Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Bursa’da Merinos Atatürk Kültür Merkezi'nde sivil toplum kuruluşlarıyla düzenlediği buluşma programında yaptığı konuşmada muhalefete çatarken:
“8 ay öncesine kadar Türkiye'yi birlikte yönetmekten bahsedenler bugün birbirlerine demediklerini bırakmıyor. 8 ay öncesinde 85 milyonu kucaklaştırmaktan dem vuranlar bugün sabah akşam kavga ediyorlar. Türkiye'nin verilmiş sadakası varmış” buyurmuş.
Sadaka,
Allah rızası için fakirlere, ihtiyaç sahiplerine, karşılık beklemeden verilen şey; yapılan yardım, her türlü iyilik; Allah yolunda yapılan harcamadır
.
Peki, devlet olarak Türkiye’nin sadaka vermesi nasıl olur. Doğrusunu isterseniz, bu ifadenin mantığını kavrayamadım. Aynı konuşmasında Sayın Erdoğan CHP eski Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na yine (BAY KEMAL) diye seslenerek eski MİLLET İTTİFAKI tarafından CÜZZAMLI muamelesi gördüğünü ve siyasetten emekli edildiğini buyurmuş. Siyasetten emekli edilmiş birine geçmişte olduğu gibi (BAY KEMAL) diye hitap etmek ve (CÜZZAMLI) olarak görüldüğünü söylemek, yakışık almaz. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu cumhurbaşkanlığı seçiminde sadece Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın değil, 81 il valisinin, 922 ilçe kaymakamının, kamu kurum ve kuruluş müdürlerinin ittifaklarına ve aleyhinde çalışmalarına rağmen, yine de yüzde 48 oranında ve 25 milyonun üzerinde oy almıştır. Gerçekte, bu büyük bir başarıdır. Bu bakımdan hâlâ (BAY KEMAL) gibi sözde küçültücü tanımlamalarla anılmayı hiç mi, hiç hakketmiyor. Bu hitap tarzı, sadece Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nu değil, O’na oy vermiş 25 milyon küsur seçmeni de rencide eder.
Hele, Sayın Cumhurbaşkanımızın kendi ifadeleriyle (SİYASETTEN EMEKLİ EDİLMİŞ) birine hâlâ siyasi rakipmiş gibi küçültücü anlamda hitaplarda bulunmak doğru olmazsa gerek!
Hem, Türkiye gerçekten sadaka vermek istiyorsa, anımsatalım. Yarı aç, yarı tok emeklilerinin haklarını versin. Biz emekliler yine de sadaka niyetine kabul edelim…
SADAKA EKONOMİSİ
Bu ülkede uygulanan SADAKA EKONOMİSİDİR. Başta Diyanet İşleri Başkanı olmak üzere, din adamı kisvesi altında kimi kişiler Müslüman milletimizin dini duygularını istismar ederek
FAKİRLERİ CENETLE AVTUP, KENDİLERİ ZEVK-Ü SEFA İÇİNDE YAŞAMAKTADIRLAR.
KUR’AN-I KERİM’DE
fakirlerin cennete gireceklerini çağrıştıran hiçbir ayet-i kerime yoktur. Fakirlerin, zenginlerden önce cennete gireceklerine dair hâdis-i şerifler var ise de, çelişkilerle doludur. Bu bakımdan, sahih olup olmadıkları tartışmalıdır.
Sahih olduğu kesin bir Hadis-i Şerifte ise
Peygamber Efendimiz (O’na, al ve ashabına salat ve selam olsun)
“Veren el alan elden daha hayırlıdır” buyurmaktadır.
(VEREN EL)
olabilmek için varlıklı olmak lâzım. Varlıklı olacaksın ki zekât vereceksin, sadaka vereceksin. Açı doyuracaksın. Yetimi, yoksulu kollayacaksın. Öğrencilere burs verecksin. Ve daha neler-neler…
Yüzde 90’ı aç ve yoksul bırakılan halkı cennetle avutup, kendileri zevk ve sefa içinde yaşayanlara yazıklar olsun.
Biz fakirlerin, kimselerin zenginliklerinde gözümüz yok. Bari, fakirleri CENNETLE AVUTUP, DALGA GEÇMESİNLER…
TAŞLAMA
GERÇEKTEN DE TÜRKİYE
SADAKAYA MUHTAÇTIR
BU ÜLKEDE VATANDAŞ
YARI TOK, YARI AÇTIR
SADAKAYA BAĞLADIK,
EKONOMİYİ ŞÜKÜR
EMEKLİ KULLARINIZ
SİZE EDER TÜŞÜKKÜR
SADAKA EKONOMİSİ
AMELYATLIK HASTAYA
PANSUMAN GİBİ BİR İŞ
MERHEM OLMAZ YARAYA
BİZİM EKONOMİMİZ
SADAKAYA DAYALI
YENİ DEĞİL BU KURAL
ESKİLERİN KURALI
BİR TAS ÇORBAYA TAV ET,
NE DOYUR, NE AÇ BIRAK
İKİ-ÜÇ TORBA KÖMÜR
BİR TAS MERCİMEK BIRAK
İNSANLAR VELİNİMET
BİLSİNLER İKTİDARI
MUSLUK DAMLASA YETER
KENDİNE KO PINARI
SEMİRTİLSİN YANDAŞLAR
İŞLERİ KOTARILSIN
HER YANDAŞ ÇOCUĞUNA
KÜÇÜK BİR GEMİ ALSIN
SADAKA EKONOMİSİ
TUTMADI BU BİR GERÇEK
MİLLETİN İSTEDİĞİ
ALINTERİ BİR EKMEK
NE MERHAMET, NE LÜTUF
ADİLANE PAYLAŞIM
MİLLETİN İSTEĞİ BU
VARLIĞI PAYLAŞALIM
EMEKLİYE, MEMURA,
İŞÇİYE BİR ŞEY VERMEZ
SADAKA VERİR GİBİ,
MAAŞA ZAM VERİLMEZ
EMEKLİLER BEKLİYOR,
HAKLARINI VERİNİZ
EMEKLİ OLACAKSINIZ,
ELBET BİRGÜN HEPİNİZ
KIYAK EMEKLİLER VAR,
BAŞTA VEKİLLERİMİZ
VE BİZİ AÇ KOYANLAR
BİZİM SEÇTİKLERİMİZ