Ahmet Arıtürk

SELÂM VERMEK SÜNNET,  ALMAK FARZDIR!

Ahmet Arıtürk

Bir hemşerimiz bazı işlerinin takibi için resmi bir kuruma gitmiş.

“Allah’ın Selamı”

niyetiyle selam vermiş. Ama gelin görün ki, elindeki evraklarından çözülmesi gereken işleri olduğu belli vatandaşın selamını alan olmamış.

AKP iktidarında olmazsak,

“Bürokratlar selam almaya cesaret

edemiyorlar!”

diyecektik amma Allah’a binlerce şükür ki AKP iktidar olduktan sonra, iş başında olanların büyük ekseriyeti hacı-hoca takımı mütedeyyin insanlar! Hem öyle ki, mitinglerde bile konuşmalarına selam vermekle başlıyor ve selam vermekle noktalıyorlar!

Vatandaş, girdiği resmi kurumda verdiği selamının alınmayışının geçmiş yıllardaki selam alma fobisinden olmadığına inandığı için kendi-kendine şöyle düşünmüş:

“Bu dini bütün bürokratlar, her halde, rüşvet olur ihtimaliyle selamımı almadılar. Vay be aferinler olsun!”

Gerçekte, selâm vermek sünnet, almak ise farzdır. Selam vermek, dinimizin çok önemli kurallarından biridir.

Peygamber Efendimiz

HAZRET-İ MUHAMMED (O’na al ve ashabına salat ve selam olsun) yolda gördüğü çocuklara bile selam verirdi.

Selamlaşmanın anlamı karşılıklı olarak

(Emin ol ki benden sana zarar gelmez)

demektir. Selam, sadece tanıdıklar arkasında değil, yoldan gelip geçen herkese karşı uygulanan, insanları birbirine bağlayan sıcak bir duygudur. Birbirlerini hiç tanımadıkları halde, nice kişiler arasında selam alıp-vermek sonucu zaman içinde nice samimi dostluklar kurulmuştur.

Selam vermenin de bir adabı, sünnet içinde sünneti vardır. Her şekilde selam verip almak güzel olmakla birlikte:

*Mevki itibarıyla büyük olanın, kendisinden küçük olana,

*Yaş itibarıyla küçük olanın, kendisinden büyük olana,

*Zenginin, fakire,

*Yürüyenin, oturana,

*Sayı itibarıyla daha az olan grubun, karşılaştığı daha kalabalık gruba,

*Arkadan gelenin, önünde yürüyene,

selâm vermesi, sünnet olan selam vermenin sünnetlerindedir.

Bir de YÜCE ALLAH’IN SELAM VERDİKLERİ VARDIR. Kur’an-ı Kerim’de mealen buyrulur:

*Selam olsun sabredenlere,

*SELAM OLSUN ölümü güzel olanlara,

*Selam olsun anne ve babasına iyi davrananlara,

*Selam olsun cahillerden yüz çevirenlere,

*Selam olsun Ahrette ALLAH’IN SELAM VERDİKLERİNE

*Selam olsun amel defteri sağdan verilenlere,

*Selam olsun iman edip salih amel işleyenlere,

*Selam olsun ölümü güzel olanlara,

*Selam olsun boş işlerden yüz çevrenlere,

*Selam olsun ahrette

RAHMANA

kavuşacak olanlara,

*Selam olsun Allah’ın ayetlerine inanlara,

*Selam Olsun Cennetliklere,

*Selam solsun takva sahiplerine Allah’ın sınırlarını koruyanlara,

*Selam olsun hidayete tabi olanlara,

*Selam olsun iman gelmez kimselerden yüz çevirenlere.

***

Selâmdan söz açılmışken, büyük Şair Fuzuli’nin Şikâyetname’sindeki meşhur deyişi aklıma geldi. Ne demişti büyük Şair, yeri gelmişken, gelin birlikte okuyalım:

SELAM VERDİM, RÜŞVET DEĞİLDİR DİYE ALMADILAR.

HÜKÜM GÖSTERDİM, FAYDASIZDIR DİYE İLTİFAT ETMEDİLER.

EĞERÇİ GÖRÜNÜRDE İTAAT EDER GİBİ DAVRANDILAR AMA

BÜTÜN SORDUKLARIMA HAL DİLİYLE KARŞILIK VERDİLER.

