Siyasi partilerin üye sayılarını arttırmak ve yeni üyeler edinmek konusunda yarış içinde bulunmaları gayetle normaldir. Ancak bunu yaparken birlik ve beraberlik ruhunu zedeleyecek davranışlarda bulunmaları gayet tehlikeli sonuçlara yol açabilir.
Yaşım müsait olduğu için, 1950-1960 yılları arasında iktidar olan Demokrat Parti’nin özellikle son beş yılını gayet iyi anımsıyorum. Merhum Celal Bayar Cumhurbaşkanı, Merhum Adnan Menderes Başbakan’dı. Demokrat Parti iktidarının son yıllarında muhaliflerine karşı tutumunu sertleştirmiş, baskıcı bir politika izler olmuştu. Gayet iyi anımsıyorum, sadece muhalefet çizgisinde yayın yapıyor diye Gazetiniz (SİİRT) in resmi ilânlarını kesilmiş, tüm resmi ilanlar iktidara destek olmak amacıyla kurulmuş olan yeni yetme (DEMOKRAT SİİRT) gazetesine vermeğe başlanmıştı.
Özellikle iktidarının son 2-3 yılında, vatandaşlarda giderek artan memnuniyetsiziliği hisseden Demokrat Parti, aklınsıra kendi cephesini sağlamlaştırmak için
(VATAN CEPHESİ)
adı altında bir cephe kurmuştu. Radyodan hergün anonslar yapılıyor, sözde Vatan Cephnesine katılanların adları okunuyordu. Okunan isimler arasında yıllarca önce ölmüş kimselerin adları dahi vardı. Hiç unutmuyorum, bir gün yine radyoyu açmış dinlerken merhum Babamın, merhum amcası İbrahim Çeto’nun (İbrahim Arıtürk) adı da Vatan Cephesine katılanlar arasında okundu. Koyu bir CHP’li olan Babamın Amcası AMMO IBRAHİM (İBRAHİM AMCA) sinirinden neredeyse radyoyu kıracaktı.
Demokrat Parti iktidarı VATAN CEPHESİNİ kurmakla da yetinmedi, (TAHKİKAT KOMİSYONU) adı altında bir komisyon kurdu. Bu komisyonun işlevi özellikle basına yönelik baskı uygulamak, gerçekleri yazarak muhalefet yapan gazeteleri kapatmaya kadar giden kararlar almaktı. Komisyon marifetiyle çok sayıda gazete, dergi, mecmua kapatıldı, çok sayıda gazeteci tutuklandı.
Bu arada, yurt gezisinde olan CHP Genel Başkanı İsmet İnönü’yü bile hedef alan saldırılar gerçekleştirilmiş, Uşakta, bir soysuz tarafından atılan taşla başı kırılmıştı. İnönü gibi bir Milli Kahramanın kafasını bile kırdıran iktidar hırsı, diğer vatandaşlara ne yapmazdı ki!
İşin garabetine bakın 27 Mayıs darbesinden sonra yapılan tespitlerde
VATAN CEPHESİNE
katıldıkları ilân edilenlerin sayılarının 350 milyonu bulduğu yazıldı, çizildi. Oysa, o tarihlerde Türkiye’nin toplam nüfusu 30 milyon dolaylarındaydı.
Demokrat Parti iktidarının özellikle son 3 ayı çok çetin geçti. İstanbul’da, Ankara’da üniversite gençleri eylemler yapıyordu. Eylemlerle başedemeyen hükümet, çâreyi üniversiteleri kapatmakta buldu. Ordunun alt kademelerinde büyük rahatsızlıklar vardı. Özellikle Albay ve daha alt düzeydeki üniformalılar, üniversite gençlerinin eyleylerini desteklediklerini hissettiriyorlardı. Harp Okulu bile için için kaynıyordu.
Şimdi, durduk yerde
(VATAN
CEPHESİ)
nerden çağrışım yaptı derseniz, onun da cevabını vereyim. Medyaya düşen haberlerden öğrendiğimiz kadarıyla, AKP’nin bazı teşkilâtları, partilerine üye kaydettirmek için vaatlerde bulunuyor, PARTİLERİNE kayıt yapacaklara, BEŞTEPE SARAYI’NI GEZDERECEKLERİNİ VADEDİYORLARMIŞ!
Bu durum bana AKP’lilerin bir
(SARAY CEPHESİ)
oluşturmak yolunda oldukları hissini verdi. Oysa, yeri geldiğinde BEŞTEPE SARAYININ MİLLETİN MALI OLDUĞUNU söyleyenler yine kendileri. Şimdi milleti SARAYLILAR VE SARAYA KARŞI OLANLAR DİYE BÖLMEK Mİ İSTİYORLAR, BUNU ANLAMAK ÇOK ZOR!
Biran önce bu yanlış yoldan vazgeçilmesi dileklerimizle…
TAŞLAMALAR
DONUNU BİLE YİTTİ,
VATANDAŞ PANDEMİDE
İŞİNİ, AŞINI DA
KAYBETMİŞTİR GERÇEKTE
EMEKLİYİ, ESNAFI,
İŞSİZİ DELDİ GEÇTİ
(ŞÜKÜR UCUZ ATLATTIK)
DEDİKLERİ PANDEMİ
PİYASADA PARA YOK,
DÖVİZ, ALTIN ÇILDIRMIŞ
TÜRK LİRASI ERİYOR
YAMAN GEÇECEK BU KIŞ
GRİP, ZATÜRRE AŞASI
BİLE PİYASADA YOK
BU PANDEMİ AŞISINI
DAHA ÇOK BEKLERSİN, ÇOK