Özellikle son 3-4 ay içinde ekonomik anlamda
VURGUN VURANLAR
ve
VURGUN YİYENLER
oldu. Düşünün ki, sadece son üç gün içinde ABD doları 18 TL’yi aşmışken, 13.65 TL’ye düştü. 1004 TL’ye çıkan gram altın 811 TL’ye geriledi.
1 Eylül 2021 tarihi itibarıyla 1 dolar 8.34 TL, gram altın 485 TL idi. Peki, bu arada
VURGUN VURANLAR KİM OLDU, VURGUN YİYENLER
KİM!
Şunu kesin olarak biliniz ki,
VURGUN VURANLAR, YİNE PARA BABALARI OLDULAR. VURGUN YİYENLER, ORTA TABAKA VATANDAŞLAR OLDU.
Şimdi, öyle düşünün orta tabaka vatandaşın elinde yüz bin TL’si var. dövizin giderek yükseldiğini görünce parasının kıymetini korumak endişesiyle gitti, 17 TL iken dolara çevirdi. Sabahleyin kalkıp bir de baktı ki dolar 13 TL’ye düşmüş. Yüz bin TL’si, 70 bin TL olmuş. Peki, bunun vebali kimin. Bu oyunda kaybeden hep küçük birikim sahipleridir. Vurgun vuranlar ise para babalarıdır. Fakirden alıp, zengine vermek işte buna derler. Madem, Türk Lirasını korumak için tedbirler alacaktınız, neden birilerinin vurgunlar vurmasına, birilerinin vurgun yemesine yol açtınız. Piyasada yol açtığınız istikrarsızlığın nelere mal olduğundan haberiniz var mı. Vurgun yiyenlerin durumunu düşünebiliyor musunuz. Özellikle orta direk vatandaş ya ev almak, ya çocuğunu evlendirmek veya başka bir ihtiyacını karşılamak için biriktirdiği paranın değerini korumak amacıyla gitti ya döviz aldı, ya da altın. Şimdi, fiyatları düşürdünüz. Neden bunu daha ilk andan itibaren yapmadınız.
(NAS) VAR DİYEREK FAİZİ İNDİRDİĞİNİZ ZAMAN, TÜRK LİRASINI KORUMAK İÇİN ALACAĞINIZ TEDBİRLERİ DE AÇIKLASAYDINIZ YA!
Bu işte, bir iyi niyet yok. Orta direk vatandaşın parası cebinden çalınmıştır. Hem de, para babaları tarafından. Yazıktır, günahtır! Ekonominin kitabını yazdıklarını söyleyenler, orta direk vatandaşı ne duruma soktuklarının farkındalar mı. Şimdi de
(DÖVİZİ NASIL İNDİRDİK)
diye kurulacaklar. Evet, dövizi indirdiniz ama, birçok orta direğin çatlaması pahasına. Acemi ekonomistler yüzünden özellikle orta direk vatandaşların düşürüldükleri durumdan vicdanları sızlamayacak mı! Tabii, vicdanları varsa!!!
DEM VE DEHLİÇ…
Siirt’in terkedilen birçok gelenek ve görenekleri vardır. Maalesef, Siirt Şehrinin kadim yerlileri olan ve kendilerine
(ISIRDİYE=SİİRTLİ)
denilen hemşerilerimizin büyük çoğunluğu yaşanan terör olaylarının etkisiyle son 30-40 yıllık süre zarfında Şehirlerini terk ederek, başta İstanbul, Adana, Mersin, İzmir, Ankara, Yalova gibi büyük şehirler olmak üzere Anadolu’nun birçok illerine yerleşmişlerdir. Öyle tahmin ediyoruz ki, Türkiye’nin 81 iline gidilse ve araştırılırsa, mutlaka Siirtlilerin izlerine rastlanacaktır. Bu göçün sonucu olarak, 50-60 yıl öncesine kadar nüfusunun yüzde yüzüne yakını Şehrinin kadim yerlilerinden oluşan Siirt Merkez İlçesinde yaşayan öz Siirtlilerin
(ARAP KESİMİ)
nüfusu, Şehrin nüfusunun yüzde 25’leri düzeyine inmiştir. Bunun tabii sonucu olarak, kadim Siirt şehrinin birçok gelenek ve görenekleri de zaman içinde terkedilmiştir. Terkedilen bu gelenek ve görenekler arasında tam da içinde bulunduğumuz haftada gerçekleştirilen
(DEM VE DEHLİÇ ŞENLİKLERİ)
vardır.
