AKP iktidarı, istismar edecek başka bir konu bulamayınca, döndü dolaştı, makarayı baştan sararak işi yine
TÜRBAN
İSTİSMARINA
getirdi. Biliyorsunuzdur, geçenlerde
HALK TV’de
bir program vardı. Şirin Payzın’ın moderatörlüğünde düzenlenen açık oturuma Kültür eski Bakanlarından Durmuş Fikri Sağlar da katılmıştı. Söz dönüp dolaşıp, Ekrem Babacan’ın, partilerinin genel kongresinde konuşma yaparken, kızkardeşinin 28 Şubat mağduru olmasından yakınarak, gözyaşı dökmese bile, gözyaşı döker hale gelmesine evrildi. Bu arada Kültür eski Bakanı Sağlar, ne kadar kültürlü olduğunu(!) kendi anlayışına göre vurgulayan bir tespit yaparak:
“Bir mahkemeye çıksam ve beni türbanlı bir hâkim yargılarsa, tarafsız karar
vereceği inancında değilim”
anlamına gelen sözler sarfetti.
Vay, sen misin böyle konuşan. Ertesi günü bütün AKP’li üst düzey yetkililer demeç üzerine demeçler verdiler.
“İşte CE-HA-PE zihniyeti bu”
dediler. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan da Cuma namazı çıkışında (artık Cuma namazı çıkışlarında Sayın Erdoğan’ın ayak üstü beyanatlar vermeleri olmazsa olmazlardandır)
CE-HA-PE’li başörtülü bayanlar için (VİTRİN MANKENLERİ) tespitini yaptı.
Aslında, bu tespiti yapan Sayın Cumhurbaşkanı, AKP içindeki başörtülü bayanları da bir nevi
VİTRİN MANKENİ
olarak kullandıklarının itirafını yapmış olmaktaydı. Evet, Kültür Bakanlığının eski kültürsüz Bakanı, türbanlı kadınlar için açık bir şekilde suizanda bulunarak, hâkim olmaları durumunda taraflı karar vereceklerinden endişe edeceğini vurgulamış, onları aşağılamıştı.
Ancak, Sayın Cumhurbaşkanının CE-HA-PE’li türbanlıları VİTRİN MANKENLERİNE
benzetmesi, türbanlı kadınlarımıza yönelik çok daha ağır bir hakaret içermektedir. Sayın Cumhurbaşkanının bu ifadesinden sonra, AKP’li türbanlı milletvekilleri başta olmak üzere, her organdaki kadınların da birer
VİTRİN MANKENİ
oldukları sonucu ortaya çıkmaktadır.
Neyse, bizim asıl konumuz bu değil. Aradan yıllar geçtikten ve ırmakların altından nice sular aktıktan sonra, AKP’nin yeniden türban istismarına sarılmak ihtiyacını hissetmesine takıldık.
Geçmişte, bu TÜRBAN OLAYI çok istismar edildi. “TÜRBANLI ANAM”, “TÜRBANLI, EŞİM”, “TÜRBANLI BACIM”, “TÜRBANLI KIZIM”, “TÜRBANLI GELİNİM” deyimlerini çok duymuştuk da, artık bu istismarın son bulduğuna inanır olmuştuk. Meğer, türban konusunu ısıtıp yine gündeme getirenler ve TÜRBAN İÇİN AĞITLAR YAKANLAR VARMIŞ!
Bakın, Türkiye’de artık
TÜRBAN
diye bir sorun kalmamıştır. Ama ağlamak mı istiyorsunuz, size neler için ağlamak gerektiğini maddeler halinde ve aklımın yettiğince anımsatayım:
*Ağlamak mı istiyorsunuz! Öncelikle, Türkiye’de ADALET mekanizmasının göklere çekilmiş olmasına ve adalete güvenin yüzde yirmiler düzeyine gerilemiş olmasına ağlayınız!
*15 milyon işsiz insanımızın bulunduğunu anımsayarak, bu garibanlara ağlayınız.
*Ailelerinin binbir güçlükle okuttukları ve üniversite mezunu yaptıkları halde, torpilliler sebebiyle iş bulamayan fakülte mezunu gençlerin durumlarına ağlayınız.
*30 yaşını gaçtikleri halde, parasızlıktan evlenemeyen ve (Eğer evlenirsem, ailemi nasıl geçindirebilirim) korkusuyla bekâr kalan erkeklerin durumlarına ağlayınız!
*Cumhuriyetin eserleri olan milli sanayiimize ait tesislerin özelleştirme adı altında sudan ucuz fiyaklarla yandaşlara peşkeş çekilmelerine ağlayınız!
*Türkiye’nin 500 milyar dolar dış borcu olduğunu anımsayarak, geleceğimizin ipotek altına alınmış olmasına ağlayınız!
*Sürüp giden hayat pahalılığına ve bir türlü dizginlenemeyen enflasyona ağlayınız!
*Çay-simit parasına çalışmaya mahkum edilen ASGARİ ÜCRETLİYE ağlayınız!
