(DÜNDEN DEVAM)
2024 yılının 14 Eylül günü gecesinin Peygamber Efendimiz HAZRET-İ MUHAMMED’İN (O’na, al ve ashabına salat ve selam olsun) dünyaya teşrif ettikleri gecenin (MEVLİD KANDİLİ) idrak edilecek olması yanı sıra, aynı zamanda yine 14 Eylül Gününün Mustafa Kemal Paşa’nın (ATATÜRK) 16. Kolordu Komutanı olarak Siirt’i şereflendirmiş olması dolayısıyla Siirt’in Şeref günü olarak kutlanması açısından hareketle bu iki olayın bir tevafuk olarak br araya gelmesinden yola çıkarak, Mustafa Kemal Atatürk’ün, HAZRET-İ MUHAMMED’E ve İslam dinine olan bağlılıklarını dile getirmek için örnekler sunmuştum. bu Bugünkü yorum yazımda da aynı konuyu işlemeğe devam edeceğim:
İşte, Mustafa Kemal Atatürk’ün İslam dini ile ilgili görüşleri:
*"Bizim dinimiz, en makul ve en doğal bir dindir. Ve ancak bundan dolayıdır ki son din olmuştur. Bir dinin doğal olması için akla, tekniğe, ilme ve mantığa uygun olması gerekir. Bizim dinimiz bunlara tamamen uygundur. ... İslam'ın sosyal hayatı içinde hiç kimsenin, bir özel sınıf halinde varlığını sürdürme hakkı yoktur. Kendilerinde böyle bir hak görenler dini kurallara uygun harekette bulunmuş olmazlar. Bizde ruhbanlık yoktur, hepimiz eşitiz ve dinimizin kurallarını eşit olarak öğrenmeye mecburuz"
*"Düşmanlarımız, bizi dinin etkisi altında kalmış olmakla itham ediyor, duraklamamızı ve çöküşümüzü buna bağlıyorlar; bu bir hatadır. Bizim dinimiz hiç bir vakit kadınların, erkeklerden geri kalmasını talep etmemiştir. Allah'ın emrettiği şey, Müslüman erkekle, Müslüman kadının beraberce din öğrenerek eğitilmesidir. Kadın ve erkek bu ilim ve eğitimi aramak ve nerede bulursa oraya gitmek ve onunla mücehhez olmak zorundadır. İslam ve Türk tarihi incelenirse görülür ki, bugün kendimizi bin türlü kuralla bağlanmış zannettiğimiz şey yoktur. Türk sosyal yaşantısında kadınlar bilimsel yönden eğitim ve öğretim görmekte ve diğer konularda erkeklerden katiyen geri kalmamışlardır. Belki daha ileri gitmişlerdir."
*"Siyasetimiz, dine aykırı olmak şöyle dursun, din bakımından eksik bile hissediyoruz."
*"Türk Milleti daha dindar olmalıdır, yani bütün sadeliği ile dindar olmalıdır, demek istiyorum. Dinime, bizzat hakikate nasıl inanıyorsam, buna da öyle inanıyorum. Şuura muhalif, terakkiye engel hiçbir şey ihtiva etmiyor. Halbuki, Türkiye istiklalini veren bu Asya milleti içinde daha karışık, sun'i, batıl inanışlardan ibaret bir din daha vardır. Fakat bu cahiller, bu acizler sırası gelince aydınlanacaklardır. Eğer ışığa yaklaşamazlarsa kendilerini mahv ve mahkum etmişler demektir. Onları kurtaracağız."
*Her yıl Ramazan ayı yaklaşınca Atatürk kız kardeşine; "Makbule, Ramazan geliyor, annemize hatim okutmayı ihmal etme" der ve hatim okuyacak hafıza hediye edilmek üzere bir zarf içerisinde para verirdi
***
DİNİ ÖNDERİMİZ OLAN HAZRET-İ MUHAMMED İLE MİLLİ LİDERİMİZ MUSTAFA KEMAL’İ KARŞI KARŞIYA İMİŞ GİBİ GÖSTERMEK İSTEYEN KİMİ YOBAZLARIN (DİNSİZ!) GİBİ GÖSTERMEK İSTEDİKLERİ ATATÜRK’ÜN, DİNİMİZLE İLGİLİ GÖRÜŞLERİNDEN BİR KESİT SUNDUK. ATATÜRK’ÜN SÖYLEDİKLERİNE Mİ İNANALIM, YOKSA BU YOBAZLARA MI!
PEYGAMBER EFENDİMİZ HAZRETİ MUHAMMED’E SONSUZ SALAT VE SELAMLAR OLSUN DERKEN, MUSTAFA KEMAL PAŞA İÇİN DE RUH’UN ŞAD, MEKÂNIN CENNET OLSUN, BÜYÜK ATATÜRK, DİYORUZ.
TAŞLAMA
MUSTAFA KEMAL PAŞA
TEŞRİF ETMİŞ SİİRT’E
BİR ONDÖRT EYLÜL GÜNÜ
HEM YÜZSEKİZ YIL ÖNCE
HÂLÂ ANMAKTAYIZ BİZ
KEMAL PAŞA’YI NEDEN
BİR VATAN KURDU BİZE
YURDU KURTARIP SEVR’DEN
KURUCU BAŞKOMUTAN
ÖVÜLMEYE LÂYIKTIR
CUMHURİYET VAR İSE
BİL KURAN ATATÜRK’TÜR
ATATÜRK’ÜN ADINI
TARİH ALTIN HARFLERLE
YAZMIŞTIR BU BELLİDİR
SİLMEK KİMİN HADDİNE
ATATÜRK DÜN DE VARDI
BUGÜN DE VAR YARIN DA
DİĞERLERİ İĞRETTİR
BİLİNİZ MAKAMINDA
HÂLÂ ASKERİYİZ DER
MUSTAFA KEMAL İÇİN
BU MİLLET ATATÜRK’E
MEDYUN-U ŞÜKRAN BİLİN