Ahmet Arıtürk

SİİRT'İN  TERK EDİLEN BİR GELENEĞİ DEM VE DEHLİÇ!!!

Ahmet Arıtürk

Siirt’in terk edilen birçok gelenek ve görenekleri vardır. Maalesef, Siirt Şehrinin kadim yerlileri olan ve kendilerine

(ISIRDİYE=SİİRTLİ)

denilen hemşerilerimizin büyük çoğunluğu yaşanan terör olaylarının etkisiyle son 30-40 yıllık süre zarfında Şehirlerini terk ederek, başta İstanbul, Adana, Mersin, İzmir, Ankara, Yalova gibi büyük şehirler olmak üzere Anadolu’nun birçok illerine yerleşmişlerdir. Öyle tahmin ediyoruz ki, Türkiye’nin 81 iline gidilse ve araştırılırsa, mutlaka Siirtlilerin izlerine rastlanacaktır. Bu göçün sonucu olarak, 50-60 yıl öncesine kadar nüfusunun yüzde yüzüne yakını Şehrinin kadim yerlilerinden oluşan Siirt Merkez İlçesinde yaşayan öz Siirtlilerin

(ARAP KESİMİ)

nüfusu, Şehrin nüfusunun yüzde 15’leri düzeyine inmiştir. Bunun tabii sonucu olarak, kadim Siirt şehrinin birçok gelenek ve görenekleri de zaman içinde terk edilmiştir.

(Siirt’le İlgili Anekdotlar)

kitabından anlıyoruz ki, terk edilen bu gelenek ve görenekler arasında tam da içinde bulunduğumuz haftada gerçekleştirilen

(DEM VE DEHLİÇ ŞENLİKLERİ)

vardır.

Geçmiş yıllarda, Siirt’in gelenekleri içinde bir nevi

YILBAŞI KUTLAMALARI OLARAK “DEM” ŞENLİKLERİ)

düzenlenirdi.

Miladi Takvim yerine, Rumi Yılbaşını esas alan

DEM ŞENLİKLERİ HAFTASINDA,

Şehrimize has özel yemekler yapılırdı. Yine bu şenlikler kapsamında Siirt’çe

“DEHLİÇ”

olarak tabir edilen eğlenceler düzenlenir, hafta boyunca çocuklar, gece saatlerinde kendi mahallelerindeki evleri dolaşır ve uğradıkları evlerden bahşiş koparıncaya kadar Siirt’çe mâniler, tekerlemeler söylerlerdi. Genelde çocuklara verilen paradan çok, kışlık yemişler (ceviz, fıstık, kuru üzüm, peksimet v.s.) olurdu.

“DEM”

Türkçe olarak

“Devam etti”

anlamına gelir. Rivayetlere göre, günlerin kısalmaları devam ederken bundan endişelenen ve gündüzlerin son bulmasından korkmağa başlayan Siirtliler, günlerin kısalması son bulup da yeniden uzamaya başlayınca

“Dünyanın ve gündüzlerin sonu gelmeyecek, yaşam devam edecek”

anlamında

“DEM”

deyimini kullanmışlardır.

Bunun için de, gündüz saatlerinin kısalmalarının son bularak uzamaya başlamalarını kutlamak amacıyla eğlenceler düzenlemişler.

Genelde, her mahallenin çocukları kendi muhitlerinde DEM haftasının gecelerinde kapı-kapı dolaşır adına

“DEHLİÇ”

denilen mâniler okurlardı.

İşte, DEM ŞENLİKLERİ HAFTASININ GECELERİNDE ÇOCUKLAR TARAFINDAN SÖYLENEN MÂNİLER VE TEKERLEMELERDEN BAZILARI:

(ARAPÇASI)

CİNE ME CİNE

RABBİSSEME YIHDİNE

YE YIHDİ YEY VEDDİNE

ITLAULLEYNE

LE BIRDU İCREYNE

IFTEHU FIMMIL KİSE

PARITEYN MOY KEFFEVNE

YA CEVEP, YA MEVEP

HENYE MENYE

REKZE FİLİZVEYYE

CİBU SAHAN İZBİP

DINNAKKOR IŞVEYYE

YA CEVEP, YA MEVEP

HENYE MENYE ĞELFİLAYT

ALLAYĞELLİ NESİLBEYT

LIKEN ECİN TIĞTAMAR

SALKEN IBEN KEMEL KAMAR

YA CEVEP, YA MEVEP

(TÜRKÇESİ)

GELDİK GELMEDİK

SEMALARIN RABBİ HİDAYET ETSİN

YA HİDAYET ETSİN, YA ALSIN ARTIK

YANIMIZA ÇIKIN

AYAKLARIMIZ DONDU

KESENİN AĞZINI AÇIN

İKİ PARA BİZE YETMEZ OLDU

EVET Mİ, HAYIR MI

RAHAT HUZUR İÇİNDE

KURULMUŞSUN KÖŞENE

BİR TABAK KURU ÜZÜM GETRİN

ATIŞTIRALIM TANE TANE

EVET Mİ, HAYIR MI

RAHAT HUZUR İÇİNDE

ARKASINDASINIZ DUVARIN

ALLAH, EV HALKINI BAĞIŞLASIN

MAYA TUTMUŞ HAMURUNUZ VAR

AY YÜZLÜ BİR ÇOCUĞUNUZ OLMUŞ

EVET Mİ, HAYIR MI

TAŞLAMA

HALA BÜYÜDÜK DERLER

UTANIP, SIKILMADAN

ONLAR BÜYÜMÜŞLERDİR

BİL BUDUR GERÇEK OLAN

ASKIDA EKMEK VAR MI

YOK MU DİYE GİZLİDEN

BAKAN YOKSUL VATANDAŞ

UTANMA HA SAKIN SEN

SENİ BU HALE SOKAN

UTANMALI ASLINDA

KİMİN VEBALİ VARDIR

YAŞANAN BU DURUMDA

HANİ SOSYAL DEVLETTİK

FAKİRLER KAN AĞLIYOR

İŞSİZLERİN FİGANI

YÜREKLERİ DAĞLIYOR

DİNDAR VE KİNDAR NESİL

YETİŞTİRDİLER GERÇEK

DİNDAR, KİNDAR OLUR MU

BUNA AKIL ERMEZ PEK

EY DİNDARLIK TASLAYAN

DİNDAR İSEN BANA NE

NAMAZ KILSAM, KILMASAM

SÖYLE BUNDAN SANA NE

SENİN DİNİN SANADIR

BENİM DİNİM DE BANA

ÖYLE DİYOR KULAK VER

SEN HAZRET-İ KUR'ANA

DÜNYADA BEŞ BÜYÜK VAR

TÜRKİYE'DE BEŞ BÜYÜK

BÜYÜKLER, KÜÇÜKLERİN

OMUZUNDA AĞIR YÜK

Yazarın Diğer Yazıları