Türkiye’de 24 yıl boyunca “Allah demek, Kur’an okumak yasaklanmışmış!!!” Bu 24 yıl herhalde Cumhuriyetin ilan tarihi 1923’ten başlıyor olmalı. Yani Mustafa Kemal ATATÜRK ve İsmet İnönü dönemlerini kapsamaktadır. Bu sivri zekalının hesap hatası var. Atatürk ve İnönü dönemi 24 değil, 27 yıldır. 3 yıllık farkı hesap hatası olarak mı yaptı. Atatürk’ün ilk yıllarından mı, İnönü’nün son yıllarından mı düştü, merak ediyoruz.
AKP Çorum Milletvekili Erol Kavuncu, Mecliste düzenlediği basın toplantısında, “Sizin yüzünüzden bu ülkede 24 yıl boyunca Kur’an okumak, Allah demek yasaklandı. Bu ülkede sizin iktidarınızda 1930-1950 yılları arasında 20 yıl boyunca imam, din görevlisi yetiştirilmedi. 18 yıl boyunca İslam’ın şiarı Ezan-ı Muhammedi’nin okunması yasaklandı, ezan okuyanlar ya hapse atıldı ya da ağır para cezalarına çarptırıldı. 1944 yılında çıkardığınız bir kanunla en küçük, en basit namaz hocası kitapçığının bile basımını, okunması yasaklandınız. Sizin iktidarınızda 1938-1950 yılları arasında ecdat yadigarı 971 vakıf eseri, 3337 cami, mescit satıldı, tarumar edildi” diyerek CHP’ye göndermelerde bulunmuş.
Kavuncu, ortaçağın batıya özgü bir olgu olduğunu söyleyerek, “Müslümanların ortaçağı yoktur ve hiçbir zaman da olmamıştır. Sizin kıble olarak gördüğünüz Bat’ının ortaçağı o dönemde özgür düşünceyi, bilimi yasaklayarak, kilise dogmatizmine karşı çıkanları engizisyon mahkemelerinde yargılayıp ateşlerde yakarken, İslam dünyası, bilimin aydınlığını temsil ediyordu. İbni Sina’yı, Farabi’yi, Biruni’yi ve daha onlarcasını hiç duydunuz mu? Hangi çağda yaşadılar hiç merak ettiniz mi? Artık ağzınızdaki bu çürümüş, kokuşmuş sakızı atın, bu akla ziyan ezberlerinizden kurtulun. Cami ile kilisenin aynı olduğu saplantısından, ihanetinden vazgeçin. İslam’ın tarih boyunca hiçbir zaman, ilime, bilime, sanata karşı olmadığını öğrenin. Belki o zaman milletle gerçek manada barışarak helalleşme imkanı bulur, belki o zaman iktidar olma hayalleri kurabilirsiniz. Buradan milletin meclisinden, milli ve manevi değerlerimizi, Anadolu topraklarından silmeye çalışan tek parti CHP zihniyetindekilere bir kez daha seslenmek istiyorum! Ne bu gün, ne de yarın, asla başaramayacaksınız. Milletimizi bölemeyeceksiniz. Vatanımızı parçalayamayacaksınız. Bayrağımızı indiremeyeceksiniz. Ezanlarımızı susturamayacaksınız.” Şeklinde sözlerine devam etmiş.
AKP’nin elde kalan tek kozu DİN İSTİSMARIDIR! Bayrak inmeyecek, ezan susmayacak, vatan bölünmeyecek. Benim siyasetle alakam yok. Ama, ATATÜRK VE İNÖNÜ ile ilgili söylenecek çok sözüm var. Onlar, Vatanı böldürmemek, ezanı susturmamak, bayrağımızı indirmemek için KURTULUŞ SAVAŞINI YAPAN, YÖNETEN KAHRAMANLARDIR. Elbette, çok sayıda kahramanlarımız vardır. Ama bunların en kıdemlileri ATATÜRK ve İNÖNÜ’dür. Vatanımızı böldürmek isteyenler bellidir. Bugün BİRLİK VE BERABERLİK İÇİNDE BİR TÜRKİYE VARSA, BU TÜRKİYE’DE ŞANLI BAYRAKLARIMIZ DALGALANIYORSA, EZAN-I MUHAMMED’İ OKUNUYORSA, İSTİKLAL SAVAŞLARININ KAHRAMANLARI SAYESİNDEDİR.
Birinci, ikinci İnönü Savaşlarını, Kütahya Eskişehir hattında gerçekleşen muharebeleri, Sakarya Savaşını, Büyük Taarruzu kimler yönetti. Bu savaşları vatan bölünmesin, bayrak inmesin, ezan susmasın diye yapmadılar mı!
İnsaf edin, ALLAH’tan korkun. Bugün bir TBMM varsa ve çatısı altında milletvekili olarak görev yapıyorsanız, bunu Mustafa Kemal ATATÜR ve silah arkadaşlarına borçlu olduğunuzu unutmayın.
