Bilim insanları, PANDEMİ TEHLİKESİNİN devam ettiğini vurgulayarak özellikle MASKE TAKILMASI ZORUNLULUĞUNUN sürdürülmesini isterlerken, Sağlık Bakanlığı bütün bu ikâzları kulak arkası ederek, açık alanlarda MASKE TAKMA ZORUNLULUĞUNU, kamu kurum ve kuruluşları ile diğer kapalı mekanlarda HES KODU istenmesinin kaldırıldığını açıkladı. Vatandaşların çoğunluğu yasakların kaldırılmasından memnun. Netice itibarıyla her iki uygulama da külfet olarak görülmekteydi. İşin doğrusu, Sağlık Bakanlığının açıklamasından önce de zaten maske takma zorunluluğunu TAKAN YOKTU.
Ancak, Koronavirüs pandemisi tehlikesinin devam ettiği gerçeği ortadadır. Dünya Sağlık Teşkilâtı pandeminin etkisinin devam ettiğini belirterek, tedbirlerin devamını istemektedir. Peki, Sağlık Bakanlığı neden maske ve HES kodu konusunu gevşetti. Çünkü, uygulamalar maddi açıdan epey yük getirmektedir. Tıpta, pandemiler için uygulanan bir yöntem vardır ki bunun adı
(SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI)'
dır. Sürü bağışıklığının diğer tanımı ise toplum bağışıklığıdır. Pandeminin belli bir yüzdesinin enfeksiyon veya aşılama yoluyla, bakteri veya virüs gibi patojenlere karşı bağışık hale gelmesi ve bu sayede, toplumun geri kalanının da o patojenin sebep olduğu enfeksiyondan korunması veya o patojenden etkilenme riskinin azalması anlamına gelir. Bir diğer deyişle sürü bağışıklığı, toplumda aşılanan veya belli bir hastalığı atlatan kişilerin, henüz aşılanmayan veya o hastalığa henüz yakalanmamış kişileri de koruma özelliğidir. Örneğin aşılama çalışmalarında, popülasyonun
en azından
"sürü bağışıklığı kazanabilecek düzeyde" aşılanması hedeflenir ki, aşı olmayan kişiler de bu bağışıklık sayesinde korunabilsin.
Pandemilerde insanlar üç grupta tanımlanırlar. Bunlardan
MAVİ İNSAN,
bağışıklık kazanmamış sağlıklı birey anlamına gelir.
SARI İNSAN ise
Bağışıklık kazanmış sağlıklı birey için kullanılan deyimdir. Bir de
KIRMIZI İNSAN
olarak tanımlananlar vardır. Bunlar, bağışıklık kazanmamış hasta bireylerdir. SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI topluluğun büyük kısmının bağışıklık kazandığı kanaatine varıldığı zaman gerçekleştirilen uygulamadır. Nitekim, ilk görüldükleri dönemlerde büyük tehlikeler arzeden kızamık, kabakulak, çocuk felci, grip ve suçiçeği gibi hastalıklarda sürü bağışıklığı seviyesine erişilmiştir.
Hangi noktadan sonra sürü bağışıklığından söz edilmeye başlanabileceğini, patojenin özellikleri belirlemektedir. Genel olarak bir patojen ne kadar bulaşıcı ise, sürü bağışıklığının devreye girmesi için aşılanması veya hastalığı atlatması gereken kişi oranı o kadar yüksek olur. Örneğin kızamık gibi aşırı bulaşıcı bir hastalıkta sürü bağışıklığı, toplumun ancak %90'ından fazlası bağışıklığa sahipse devreye girmektedir. Daha az bulaşıcı hastalıklarda bu oran, çok daha az olabilmektedir.
Peki, KORONAVİRÜS PANDEMİSİNDE SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI İÇİN GEREKEN ORANA ULAŞILMIŞ MIDIR. Bilim adamları, bu konuda Sağlık Bakanlığı ile ters düşüyorlar, anımsatalım ve vatandaşlar olarak kendi kendimizi korumaya devam edelim…
ALTIN VE DÖVİZE ENDEKSLİ HESAP AÇMAK!
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile Maliye Bakanı Nureddin Nebati vatandaşlara
“elinizdeki
dövizleri ve altınları bozdurun”
çağrısı yapmakta, döviz ve altın endeksli hesaplar açmaları tavsiyelerinde bulunmaktadırlar. Bu çağrı, bize hiç de yabancı gelmedi. Son yıllarda, bu nakaratı defalarca duyduk! Sayın Erdoğan bundan önce de böyle çağrılarda bulunmuş ve vatandaşların
YASTIK ALTINDAKİ DOLARLARINI, ALTINLARINI BOZDURMALARI TAVSİYESİNDE BULUNMUŞTU.