Geçmiş yıllarda, Siirt’in gelenekleri içinde bir nevi
YILBAŞI KUTLAMALARI OLARAK “DEM” ŞENLİKLERİ)
düzenlenirdi.
Miladi Takvim yerine, Rumi Yılbaşını esas alan
DEM ŞENLİKLERİ
HAFTASINDA,
Şehrimize has özel yemekler yapılırdı. Yine bu şenlikler kapsamında Siirt’çe
“DEHLİÇ”
olarak tabir edilen eğlenceler düzenlenir, hafta boyunca çocuklar, gece saatlerinde kendi mahallelerindeki evleri dolaşır ve uğradıkları evlerden bahşiş koparıncaya kadar Siirt’çe mâniler, tekerlemeler söylerlerdi. Genelde çocuklara verilen paradan çok, kış yemişleri (ceviz, fıstık, kuru üzüm, peksimet v.s.) olurdu.
“DEM”
Türkçe olarak
“Devam etti”
anlamına gelir. Rivayetlere göre, günlerin kısalmaları devam ederken bundan endişelenen ve gündüzlerin son bulmasından korkmağa başlayan Siirtliler, günlerin kısalması son bulup da yeniden uzamaya başlayınca
“Dünyanın ve gündüzlerin sonu gelmeyecek, yaşam
devam edecek”
anlamında
“DEM”
deyimini kullanmışlardır.
Bunun için de, gündüz saatlerinin kısalmalarının son bularak uzamağa başlamalarını kutlamak amacıyla eğlenceler düzenlemişler.
Genelde, her mahallenin çocukları kendi muhitlerinde DEM haftasının gecelerinde kapı-kapı dolaşır adına
“DEHLİÇ”
denilen mâniler okurlardı.
Çocukluk yıllarımızda
DEM ve DEHLİÇ
şenliklerine katılan bizler akranlarımızla birlikte ev-ev dolaşarak komşularının, akrabalarının kapılarını çalar kuru üzüm, fıstık, ceviz toplardık. Bu arada, kimileri para veridi. Verilenleri ekip arkadaşlarımızla aramızda bölüşürdük.
O günleri “Geçmiş zaman olur ki, hayali cihan değer” özdeyişi içinde anımsamak yine de güzeldir.
TAŞLAMALAR
KİMİ VURGUNLAR VURDU
KİMİ, VURGUNLAR YEDİ
ACEMİ KAPTANLARDIR
VURGUNLARIN SEBEBİ
ZENGİN YİNE KAZANDI
VE ORTADİREK ÇÖKTÜ
BU ACEMİ KAPTANLAR
BİZİ NE HALE SOKTU
İFLASLARIN VEBALİ
AĞIR VEBAL GERÇEKTE
ACEMİ KAPTANLARLA
NE HALE GELDİ ÜLKE
KİTABINI YAZANLAR
BATIRDILAR GEMİYİ
EKONOMİNİN GÜCÜ
ORTADİREK DEVRİLDİ
(NAS VAR ) DİYEREK SUÇU
KUR’AN’A YÜKLEDİLER
VE KATMERLİ FAİZİ
DOLAYLI GETİRDİLER
BU ENKAZIN ALTINDA
KALAN ORTADİREKTİR
PARA BABALARININ
KEYFİ PEK MİDİR, PEKTİR
ORTADİREK ŞABAN’IN
FİLMİNİ ANIMSADIM
MİLLETÇE ORTADİREK
ŞABAN OLDUK İNANDIM