Millet İttifakı, pahalılığın sembolü olarak soğanı örnek gösterince, Cumhur İttifakının aklı evvelleri de
(BİZ TOGG DİYORUZ, ONLAR SOĞAN DİYORLAR)
diyerek sözde gırgıra alıyorlar. Türkiye’nin sorunu keşke soğan olsa, hayatımızda soğan yemezdik. Sorun, soğanın veya diğer sebze, meyve ve gıda fiyatlarının anormal yükselişinde değil. Asıl sorun işlemeyen ve güven endeksinde yüzde yirmiler dolayında görülen adalet sistemindedir. Ben demiyorum, inanmayan internette
GOOGLE’YE GİRSİN VE (TÜRKİYE’DE ADALETE GÜVEN ORANI NE KADARDIR) diye sorsun, alacağı cevabı ölçüp, biçsin, kararını buna göre versin.
20 yıldan beri kamu kurum ve kuruluşlarına yapılan atamaları düşünün. KPSS’de 80-90 puan alan gençler elenirken, 50-60 puan alanlar, sözlü mülakatlarla kazandırılmaktadırlar. Bundan daha büyük adaletsizlik olur mu. Elenen gençlerin tamamına yakını fakir ve orta halli ailelerin çocukları. Kazananlar ise AKP’li ailelerin. Şöyle düşünün biri hak ettiği halde aydı 15-20 bin TL maaştan oluyor, hakketmeyen biri bu parayı hem de her ay bütün sosyal haklarıyla birlikte ömür boyu alıyor. Yani, sonu gelmeyen yıllar sürecek bir adaletsizlik. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir seçim vaadi olarak bundan böyle sınavlarda mülakatı kaldıracaklarını söyledi ama atı alan çoktan Üsküdar’ı geçti. Cumhurbaşkanının (Mülakatı kaldıracağız) demesi, mülakatlarla haksızlıklar yapıldığının açık itirafıdır.
Adaletsizlik, sadece kamu personellerinin alımında mı. Elbette hayır, liyakatsiz atamalar gırla gidiyor. Devletin en önemli kurum ve kuruluşlarının başına ehil olanlar değil, biat edenler atanıyor. İhaleler, dostlara, akrabalara, partizanlara veriliyor. Beşli çetelerin oluşmasına yol açılıyor. Endi püften sebeplerle muhalif siyasetçiler, yazarlar gözaltına alınıyor. Adalet mekanizması öylesine siyaset aracı haline getirilmiş ki, örnek olması açısından İstanbul Büyükşehir Belediye seçimlerinde aynı zarftaki dört oydan sadece birinin geçersiz sayılırken, diğer üçünün geçerli sayılmasını gösterebiliriz. Çünkü biliyorlar ki, dördünü geçersiz saysalar, AKP’nin aldığı diğer üç belediye de güme gidecek. Sonuç olarak milletten okkalı bir tokat yiyorlar, 13 bin olan fark 800 bine yükseliyor.
Bu konuda yazılacak daha çok örekler var ama biz yine SOĞAN konusuna dönüş yapalım. AKP’li aklı evvel birileri durumu Hazret-i Musa’nın (Peygamber Efendimize, O’na ve cümle Peygamberlere salat ve selam olsun) döneminde de Yahudilerin nankörlük ederek, soğan, sarımsak istemleriyle eşleştirmek işine getirmek istiyor. Hazreti Musa’nın kavmine gökten sofralar (MAİDE) indiği halde soğan ve sarımsak talebinde bulunmuşlardı. Yani cennet etamıyla doyurulmaktaydılar. Nankörlükleri bundandı. Bu ülkede millet değil et, ekmek bulamıyor, ucuza alabilmek için halk büfeleri önünde saatlerce kuyrukta bekliyor.
Soğan fiyatının bu kadar yükselmesinin sebebi üçlü rakamlara ulaşan enflasyondur. (Biri yer, biri bakar, kıyamet bundan kopar) deyiminden hiç mi haberleri yok.
Bizim derdimiz ne et, ne soğan, ne şeker, ne de başka bir gıda maddesidir. Bizim sorunumuz, talebimiz ADALETTİR. Adalet olursa, bütün bunlar kendiliğinden rayına girecek, hiçbir çocuk yatağına aç girmeyecek…
TÜRKİYE’NİN YÜZDE 50’Sİ VATAN HAİNİ Mİ!!!
