Ahmet Arıtürk

SULTAN 2. ABDULHAMİD HAN'A RAHMET OKUTANLAR!!!

Ahmet Arıtürk

Döneminde yaşayan kimilerinin

(Cennetmekân Sultan 2. Abdulhamid Han),

kimilerinin

(KIZIL SULTAN)

olarak vasıflandırdıkları Osmanlı Hanedanlığının 34. Padişahı 2. Abdulhamid’in etrafında fırtınalar kopmaktadır. Birileri neredeyse resmi kurum ve kuruluşlardaki

ATATÜRK’ÜN PORTRELERİNİ

İNDİRİP,

Sultan 2. Abdulhamid Han’ın portrelerini asmak derdinde. Şunu anımsatalım ki, döneminde yaşayanlardan İstiklâl Marşımızın büyük şairi Mehmed Akif Ersoy da 2. Abdulhamid’in şiddetli muarızlarındandır. Hatta bir şiirinde ona lanet okumaktadır.

Sultan 2. Abdulhamid Han’ın bilinen en büyük özelliği

SANSÜRCÜ

bir Padişah olmasıdır. Benim ortaokul sıralarında okuduğum yıllarda Türkçe Kitabında

(SANSÜR NE İDİ)

başlıklı Sultan 2. Abdulhamid Han’ın sansürcü zihniyetini anlatan bir makale vardı. Şu anda, o parçanın yazarını anımsamıyorum, ama böyle bir makalenin varlığını kesin olarak anımsıyorum. Makalede, Sultan Abdulhamid döneminde uygulanan sansürlerden, jurnalcilikten ve saray hafiyelerinden bahsedilmekteydi.

İş bu Sultan 2. Abdulhamid bugün neden böyle kıymete bindi, sebebini bilenler bilir. Öyle ki, televizyonda yayınlanan dizilerle ne kadar mübarek bir Padişah, bir Halife olduğundan, İmparatorluğu yönettiği 33 yıl zarfında Osmanlı İmparatorluğunun bir karış toprak kaybı yaşamadığından dem vurmaktadır. Oysa tarih kitapları bunun tam aksini yazmaktadır. Sultan 2. Abdulhamid zamanında Osmanlı İmparatorluğunun kaybettiği topraklar yaklaşık 1,5 milyon kilometrekaredir.

Tunus, Mısır, Kıbrıs, Sırbistan, Karadağ, Romanya Sultan 2. Abdulhamid zamanında yitirilen Osmanlı topraklarıdır.

2.Sultan Abdülhamid, 1876-1909 tarihleri arasında tam 33 yıl gibi uzun bir süre padişahlık yapmıştır.  Kızı Ayşe Sultan’a göre, babası II. Abdülhamid’in 13 eşi olmuştur. Kabul gören diğer kaynaklara göre ise, bu sayı 16’dır.  Sultan Abdülhamit 10 Şubat 1918 tarihinde vefat etmiştir.

Evet, önce meşrutiyet ilân ederek sözde hürriyet getireceğini vaat eden, ilk fırsatta meclisi dağıtarak, mutlakıyet rejimini güçlendiren ve gizli hafiyelerle

JURNALİST BİR REJİM TESİS EDEN

Sultan 2. Abdulhamid işte budur.

TRT’nin yönetiminin başında olan ve adına kısaca RTÜK (Radyo Televizyon Üst Kurulu) denilen bir kurum vardır. Bu kurumun yetkililerinin sözün tam anlamıyla

SULTAN 2. ABDULHAMİD’İN

yolunda olduklarından şek, şüphe yok! Özellikle muhalif olarak bilinen Televizyon kanallarına öylesine cezalar yağdırıyor ki, amaçları galiba

SULTAN ABDULHAMİD HAN’A RAHMET OKUTMAKTIR!

Amaçları buysa, gerçekten de istedikleri oluyor, uyguladıkları sansürler karşısında

SULTAN 2. ABDULHAMİD’İN SANSÜRLERİ BİLE GÖLGEDE KALIYOR. HAFTA İÇİNDE TELE 1 VE HALK TV’YE 5 GÜN SÜREYLE EKRAN KARARTMA CEZASI VEREN KURUM GAYESİNE ULAŞMIŞ VE SULTAN 2. ABDULHAMİD’İN SANSÜRÜNÜ ARATACAK BİR KARARA İMZA ATMIŞTIR.

SANSÜRCÜ ZİHNİYETİYLE SULTAN 2. ABDULHAMİD HAN’A RAHMET OKUTAN RTÜK’Ü KUTLUYORUZ!!!

ANEKDOT

Mahalli lisanlarımızdan

KÜRTÇE

ile vurgulanan güzel bir deyim vardır.

“RAHMET SER KEFENDİZ!”

deriz. Bunun anlamı,

“KEFEN HIRSIZINA RAHMET”TİR.

Bu deyime sebep olduğu söylenen olayı anlatalım. Çünkü bütün atasözlerinin, deyimlerin mutlaka bir hikâyeleri vardır. İşte

“RAHMET SER KEFENDİZ!”

deyiminin sebebi olan hikâye:

Öyle anlatılır ki, geçmiş yıllarda, işi

KEFEN HIRSIZLIĞI

olan biri varmış. Adına

NEBBEŞ

de denilen bu

KEFEN HIRSIZI,

yeni ölenlerin mezarlarını açar, kefenlerini çalarmış. İşte, bu kefen hırsızı, ölüm döşeğindeyken, oğlunu çağırmış ve vasiyette bulunmuş. Demiş ki:

-Oğlum, ben çok günah işledim. İş olarak sana KEFEN HIRSIZLIĞINI devrediyorum. Çünkü başka ne bir sermayem var, ne bir hünerim. Ancak, bana rahmet okunması için Baban olarak bir vasiyetim olacak. Kefenlerini çaldığın mevtaların kıçlarına bir de kazık çakacaksın ki, millet bu durumu görüp, bana rahmet okusun!

Adam ölmüş, oğlu da vasiyeti gereği, mezarlarını eştiği ve kefenlerini çaldığı mevtaların kıçlarına birer kazık çakmağa başlamış. Bu durumu gören ve eski

KEFEN SOYUCUNUN

yerini yenisinin aldığını fark eden Şehir halkı da, eski

NEBBAŞA

gerçekten de rahmet okumağa başlamışlar. Ve

“RAHMET SER KEFENDİZ”

demeğe başlamışlar. Çünkü eski

NEBBAŞ

hiç olmazsa, mevtalarının kıçlarına kazık çakmıyormuş. İşte,

“KEFEN

HIRSIZINA RAHMET”

okutulması şeklindeki deyimin vücut bulmasının hikmeti buymuş!

TAŞLAMALAR

SULTAN ABDULHAMİD’E

RAHMET OKUTTU BUNLAR

ONUN DEVRİNDE DAHİ

YOKTU BÖYLE SANSÜRLER

HALK TV, TELE-1’E

BEŞ GÜN YAYIN YASAĞI

ABDULHAMİD KALKSA BİL

ONAMAZ BU CEZAYI

RTÜK’ÜN BU YAPTIĞI

SANSÜRÜN DANİSKASI

YAPILACAK TEK ŞEY BİL

RUHSAT İPTALİ KALDI

BU DEVİRDE BU SANSÜR

YAKIŞMIYOR ÜLKEYE

BOŞUNA ÇIRPINMAYIN

DEMOKRASİ VAR DİYE

Yazarın Diğer Yazıları