Ahmet Arıtürk

ŞEYH ABDULVEHHAB'IN BEDDUASI!

Ahmet Arıtürk

Geri kalmışlık Siirt’in yakasını bırakmıyor. Recep Tayyip Erdoğan gibi güçlü bir lidere parlamentonun yolunu açan Siirt’in başına

TALİH KUŞU

konduğunun hayalini kurarken ve geri kalmışlık zincirinin kırılacağını zannederken, 19 yıl gibi uzun bir süredir iktidarda olan AKP’nin güçlü lideri ve şimdi de TEK ADAM olarak gece yarısı kararnameleri çıkaran güçte siyasi iradeye sahip Erdoğan’dan da Siirt’e bir hayır gelmedi! Sayın Erdoğan Cumhurbaşkanı makamına da oturdu ama, Siirt olduğu yerde sayıklıyor.

Siirt’in geri kalmışlığı, hep bir

BEDDUA İLE

yorumlanmıştır. Tabii, böyle bir bedduanın olup olmadığının tespiti de mümkün değildir. Ancak, Siirt’in geri kalmışlığının böyle bir beddua ile yorumlanarak, arkasına sığınamayacağımızı belirtmekte yarar görüyoruz. Yine de  çok yaygın olması açısından

“SİİRT’E BEDDUA”

ile ilgili bu anekdota yer vermekte yarar var.

Öyle anlatılır ki, çok eski yıllarda Şehrimizde ilmiyle irfanıyla yöreye ün salmış

ŞEYH ABDULVEHHAP

adında büyük bir zat varmış. Bu Zatın, bir

ALLAH DOSTU (EVLİYA)

olduğu söylenir. Nitekim

MEZARININ, ŞEYH MUSA TÜRBESİNDE

olması, bunun delili olarak kabul edilmektedir.

Öyle anlatılır ki,

Şeyh ABDULVEHHAB’IN

yaşadığı dönemde, Siirt’e, çok zâlim bir bey musallat olmuş. Siirt halkı, artık bu beyin ellinden

“İLLALLAH”

diyormuş. Şehrin ileri gelenleri,

Şeyh ABDULVEHHAB’A

giderek, bu zulme karşı tavır koymasını istemişler.

Şeyh Abdulvehhab’ın başkanlığında

oluşturulan bir heyet, Siirt’in bağlı olduğu

BEYLERBEYİNE,

beyi şikâyet etmeğe karar vermişler. Ancak, Beylerbeyinin sarayına yaklaşıldığı zaman

Şeyh Abdulvehhap Hazretleri kapının önünde yalnız başına kaldığını fark etmiş. Çünkü, diğer ileri gelenlerin hepsi, zâlim beyi şikâyet etmekten korkarak sıvışmışlar.

Yine de Beylerbeyinin sarayına giderek durumu anlatmaktan çekinmeyen

Şeyh Abdulvehhap

Hazretlerinin,

beylerbeyinin sarayından çıkarken, kendisini yalnız başına bırakan ekabirlerden duyduğu öfke ile şöyle bedduada bulunduğu iddia edilir.

İşte Şeyh Abdulvehhab’ın Siirt hakkında yaptığı öne sürülen beddua:

-“Bİ HAKKIL İSE VE BİHAKKIL MESİH, VELEYIT SİİRT VELE TUSTERİH, MİN FİLİL KABİH!”

Bedduayı, Türkçe’ye şu şekilde tercüme edebiliriz:

-“MESİH OLAN İSA HAKKI İÇİN SİİRT VİLAYETİ, BU ÇİRKİN DAVRANIŞINDAN DOLAYI HİÇ BİR ZAMAN RAHAT VE HUZUR GÖRMESİN!”

Dediğimiz gibi, böyle bir duanın yapılıp yapılmadığını kesin olarak bilmemekle beraber, her haksızlığa uğradığımızda

(ŞEYH ABDULVEHHAB’IN BEDDUASI)

denilmesi sebebiyle, istedik ki, bu bedduanın ne olduğunu, gelecek kuşak hemşerilerimiz de bir

ANEKDOT OLARAK hatırlasınlar.

Siirt, Sayın Erdoğan’a milletvekilliği, Başbakanlık ve dolayısıyla CUMHURBAŞKANLIĞI MAKAMININ yolunu açmışken, hala geri kalmasını ŞEYH ABDULVEHHAP’IN BEDDUASIYLA YORUMLAMAYIP DA NE YAPALIM!

Hem, inşallah Şeyh Abdulvehhap Hazretleri böyle bir BEDDUADA BULUNMUŞ OLSA BİLE, ARTIK SİİRT’İ VE SİİRTLİLERİ AFFETMİŞTİR.

TAŞLAMALAR

SİİRT BEDDUALI MI,

GERÇEKTEN BİLEMEDİK

ŞEYHİMİZE, ŞEHRİMİZİ

BİZ AFFETTİREMEDİK

ŞEYHİMİZ ABDULVEHHAP

BEDDUA ETMİŞ MİYDİ

“SİİRT HİÇ RAHAT YÜZÜ,

GÖRMESİN” DEMİŞ MİYDİ

40-50 YIL ÖNCEKİ,

SİİRTLİLER KALKSALAR

SİİRT’İN BU HALİNİ

GÖRÜP, KAHIRLANSALAR

“MALAMINE” DİYORUZ,

BAŞKA ŞEY DEMİYORUZ

SİİRTLİNİN DÜŞTÜĞÜ,

HALLERE YANIYORUZ

Yazarın Diğer Yazıları