Evet, din-i İslamın altın çağlarında büyük bilim adamlarının yetiştiği bir gerçek. Ancak, daha sonra dini kendi çıkarları için kullanan sözde din adamlarının, âlem-i islamı medeni dünyanın çok gerisinde bırakmaya sebep oldukları da aşikârdır. Sadece Osmanlı İmparatorluğu döneminden tek bir örnek verelim. Matbaanın Osmanlılar tarafından kullanılmasını 300 yıl süreyle kimler engelledi! Elbette, dini şahsi çıkarlarına alet edenler…
Sonuç olarak bugün bağımsız bir ülkede, hür bir bayrak altında yaşıyor, yüzbinin üzerinde camiimiz ibadete açık ise, bunu kurtuluş savaşının kahramanlarına borçlu olduğumuzu unutmayalım…
“BAYRAK İNMEZ, EZAN SUSMAZ, VATAN BÖLÜNMEZ”!!!
Meclise sunulan yasa teklifleri, çoğu kere parmak sayısıyla onaylanıyor veya reddediliyor. Peki, çoğunluğun parmak kaldırılmalarıyla çıkarılan ve onaylanan yasalar, her zaman için doğru mu! Milletin yararına mı! Elbette ki hayır! Öyle olsa, Anayasa Mahkemesinden dönen yasalar olmazdı!
Demek oluyor ki, çoğunluğun verdiği kararların, her zaman için doğru olmayacağı gerçeğiyle karşı karşıyayız!
Seçimler oluyor, seçmen vatandaşlar, sandık başlarına giderek oylarını kullanıyorlar. Peki, en dürüst, en şaibesiz seçimler sonucu seçilenlerin bile, gerçekten ehil olduklarına inanıyor muyuz!
Hem, seçimler ne kadar dürüst yapılsa bile, dürüstçe ve adilce yapılmayan propagandaların sonucu etkileyeceği muhakkak değil mi!
Hele, din istismarı üzerinden yapılan propagandaların ne kadar aldatıcı olduğu, seçmen vatandaşları ne kadar etkilediği ortada!
Seçimlerin sonucunu etkileyen önemli unsurlardan biri de, seçmenlerin kültür seviyeleridir. (Kültür seviyesi) derken, kastettiğimiz tahsil durumu değildir. Kişilerin kendi kendilerini yetiştirme yetenekleridir. Bilinçli olarak kullanılan oylarla bilinçsiz ve dogmatik nedenlerle kullanılan oylar arasında elbette önemli farklılıklar vardır.
“Ya Allah, Bismillah, Allah-u Ekber! Vatan bölünmez, Bayrak inmez, ezan susmaz, ”
gibi dini deyimleri kullanarak, seçmenleri kandırmanın, din üzerinden siyaset yapmanın çok çirkin ve çok sakıncalı olduğu ortada! Din adına yapılan kıyamları (isyanları) ve sonuçlarını düşününüz!
Lâik rejimlerde, dini istismar etmenin yolları kapatılmıştır.
(Senin dinin sana, benim dinim
bana)
prensibi dinimizin bu konuda görüşünü ortaya koymak açısından önemlidir.
Yazımızı, dini istismar etmediği için, kimilerinin (haşâ) dinsiz vehmettikleri İsmet İnönü’yle ilgili bir anekdotla noktalayalım. Anekdot şu:
Dini istismar konusunda hayli mesafe alan Demokrat Parti döneminde CHP’nin düştüğü durumdan kurtarılması için İsmet İnönü’ye yakın çevresi tarafından dini konularda söylemler geliştirmesi tavsiye edilir.
Dini konuları istismardan kaçınmayı prensip edinmiş olan İnönü’ye, yine bir konuşmasından sonra yakın adamların biri:
-Paşam, konuşmanızda yine dini söylemlere yer vermediniz!
diye sitemde bulununca, Lozan Kahramanı İnönü din istismarcılarına ibret olması gereken şu tarihi cevabı verir:
-Konuşmamın sonunda, (ALLAH’A ISMARLADIK) dedim, ya!
Cumhuriyet tarihimize bir bakın. Demokrat Parti, Adalet Partisi, Doğru Yol Partisi, ANAP ve AKP hep dini istismar ederek iktidar olmadılar mı!
Bu ülkenin siyasetçileri
(Ya Allah, Bismillah,
Allah-u Ekber)
diyerek ve dini istismar ederek oy kapma sevdasından vazgeçmedikleri sürece, ülkemize gerçek anlamda demokrasi gelmez!
TAŞLAMA
YİRMİDÖRT YIL BOYUNCA
KUR’AN VE EZAN YASAK
KILINMIŞ DİYEN KİŞİ
GERÇEĞİ ÖĞREN DE BAK
EZAN DA SUSTURULMUŞ
BAYRAK DA İNMİŞ İDİ
BUNUN İÇİN BU MİLLET
NİCE SAVAŞLAR VERDİ
KURTULUŞ SAVAŞLARI
KAHRAMANLARI KİMLER
BUNU DÜŞÜN DE KONUŞ
NEDİR BUNCA HERZELER
ATATÜRK VE İNÖNÜ
BİRER MİLLİ KAHRAMAN
EDEBİN TAKIN GEREK
SÖZ EDERKEN ONLARDAN