Söz Ayasofya’dan açılmışken, yıllar önce yazdığım ve 1995’li yıllarda yayımlanan
(GÖNÜL DEFTERİNDEN)
adını verdiğim ilk şiir kitabımda yer alan, daha sonra yayımladığım diğer şiir kitaplarımda da yer verdiğim
(AYASOFYA’M)
başlıklı şiiri anımsadım.
Haliyle, diğer bütün şiirlerim gibi bu şiirim de önce
SİİRT GAZETESİNDE
yayımlanmış, bilahare gazeteden derleyerek kitaplaştırdığım şiirler arasında yer almıştı. Şiirin, Siirt Gazetesinde yayınlanış tarihinin 1975’li yıllar olduğunu ve İstanbul’un Fethi yıldönümü dolayısıyla yazdığımı anımsar gibiyim. Maalesef, elimizde 1990 yılı öncesine ait
(SİİRT)
Gazetesi arşivi olmadığı için kesin tarihi bilemiyorum.
İtiraf etmeliyim ki, gençlik heyecanıyla, olgunluk çağımdaki fikir yapım arasında mutlaka bir farklılıklar olmuştur. Zaman, insanları olgunlaştırıp, pişiriyor. Daha sıhhatli düşünmesine katkı sağlıyor. Doğrusunu isterseniz, yıllar önce
CAMİ OLMASINI İSTEDİĞİM AYASOFYA
konusunda bugün tereddütlerim var. İstanbul, zaten baştan aşağı camiler şehri.
Başta Eyüp Sultan Camii ve külliyesi olmak üzere, Fatih Camii, Sultan Ahmet Camii, Süleymaniye Camii, Valide Sultan Camii (Eminönü Yeni Cami), Mihrimah Sultan Camii, Ortaköy (Büyük Mecidiye Camii), Şemsi Ahmet Paşa (Kuşkonmaz Camii), Kalenderhane Camii, Arap Camii ve daha nice camiiler ve mescitler var. İstanbul Müftülüğünün verilerine göre bu kadim şehirde 3 bin 270 camii ve mescit bulunmaktadır.
Bu kadar camiin ve mescidin bulunduğu İstanbul’da Hıristiyan âleminin kutsallarından ve bidayette katedral olarak inşa edilen, İstanbul Fethedilinceye kadar da bu konumunu koruyan
AYASOFYA’NIN,
Fatih Sultan Muhammed Han’ın emriyle camiye dönüştürülmesi, belki o yıllar için bir gereksinimdi. Ancak, Fethin üzerinden asırlar geçtikten ve İstanbul’un artık bir Müslüman beldesi olduğunun bütün dünya tarafından tescil edilmiş olmasından sonra, 1934 yılında müzeye çevrilen bu tarihi mabedin tekrar cami olarak ibadete açılmasında dini açıdan bir gereksinim var mı, yok mu iyi irdelemek gerekir.
Her dinin kendisine göre kutsalları vardır. Kutsallara saygı göstermek esastır. Bakın, Müslümanlar olarak neden hala
MESCİD-İ AKSA’NIN DERDİNDEYİZ.
Çünkü İslam dininin kutsalıdır. Kutsal olarak kabul ettiğimiz için İsrail’in (Yahudilerin) girişimlerine karşı tepki koymaktayız. Aynı durumu, Hıristiyan âlemi için de düşünün. Ayasofya, Hıristiyan âlemi açısından kutsaldır. Elbette, bidayetinde olduğu gibi kilise yapılmasına gönüllerimiz asla razı olmaz. Ancak, bırakalım yine müze olarak kalsın. Unutmayalım, İslam âleminin Hıristiyan ülkelerde çok sayıda camileri, mescitleri vardır. Dinler arası hoşgörü çerçevesinde yıllar önce birçok tutucu gibi
(CAMİ OLSUN)
dediğim
AYASOFYA
konusunda düşüncemin değiştiğini ve bugün için
MÜZE
olarak kalmasının dinler arası hoşgörü çerçevesinde daha mantıklı olacağını düşündüğümü belirtmek isterim.
Bu düşünceler içinde yine de yazımı, gençlik yıllarında yazdığım ve şiir kitaplarımda yer alan
(AYASOFYA’M)
başlıklı şiirimle noktalıyorum:
FETHİN YADİGÂRISIN
FATİH’TEN AYASOFYA’M
BESBELLİ Kİ HALİNDEN
“YASLI”SIN AYASOFYA’M
NEDEN BOYNUN BÜKÜKTÜR
BELLİ DERDİN BÜYÜKTÜR
GÖNLÜN BİZE GÖYNÜKTÜR
HAKLISIN AYASOFYA’M
BÜLBÜL DİLLERİN SUSMUŞ
MÜSLÜMANLARA KÜSMÜŞ
DİLİNİ KİMLER KISMIŞ
EZANDAN AYASOFYA’M
HASRETLİSİN TEKBİRE
BOYUN EĞDİN TAKDİRE
GELEBİLSEYDİN DİLE
NE DERDİN AYASOFYA’M
KIRILACAK ZİNCİRİN
DUYULACAK TEKBİRİN
CAMİ OLMAKTIR YERİN
YENİDEN AYASOFYA’M
TAŞLAMALAR
AYASOFYA YİNE DE
MÜZE KALSIN DİYORUZ
KUTSALLARA SAYGIYI
TAVSİYE EDİYORUZ
FATİH SULTAN MUHAMMED
BUGÜN ŞAYET SAĞ OLSA
ATATÜRK GİBİ, MÜZE
OLURDU AYASOFYA
İSTANBUL’DA ÜÇBİNDEN
DAHA ÇOK CAMİ VARKEN
CAMİ OLSA NE YAZAR
AYASOFYA YENİDEN
AYASOFYA BIRAKIN
YİNE DE MÜZE KALSIN
ÜÇBİN CAMİDEN VARSIN
BİR CAMİ EKSİK KALSIN