DEDİM: – EY ARKADAŞLAR, BU NE YANLIŞ İŞTİR,

BU NE YÜZ ASIKLIĞIDIR?

DEDİLER: – BİZİM ADETİMİZ BÖYLEDİR.

DEDİM: – BENİM RİAYETİMİ GEREKLİ GÖRMÜŞLER

VE BANA TEKAÜT BERATI VERMİŞLER Kİ

ONDAN HER ZAMAN PAY ALAM

VE PADİŞAHA GÖNÜL RAHATLIĞI İLE DUA KILAM.

DEDİLER: – EY ZAVALLI! SANA ZULÜM ETMİŞLER

VE GİDİP GELME SERMAYESİ VERMİŞLER Kİ,

DAİMA FAYDASIZ MÜCADELE EDESİN

VE UĞURSUZ YÜZLER GÖRÜP SERT SÖZLER İŞİTESİN.

DEDİM: – BERATIMIN GEREĞİ NİÇİN YERİNE GELMEZ?

DEDİLER: – ZEVAİTTİR, HUSULÜ MÜMKÜN OLMAZ.

DEDİM: – BÖYLE EVKAF ZEVAİDSİZ OLUR MU?

DEDİLER: – ASİTANENİN MASRAFLARINDAN

ARTARSA BİZDEN KALIR MI?

DEDİM: – VAKIF MALIN DİLEDİĞİ GİBİ KULLANMAK VEBALDİR.

DEDİLER: – AKÇAMIZ İLE SATIN ALMIŞIZ, BİZE HELALDİR.

DEDİM: – HESABA ALSALAR BU TUTTUĞUNUZ YOLUN FESADI BULUNUR.

DEDİLER: – BU HESAP, KIYAMETTE SORULUR.

DEDİM: – DÜNYADA DAHİ HESAP OLUR, HABERİN İŞİTMİŞİZ.

DEDİLER: – ONDAN DAHİ KORKUMUZ YOKTUR,

KATİPLERİ RAZI ETMİŞİZ.

GÖRDÜM Kİ SUALİME CEVAPTAN BAŞKA NESNE VERMEZLER

VE BU BERAT İLE HACETİM KILMAĞIN REVA GÖRMEZLER,

ÇARESİZ MÜCADELEYİ TERK ETTİM

VE MEY’US Ü MAHRUM GUŞE-İ UZLETİME ÇEKİLDİM.

***

Sözlerimi yine Fuzuli’nin beyitleriyle noktalayalım:

DEHR BİR BÂZÂRDIR HER KİM METÂIN ARZ EDER

EHL-İ DÜNYA SÎM Ü ZER EHL-İ HÜNER FAZL U KEMAL

(Dünya bir Pazar yeridir ki insanlar ellerindeki malları sunarlar. Dünya ehli altını ve gümüşü pazarlar, hünerli insanlar ise erdemlerini, olgunluklarını sergilerler.)

“HUZURLARINA GİTTİM, BİR CEM GÖRDÜM, HİKÂYETLERİ PERİŞAN,

NE SAFÂDAN ANDA ESER-Ü NE SIDKTAN ANDA NİŞAN VAR”

Ve olayı anlatan vatandaş bize şu soruyu sordu:

-Ne dersiniz! Selamımı RÜŞVET telakki ederek mi almadılar. RÜŞVET OLMADIĞI İÇİN Mİ!

Cevabı zor bir soru!

TAŞLAMA

YAĞMUR VE KAR YAĞIŞI

SEVİNDİRDİ HERKESİ

İNŞAALLAH GEÇMİŞTİR

KURAKLIK TEHLİKESİ

KURAKLIK TEHLİKESİ

İNŞALLAH SON BULACAK

BU YIL MAHSULLER BOL VE

BEREKETLİ OLACAK

YAĞMUR SELE DÖNÜŞÜR

EĞER TEDBİR ALMAZSAK

RAHMET DÖNER NIKMETE

EĞER ŞÜKÜR KILMAZSAK

ŞÜKÜRLER OLSUN RABBİM

RAHMETİNİ YAĞDIRDIN

GÜNAHKÂR OLSALAR DA

KULLAR, SENİN KULLARIN

Yazarın Diğer Yazıları