Kimi aklı evveller, Suriye’de, HTŞ’nin (Hey'etu Tahrîri'ş-Şâm) veya Türkçe tercümesiyle (Şam Kurtuluş Heyeti)nin kazandığını zannediyorlar. Oysa, Suriye’de asıl kazanan BOP’tur (Büyük Ortadoğu Projesi) ve İsrail’dir. HTŞ’nin Şam’a girdiği gün, İsrail askerleri de hiçbir engel ile karşılaşmadan, Golan Tepelerinden Suriye topraklarına ellerini kollarını sallayarak girdiler.
Son 13 günde yaşananları bir anımsayalım. Bütün Dünya’nın ve Türkiye’nin terör örgütü olarak kabul ettiği HTŞ ciddi hiç bir direnişle karşılaşmadan Şam’a girdi ve Beşşar Esed’i iktidardan düşürdü.
HTŞ’nin başında bulunan Ahmed Hüseyin el-Şara nam-ı diğeri (Ebu Muhammed el-Cevlani) ABD’nin başına 10 milyon dolar koyduğu bir terörist! Bu adamı, Türkiye de terörist olarak kabul etmişken, şimdi bunun Şam’a girişini büyük bir zafer gibi kutluyoruz.
Şam’ın böyle kısa bir süre içinde düşmesinin uluslalarası bir anlaşmanın tezgahı olduğu açıktır. Gelin, bu işin nasıl olmuş olabileceğini kendimize göre yorumlayalım.
ABD’ye yeniden başkan seçilen Donald Trump, muhtemelen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e telefon ederek, “Dostum, Esed’i desteklemekten vazgeç. Ben de Ukrayna’da barışı sağlayarak, seni bu beladan kurtarayım” demiştir. Putin de, Suriye’deki yangına müdahale etmek yerine, Ukrayna sorununun çözümünden yana tavrını koyarak ve dostu Esed’e telefon ederek “Sen, bu vefasız Suriye halkı için çabalamaktan vazgeç. Zaten, Rusya bankalarındaki gizli hesaplarında yedi sülalene yetecek kadar paraların var. APTAL OLMA gel, ailen ile birlikte bizim ülkede yaşamını sürdür. Keyfine bak” demiştir. Esed de bu teklifi kabul etmiş ve ailesiyle birlikte Rusya’ya sığınmıştır.
ABD, Şam’a girmesine müsaade ettiği HTŞ’ye de “bak sana yaptığım bu kıyağa karşılık yakın bir tarihte Suriye’nin eyaletlere bölünmesine ses çıkarmayacaksın, adam kesmekten, boğazlamaktan vazgeçeceksin demiş ve kabul ettirmiştir.
Suriye’yi ele geçiren Suriye halkı değil, terör örgütleridir. HTŞ’nin yanı sıra Afrin bölgesinde konuşlanan DEAŞ ve PKK/PYD/YPG terör örgütleri var. İşin ilginç yanı birbirlerine düşman görünen bu terör örgütleri de HTŞ’nin Şam’a girmesine seyirci kaldılar. Çünkü onların ağababaları hükmünde olan ABD ve İsrail kendilerine bu konuda talimat vermişlerdir. Verilen sözler arasında mutlaka, Türkiye sınırlarında kendilerine bir koridor oluşturmaları fırsatının tanınacağı konusundadır.
Büyük Ortadoğu Projesi, öyle birkaç yıl içinde kotarılacak şekilde planlanmış da değildir. Uzun vadeli bir projedir. Bu proje, Irak’ta Saddam’ın devrilmesiyle başlatılmış, Libya’da Kaddafi’nin düşürülmesiyle sürdürülmüştür. Şimdi de Suriye ayağı çözülmüştür. Proje, tıkır-tıkır işlemeğe devam etmektedir. Sırada kimler var, yaşayanlar görecek.
Şam’da, Emeviye Camiinde namaz kılacakları için sevinenlere anımsatalım. “Dimyat’a pirince giderken, evdeki bulgurdan olacaklar” farkında değiller….
TAŞLAMA
BAŞÇALAN, BAŞKOMUTAN
OLURSA NE OLACAK
İŞİMİZ HİLE, YALAN
OLURSA NE OLACAK
POLİSLE, BEKÇİ HIRSIZ;
KADIN HAYASIZ, ARSIZ;
NAMUSLU, İTİBARSIZ
OLURSA NE OLACAK
BEYHUDE BÜTÜN ÇABAN
YOLSUZLUKLAR BİR ÇIBAN
KURTLAR, KUZUYA ÇOBAN
OLURSA NE OLACAK
TALANCI, HAYIRSEVER
MASKELİ OLSA EĞER
ÂBİD’İN GÖNLÜ CEVHER
OLURSA NE OLACAK