Yastık altında dövizleri, altınları bulunan vatandaşlar var mı, yok mu bilemeyiz ama,
KEFEN PARASI
niyetine az bir birikimi olanlar bulunabilir. Liramızın sürekli değer kaybetmesi karşısında,
KEFEN PARASI NİYETİNE YASTIK ALTINA DÖVİZ VEYA ALTIN
KOYANLAR DA OLMUŞ OLABİLİR!
Ama, bunlardan bir şey çıkmaz.
BÜTÜNÜNÜ TOPLARSANIZ, BİR TEK YANDAŞIN DIŞ ÜLKELERE KAÇIRDIĞI TUTARI BULAMAZ.
Ülkemizden, gizli yollarla dış ülkelere ve özellikle
VERGİ CENNETİ
olarak tanımlananlarına para kaçıran namussuzlar varsa, öncelikle onların bir şekilde kaçırdıkları paraları ülkeye geri getirilmelerinin çareleri araştırılmalıdır.
KEFEN PARASINDAN, NE KÖY OLUR, NE KASABA!!!
Samimi olarak söylüyorum. Dövizim, altınım olsa, katiyetle bozdurmam! Hatta, alabilirsem (mesela) elimdeki son kuruşu dahi döviz ve altın olarak değerlendiririm, yastığın altına koyar, üstüne de üç düğüm atarım. Çünkü, liranın nasıl eridiği gerçeği gözler önündedir. Çok uzak yıllara değil, 4 yıl öncesine gidelim. 1 Ocak 2018 tarihi itibarıyla 1 Cumhuriyet altını 1.060 TL idi. Bugün 5.800 TL. Yani, 5-6 kat artmış. 1 ABD doları 3.70 TL idi. Şimdi, 14.19 TL. olmuş. Dolar da, Türk Lirası karşısında yaklaşık 4 kat değer kazanmış! Türk Lirasının dolar ve altın karşısında daha da eriyeceği gidişattan belli. Vatandaş döviz ve altın endeksli vadeli hesaba ise güvenmiyor. (
NAS var, FAİZE girer)
diye korkuyor! Hem, vatandaşların
KEFEN PARASI
birikimlerinden ne çıkar!
(BEŞLİ ÇETE)
ve benzerlerinin dış ülkelerde dövizleri varsa, onlar getirsinler ki gerçekten de ekonominin rayına girmesinin yardımcı olsunlar.
BİRİLERİNİN VERGİ CENNETLERİ ÜLKELERDE MİLYARLARCA DOLARLARI OLDUĞUNDAN BAHSEDİLİYOR. ONLAR GETİRSELER YA!!!
Ekonomistler, Türk Lirasına güvenin uzun bir süre sağlanamayacağını, döviz ve altın fiyatlarında dalgalanmaların devam edeceğini vurguluyorlar. Yani, bu tozda, bu dumanda
KEFEN PARASINI BOZDURACAK ENAYİLER ÇIKAR MI, PEK TAHMİN ETMİYORUZ!
ANEKDOT
İşsiz, güçsüz, kumarbaz çocuk, annesini sıkıştırarak:
-Paraya ihtiyacım var. Para bulup, kumar borcumu ödemezsem, alacaklılar beni döver, dövmekle de kalmaz, hatta şişler!
diye yakınmış.
Zavallı kadının aldığı sadece bir
DUL MAAŞI
VARMIŞ.
Onu da, yine oğlunun geçimi için harcıyormuş. Ama,
“Ölürsem, cenazem yerde
kalmasın”
düşüncesiyle oğlundan habersiz birkaç Cumhuriyet altını biriktirmiş ve sandığının dibine koymuş ki, çocuğu onları da alıp
KEFENSİZ
BIRAKMASIN!
Ancak, oğlunun yakarışına ve hele-hele
(Alacaklılar beni şişler)
demesine dayanamayan kadıncağız, çıkarıp
KEFEN
PARASI
için biriktirdiği 2-3 Cumhuriyet altınını da veriken söylenmiş:
-Oğlum, bunları da al. KEFEN PARAM için biriktirmiştim. Ne yapayım!
Haylaz ve hayırsız çocuk pişkinlikle cevap vermiş:
-Anne, HİÇ MERAK ETME! artık fakirleri BELEDİYE DEFNEDİYOR!
TAŞLAMA
SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI
HEDEFLENEN GALİBA
VARSIN ÖLSÜN ÖLENLER
SAĞLAR BİZİM NASILSA
ALTMIŞBEŞ YAŞ VE ÜSTÜ
VARSIN ÖLSÜN, GİTSİNLER
KORONAVİRÜS İLE
ÖLSÜN TÜM EMEKLİLER
BEN DE BİR EMEKLİYİM
HEM DE SEKSEN YAŞINDA
İŞİN GERÇEĞİ ŞU Kİ
BİR AYAĞIM ÇUKURDA
EMEKLİNİN İYİSİ
HEMEN ÖLÜP GİDENDİR
MAAŞINI ALACAK
VARİS BIRAKMAYANDIR