KONDA'nın
“10 Yılda Ne Değişti?”
araştırması sonuçlarına göre, Türkiye’de yaşayan ateist oranı yüzde 1'den yüzde 3'ler düzeyine çıkmış, dindarlık oranı ise gerilemiş. KONDA’nın araştırma sonuçlarını değerlendiren bazı İlahiyatçılar, ateistlerin Müslümanlardan daha ahlaklı olduğunu ve Türkiye'deki Müslümanlığın kültürel olduğunu söyleyerek, araştırma sonuçlarına tuz biber ekmişler. Yazılarımızı takip edenler anımsayacaklardır. Daha önce bir yorumumuzda
MÜSLÜMAN
olmakla
MÜMİN
olmanın ayrı şeyler olduklarını, asıl olanın Müslüman kimliği taşımak değil,
MÜMİN
olarak yaşamak olduğunun altını çizmiştik.
Evet ve maalesef ülkemizde
ATAİSTLERİN
oranı yüzde 1’den yüzde 3 düzeyine çıkarken, dindarların oranının da yüzde 55’lerden, yüzde 51’ler düzeyine düşmüş olması tesadüfi değildir. Türkiye’nin yüzde 99’u Müslüman’dır tezinin gerçekçi olmadığı yapılan araştırmalarla kanıtlanmıştır.
Oysa İslam Dininin
ALTIN ÇAĞINI
yaşaması gereken bir süreç içinde bulunuyoruz, gibi! Bütün üst düzey mevki ve makamlarda
ALINLARI SECDE GÖRMÜŞ BÜROKRATLAR VAR!
Buna karşılık her ne hikmetse dindarların oranlarında düşüş yaşanmaktadır!
Türkiye'de namaz, hac ya da türban takmak gibi dini ritüelleri yerine getirenler dindar olarak tanımlanırlar. Ancak, bütün bunları yapmanın yeterli olmadığı anlaşılıyor. Dinimizde
RİYAKÂRLIK
olarak tanımlanan bir durum vardır. Öyle anlaşılıyor ki riyakârlığın tavan yaptığı bir dönem içindeyiz. İslam dininin
ADLET, MÜSAVAT, İŞİ EHLİNE VERMEK, RÜŞVETTEN, İHANETTEN UZAK DURMAK, MÜTEVAZİ OLMAK ve
benzeri üstün hasletlerini bir yana bırakıp, namaz kılmak, oruç tutmak, hacca gitmek, cami, Kuran kursu, imam hatip okulları inşa etmek ve benzeri işleri yapmakla gerçek Müslüman olunmuyor!
Maalesef, evrensel insan hakları, adalet, vicdan ve akıl üzerinden değerlendirildiğinde
deist
ve
ateisterin
Kuran’daki öğütleri Müslüman olduğunu söyleyenlerden daha fazla uyguladıkları kanaati hâkimdir.
Türkiye’nin 17 yıldır dindar bir iktidar tarafından yönetildiği, bu şartlar altında dindarların sayısında artış olması gerekeceği var sayılırken insanlarımız cemaatler, tarikatlar, diyanet ve siyasi iktidar tarafından kendilerine anlatılan egemen din anlayışına tepkilidirler. İslam’ın güzel ahlakı lafta kalmakta, haksızlıklar, yolsuzluklar, baskılar artmaktadır.
Yine maalesef diyeceğiz ama dindar geçinenlerin topluma verdikleri zararlar göz önünde bulundurulduğunda, zirvelerde olması gereken İslam Dininin neden çöküş içinde olduğu daha iyi anlaşılacaktır.
Evet, nüfus cüzdanı ve şekilcilik Müslüman’ı olmak ile
MÜMİN MÜSLÜMAN
olmak farklı-farklıdır. Asıl olan
MÜMİN MÜSLÜMAN OLMAK,
yani gerçek anlamda İslam dininin emrettiğini uygulamaktır.
ANEKDOT
Ateist olduğu bilinen ve yaşamı boyunca bu durumunu saklamak ihtiyacı duymayan Mizah Ustası
AZİZ NESİN’İN
bir gün bir yazısında
(Bu milletin yüzde
60’ı aptal!) dediği, kendisine, bazı çevreler tarafından
(MİLLETTEN ÖZÜR DİLE)
çağrısı yapıldığı zaman da:
-Evet, bir yanlışlık olmuş. (Yüzde 90’ı aptal) diyeceğime, (yüzde 60’ı aptal) demişim, özür dilerim…
diye düzeltmeğe gittiği söylenir.
TAŞLAMALAR
DOĞALGAZ BULMAYANLAR
VARSIN TEZEK YAKSINLAR
TEZEĞİN KOKUSUNU
BİLENLER ANLATSINLAR
DOĞALGAZIN KOKUSU
TEZEKTEN DE BETERDİR
BİRAZ KAÇAMAK YAPSA
ÖĞRENİRSİN NEDENDİR
ŞEHRİN ESKİ KESİMİ
HALA TEZEK YAKMAKTA
NE YAPSIN FAKİR YURTTAŞ
BİR İKTİSAT YAPMAKTA
BİR TARAFTA DOĞALGAZ
DİĞER TARAFTA TEZEK
MEDENİ OLAMADIK
KÖYE GERİ Mİ DÖNSEK