"

diyor ve çıkarma yapmamızı engellemek istiyordu. O güne kadar dost zannettiğimiz ABD’nin gerçek yüzü ortaya çıkmıştı. Ama Türkiye Hükümetinin başında İsmet İnönü gibi, siyasi bir deha vardı. Johnson’un mektubuna, siyasi literatürümüze geçen şu veciz cevabı verdi:

"YENİ BİR DÜNYA KURULUR, TÜRKİYE DE ORADA YERİNİ ALIR"

Bugün de, yaşanan öyle bir ortam var. ABD, Türkiye’ye düşman terör örgütlerini açık bir şekilde desteklemekte, ülkemiz üzerinde darbe planları yaparak, bizleri bölüp parçalamayı amaçlamaktadır. Türkiye düşmanı PYD’yi kara gücü olarak nitelendiren ABD, bu suretle hiç de Türkiye dost olmadığını açık etmiş olmaktadır.

PKK’ya, PYD’ye açık destek veren, silah ve teçhizat vererek destekleyen ABD’nin FETÖ örgütünün lideri konumundaki FETHULLAH GÜLEN’İ TÜRKİYE’YE VERMEYE NİYETLİ OLMADIĞI AÇIKTIR. Bu durumda, artık ABD’nin, Türkiye’nin dostu değil, düşmanı olduğu ortaya çıkmıştır.

Şimdi, Türkiye Cumhuriyeti yetkililerinin, 50 küsur yıl önce Merhum İsmet Paşa’nın Johnson’a dediği gibi Amerikalı yetkililere

(Yeni bir Dünya kurulur, Türkiye de orada yerini alır”

demesi lazımdır. Ama bunu diyebilmek için Merhum İsmet Paşa gibi yürekli bir Başbakan’a ihtiyaç var! İşte, Türkiye Cumhuriyetinin eksiği bu!

TAŞLAMA

YAĞMA HASAN’IN BÖREĞİ

YİYİN EFENDİLER YİYİN

İKİ AYLIK SÜRENİZ VAR

YİYİN, TIKA-BASA YİYİN

“HASAN KİMDİR” DİYE SORMA

HASAN-HÜSEYİN MİLLETTİR

YİYENLERİN NAZARINDA

MİLLETİN ADI ZİLLETTİR

BU MİLLETİN ŞAMARINI

YİYECEKLER İNANINIZ

EY MİLLETİM YETER ARTIK

BU UYKUDAN UYANINIZ

MİLLETE (ZİLLET) DİYENLER

ŞAMARINI YİYECEKTİR

AYDINLIK GÜNLER YAKINDIR

HAK VE HUKUK GELECEKTİR

Yazarın Diğer Yazıları