Ahmet Arıtürk

TEK BAŞÖĞRETMEN, TEK BAŞKOMUTAN:  MUSTAFA KEMAL ATATÜRK!

Ahmet Arıtürk

Mustafa Kemal Atatürk’ün, Millet Mekteplerinin Başöğretmenliğini deruhte ettiği gün olması dolayısıyla 24 Kasım Günleri 1981 yılından beri

(ÖĞRETMENLER GÜNÜ)

olarak kutlanmaktadır. Öğretmenler Günü, öğretmenlik mesleğini icra edenleri onurlandırmak için çeşitli etkinliklerin düzenlendiği bir kutlama günüdür.

Bir çok ülkelerde 1994’ten beri her yıl 5 Ekim günü  Öğretmenler Günü olarak kutlanır. Bunun sebebi 5 Ekim günü, 1966 yılında Paris’te gerçekleşen "Öğretmenlerin Statüsü Hükümetler arası Özel Konferansı"nın sona erip UNESCO temsilcileri ile ILO tarafından "Öğretmenlerin Statüsü Tavsiyesi"nin oy birliği ile kabul edilişinin yıl dönümü olmasıdır. Kendi kültürel ve tarihî özelliklerine, okul tatil günlerine göre çeşitli ülkelerde farklı tarihler Öğretmenler Günü olarak belirlenmiştir. Örneğin 12 Arap ülkesinde (Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Cezayir, Fas, Katar, Libya, Mısır, Suudi Arabistan, Tunus, Umman, Ürdün, Yemen) her yıl 28 Şubat günü Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır. Türkiye'de her yıl 24 Kasım günü Öğretmenler Günü olarak kutlanır. Mustafa Kemal Atatürk'ün başöğretmen olduğu 24 Kasım günü, 1981 Atatürk Yılı'nda Kenan Evren tarafından Öğretmenler Günü olarak ilan edilmiştir.

Birçok ülkeler, Öğretmenler Günü’nü kendi iç dinamiklerine göre kutlamayı tercih ederler. Bu bakımdan, değişik tarihlerde kutlamalar yapılır.

24 Kasım 1928, Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün "Millet Mektepleri'nin Başöğretmenliği"ni kabul ettiği gündür. Bakanlar Kurulu, Mustafa Kemal Atatürk'e "Millet Mektepleri Başöğretmenliği" unvanını 11 Kasım 1928'de yaptığı toplantıda vermiş ve bu unvan, 24 Kasım'da Millet Mektepleri Talimatnamesi'nin yayımlanması ile resmileşmişti.

Atatürk'ün 100. doğum yıl dönümü olan 1981 yılında onun "başöğretmen" oluşunun yıldönümlerinde ülke çapında Öğretmenler Günü kutlanmasına karar verildi. Öğretmenler Günü ile ilgili kutlamalar, 26 Kasım 1992'de Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Öğretmenler Günü Kutlama Yönetmeliği çerçevesinde gerçekleşir.

Mustafa Kemal Atatürk'ün milleti için yaptığı devrimlerde en önem verdiği konulardan biri de eğitimdi. Ulu Önder, her fırsatta eğitime verdiği önemi dile getirir, öğretmenlerin milletin kurtuluşunda büyük bir role sahip olduğunu vurgulardı. O yılların yıpratıcı şartlarına rağmen, eğitime olan desteğini bir an bile esirgemedi.

Mustafa Kemal Atatürk’ün eğitime en büyük katkısı ise harf devrimiyle gerçekleşmiştir. Harf devriminden önce okur-yazar oranının yüzde 5’ler civarında olmasına karşılık, devrimden sonra oran hızla yükselmiş ve bugün neredeyse yüzde 99 düzeyine ulaşmıştır. Sadece harf devrimini yapmış olması bile Mustafa Kemal Atatürk’ün (Millet Mekteplerinin Başöğretmeni) olmak sıfatına lâyık olduğunun göstergesidir.

Bilindiği gibi Mustafa Kemal Atatürk’e verilen unvanlardan biri de (BAŞKOMUTAN) sıfatıdır. Biz de diyoruz ki, dün de, bugün de, yarın da Türkiye Cumhuriyetinin bir tek Başöğretmeni ve bir tek Başkomutanı vardır. O da MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’TÜR…

24 Kasım Öğretmenler Gününün yıldönümünde, bütün öğretmenleri, Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’ün şahsında kutluyor, ellerinden öpüyorum.

SİİRT’İN, MARKA ÖĞRETMENLERİ

24 Kasım’ın

(ÖĞRETMENLER GÜNÜ)

olması beni geçmiş yıllara götürdü. Bütün Öğretmenlerimi ve özellikle Siirtli olanları anımsadım. Gerçekten, Siirt’in geçmişinde çok önemli hizmetler ifa etmiş, mesleğine âşık öğretmenler vardı. Unuttuklarım olursa, kusuruma bakılmasın,

“Hâfıza-i Beşer Nisyan ile maluldür”

denilmiştir. Deyimin manası açık amma, biz yine de açıklayalım.

“İnsan hafızasının ‘UNUTMAK’ gibi bir hastalığı vardır!”

Bu açıdan,

“İz bırakan Siirtli öğretmenler”

konusunu işlerken, unuttuklarımızın aziz ruhlarından özür diliyoruz.

“Aziz ruhlarından”

diyoruz. Çünkü sadece vefat etmiş olanların adlarını sunmağa çalışacağız.