Türkiye’nin en az yüzde 50’si
VATAN HAİNİ!
Bunu ben söylemiyorum, mevcut iktidarın sözcüleri dillendiriyorlar. AKP’ye ve Cumhur ittifakına oy vermeyenler dolaylı olarak
VATAN HAİNİ
ilan edilmektedirler.
“İllet, zillet, şerefsiz, haysiyetsiz,
adi”
olmak istemeyen Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan’a, milletvekilliği seçiminde Cumhur ittifakına oy verecek. Aksi takdirde, vatanına ihanet etmiş olacak!
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ buyuruyor ki “14 Mayıs’ta ya anlı secdeye varanlara oy vereceksiniz, ya da şampanya patlatanlara!” Başbakan eskisi Binali Yıldırım ise “Bu seçim, işgalcilere karşı istiklal mücadelesi seçimidir” buyurmakta. Bu ifadeye göre Millet ittifakına oy verecek olanlar işgalcilere mi destek olacaklar.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da yaptığı bir konuşmada "15 Temmuz onların fiili darbe girişimiydi. 14 Mayıs da siyasi darbe girişimleridir” ifadelerini kullandı.
Peki, 14 Mayıs’ı seçim günü ilân eden AKP iktidarı değil mi! Yani, kendi kendisine karşı bir darbe mi planladı.
İktidar sözcüleri ortalığı çok geriyorlar, seçim havasını adeta savaş havasına çevirmekteler. Millet huzur istiyor, sandık başlarına hür iradeleriyle giderek oylarını kullanmak istiyor. Bu ülkede, iktidara muhalif asgari yüzde 50 oranında vatandaş vardır. Bütün bunları içkici, işgalcilerle işbirlikçi ve darbeci olarak nitelendirmek, gerçekten çok esef verici bir durumdur.
Seçimin, alnı secdeye varanlarla, şampanya patlatanlar arasında geçeceğini söyleyen Adalet Bakanına bizim de bir tavsiyemiz var. Google’ye girsin ve “Türkiye’de adalete güvenenlerin oranı ne kadardır” diye yazsın, cevabına baksın. Bu ülke insanının adalete güvenini ne durumlara düşürdüklerini görsün de, öyle konuşsun. Adalet Bakanı olarak gelinen durumdan utansın…
TAŞLAMA
BUGÜN 1 MAYIS GÜNÜ
SÖZDE İŞÇİ BAYRAMI
İŞÇİLER İÇİN BAYRAM
YAPACAK HAL Mİ KALDI
İŞÇİLER SENDİKASIZ,
SENDİKALAR İŞLEVSİZ
YİNE DE KUTLUYORUZ
İŞÇİ BAYRAMINI BİZ
SENDİKALAR EMRİNE
GİRMİŞLER HÜKÜMETİN
SESLERİ, SOLUKLARI
BUNDAN ÇIKMIYOR BİLİN
İTİBARSIZLAŞTILAR
SENDİKALAR GERÇEK BU
HEPSİ DE HÜKÜMETİN
EMRİNDE UYDU OLDU
MİLLET HUZUR İSTİYOR
YETER KAN DÖKÜLMESİN
GERÇEKTEN BAYRAM OLSUN
1 MAYIS GERİLMESİN
İSTER BAHAR BAYRAMI
İSTER İŞÇİ BAYRAMI
OLSUN NE FARKEDECEK
BAYRAM OLSUN ANLAMI
DOKUZYÜZYETMİŞYEDİ,
YILINDA OLAN YİNE
OLMASIN DİLİYORUZ
GEÇTİ BU KADAR SENE
TAKSİM EDİN BAKALIM,
PARSELLEYİN ÜLKEYİ
KİM KALDIRIR SÖYLEYİN,
ÜSTÜNDEKİ LEKEYİ
DOKUZYÜZYETMİŞYEDİ,
KATLİAMI BİR LEKE
OLARAK KALMIŞ BİLİN,
1 MAYIS’IN ÜSTÜNDE
“YEK GULAN” DİYOR
KİMİ, KİMİ “İŞÇİ BAYRAMI”
NASIL “BAHAR BAYRAMI”,
OLABİLSİN ANLAMI