*İki yakasını bir araya getiremeyen, asgari ücret düzeyinde bile maaş alamayan emekliye, maaşı asgari ücrete denk gelen memurlara ağlayınız!
*Çocuğunun eğitimi için bilgisar, tablet alamayan velilere ağlayınız!
*Suriye’de, Libya’da verdiğimiz şehitlere ağlayınız!
*Koronavirüs pandemisi nedeniyle her gün ölen ve gerçek sayıları gizlenen vatandaşlara ağlayınız!
*Giderek yozlaştırılan eğitime, çarkları duran sanayiin durumuna, cezaevlerini dolduran onbinlerce insanımızın geleceğine ağlayınız!
*Liyakatsız atamalar sebebiyle rayından çıkan gerçek işlevlerini yapamaz hale gelen kurum ve kuruluşların durumlarına ağlayınız!
***
Sözün özü, ağlanacak o kadar çok sorun var ki, dönüp dolaşıp, makarayı baştan saranlar ve türbanı gündeme getirenler, bilsinler ki, MİLLET ARTIK TÜRBAN İSTİSMARINDAN GINA GETİRMİŞTİR!!!
TAŞLAMALAR
ASGARİ ÜCRETLİLER
ZAMLI MAAŞ ALMADAN
ZAMLAR BAŞINI ALDI
YILIN İLK SAATİNDEN
İLK GÜN İYİ GÜNÜMÜZ
ARKASI VARDIR BUNUN
YERLİ DİZİLER GİBİ
DİZİ UZUN MU UZUN
EMEKLİLER, MEMURLAR
ZAM BEKLEYE DURSUNLAR
BEŞLİ ÇETEDEN KALMAZ
ÇOKÇA DOYUMSUZ BUNLAR
ZAM YAĞMURU BAŞLADI
HAYDİ GÖZÜNÜZ AYDIN
DOĞALGAZ,ELEKTRİK
İLK GÜN ZAMLANDI BAKIN
KÖPRÜLERİN GEÇİŞİ
YENİ YILIN İLK GÜNÜ
ZAM GÖRMÜŞTÜR HADİ SİZ
TEVİL EDİNİZ BUNU
DELİ DUMRUL VERGİSİ
KÖPRÜ GEÇİŞ ÜCRETİ
BEŞLİ ÇETE SOYMAYA
DEVAM EDER MİLLETİ
***
CUMA NAMAZINI DA
TERKEDERİZ BU GİDİŞ
MİNBERLERDE HUTBELER
SİYASETE EVRİLMİŞ
DİYANETE GÜVEN DE
ADALET ORANINA
DÜŞMÜŞTÜR BUDUR GERÇEK
SEBEP OLAN KİM BUNA
HUTBEDE ATATÜRK'E
LANET OKURSA HATİP
ONUN ADI BİLİNİZ
OLUR HATİP-İ KAZİP
EVRAKTA SAHTECİLİK,
RÜŞVET ALMAK VE VERMEK
HIRSIZLIK SAYILMAZMIŞ
BİR İSİM BULUN GEREK
TÜRKİYE'YE DAR-ÜL HARP
GÖZÜYLE BAKIYORLAR
BUNDAN (VURGUN, TALAN VE
RÜŞVET MEŞRU) DİYORLAR
İSLAM DİNİNİ BÖYLE
YORUMLAYAN ZALİMLER
83 MİLYON KULUN
HAKKINI YEMEKTELER
***
GINA GELDİ MİLLETE
TÜRBAN İSTİSMARINDAN
İNANAN VARSIN TAKSIN
TAKMASIN İNANMAYAN
TÜRBAN TAKMAYANLARA
BİR CEZA YOK KUR'AN'DA
EL KESME CEZASI VAR
HIRSIZ OLANLARAYSA
KESİLECEK NİCE EL
ÖPÜLÜYOR GERÇEK BU
UYANMADIK UYKUDAN
BU NE DERİN BİR UYKU
SINAVLARDA GENÇLERİ
MÜLAKATLA ELEMEK
EN BÜYÜK GÜNAH BUDUR
TÜRBAN-TÜRBAN NE DEMEK
İHALELERDE ADİL
BİR SİSTEM UYGULANSIN
NE OLUR İHALELER
TÜRBANA DOLMANMASIN
BEŞLİ BİR ÇETE VARMIŞ
MİLLETİ SOYUYORMUŞ
VE MUHTEREM EŞLERİ
TÜRBAN DA TAKIYORMUŞ
TÜRBANA DOLADILAR
YAZIK DİN-İ İSLAMI
OYSA BİLDİKLERİ YOK
NE HELAL, NE HARAMI
15 MİLYON İŞSİZ VAR
15 MİLYON AÇ, SEFİL
TÜRBAN-TÜRBAN DEMENİN
ESPRİSİ GEÇTİ BİL
ATATÜRK'ÜN ANNESİ,
EŞİ DE TÜRBANLIYDI
BAŞÖRTÜ TAKMIŞTIR HEP
ANADOLU KADINI