Geçmiş yıllarda Şehrimizde, kendisinden en çok bahsedilen merhum öğretmenlerin başında İsmail Hakkı Özcanlı gelirdi. Bir matematik dehası olduğu belirtilen İsmail Hakkı Özcanlı ile ilgili olarak anlatılan hayli anekdotlar vardır. Bir matematik dehası olmasına karşılık, yarı Türkçe, yarı Arapça kelimelerle kurduğu cümleler hep espri konusu olmuştur. Merhum Rıza Seçkin de Siirt’in Marka Öğretmenlerindendir. İsmail Hakkı Özcanlı ve Rıza Seçkin’in teyze çocukları oldukları belirtilir. 1950 öncesinde

“AÇIK OY, GİZLİ TASNİF!”

şeklinde yürütülen seçimlere sesli olarak karşı çıktığından Malatya’ya sürgün edilmiş ve bir daha da Siirt’e geri dönmemiştir. Şeyh Halef Vakfiyesinin Mütevellisi Merhum Ziya Seçkin’in ağabeyi, günümüz mütevellisi Mesut Seçkin’in Amcasıdır.

Merhum Fikri Güneri ve Merhume Eşi Nezihe Güneri de, marka olmuş Siirtli öğretmenler arasında sayılırlar. Fikri Güneri’nin hayli halim selim olmasına karşılık, eşi Nezihe Hanım gayet disiplinliydi ve öğrencilerin korkuyla karışık saygı gösterdikleri bir muallimeydi.

Hilmi Bekman, Şehrimizin yetiştirdiği halim-selim huylu bir öğretmendi. Yumuşak huylu olması sebebiyle, öğrencileri tarafından çok sevilirdi.

Merhum İhsan Nakipoğlu disipliniyle ön plâna çıkan öğretmenlerden biriydi. Ceza olarak, çocukların ellerine fırça vurmakla meşhurdu. Öğrencileri, fırçasını yememek için mümkün mertebe kurallarına uygun hareket ederlerdi. Merhum Ahmet Algan da Siirt’in marka öğretmenleri arasında sayılırdı. Disiplin konusunda vasattı.

Devlet eski Bakanlarından Egemen Bağış’ın Babası Merhum Abdullah Bağış da, Siirt’in eğitimine damga vuran öğretmenler arasındaydı. Tevfik Atalay ve eşi Mukaddes Atalay, dönemlerinin en etkili öğretmenleri arasında sayılırlardı. Sevim Vural da (Uzun Sevim) öğretmenlikte simge isimlerden biriydi.

Merhum Cengiz Altaç, Merhum Abdulkadir Çeliktuğ, Merhum Esen Güldoğan, Merhum Mizbah Çelepçıkay, Merhum Ahmet Erden ve Merhum Bahattin Danış son dönemde Siirt’in eğitimine büyük katkılar sağlayan öğretmenler arasındaydılar. Abdulkadir Çeliktuğ, Esen Güldoğan ve Bahattin Danış disiplinleriyle, Mizbah Çelepçıkay ve Ahmet Erden yumuşak huyları ve hoşgörüleriyle ön plâna çıkan öğretmenlerdi.

Adlarını saydığımız bu öğretmenler, milli eğitim teşkilâtının ve bürokrasinin muhtelif kademelerinde üst düzeylerde görevler de üstlendiler. Amma, netice olarak hep

(ÖĞRETMEN-HOCA) unvanlarıyla bilindiler, anıldılar.

Artık, Rahmet-i Rahman’a kavuşmuş olan adlarını saydıklarımız ve unuttuklarımız marka olmuş Siirtli bütün öğretmenleri,

Öğretmenler

Günü

vesilesiyle rahmetle ve minnetle anıyor,

“AZİZ RUHLARINIZ ŞADOLSUN”

diyoruz.

TAŞLAMA

BAŞÖĞRETMEN ATATÜRK

DÜN DE O’YDU, BUGÜN DE

BAŞKOMUTAN DA ODUR

BU MİLLETE ELBETTE

ATATÜRK GİBİ LİDER

BAŞÖĞRETMENİ OLAN

TÜRK ÖĞRETMENİ ŞANSLI

BİLESİNİZ Kİ BUNDAN

BAŞKA BAŞÖĞRETMENE

İHTİYAÇ YOK ELBETTE

ATATÜRK’LE KAİMDİR

DÜN DE BUGÜN DE ÜLKE

SUNİ BAŞÖĞRETMENLER

SUNİ BAŞKOMUTANLAR

ATATÜRK’ÜN YANINDA

NOKTA GİBİ KALIRLA

KOKUYORKEN NEFESİ

ÖĞRETMENİN AÇLIKTAN

MANA NE ÖĞRETMENLER

GÜNÜNÜ KUTLAMAKTAN

“ÖĞRETMEN MAAŞIYLA

MEBUSUN MAAŞINI

BİR TUTUNUZ” DEMİŞTİ

BAŞÖĞRETMEN BU TANI

YARI AÇ, YARI TOKTUR

BU ÜLKEDE ÖĞRETMEN

NE FAYDA UMARSINIZ

HAL BUYKEN ÖĞRETMENDEN

EKONOMİK DURUMU

DÜZELMEDİĞİ SÜRE

ÖĞRETMENLER GÜNÜNÜ

KUTLAMAMIZ NAFİLE

Yazarın Diğer Yazıları