Ahmet Arıtürk

SEÇİMLER YAKLAŞIRKEN, TERÖR OLAYLARI TIRMANDIRILIR MI!!!

Ahmet Arıtürk

Mersin’de, polis evine yapılan saldırı isteri-istemez kuşkulara yol açmaktadır. Seçimler yaklaşırken, terör olayları tırmandırılacak mı!!!

1 Polisimizin şehit düştüğü, 1 polisimizin yaralandığı olayın failleri olan canlı bombalar kendi kendilerini patlatırken, eylemi tertipleyenlerin ne kadar kararlı olduklarını ortaya koymak açısından oldukça düşündürücü bir durum.

Peki, yaklaşan seçimleri sabote etmek isteyen  mi var, eylemler düzenleyerek halkın içine korku salmak isteyenler mi! Bu eylemi yapanların PKK terör örgütünün kadın militanları oldukları söyleniyor. Gerçekten, eylemi yaptıran PKK terör örgütü ise, amacı ne! Seçimlerin olmasını mı istemiyor, olmasını istemeyenlere hizmet mi ediyor.

Mersin, kozmopolit İllerimizden biri. Türk, Kürt, Arap, Laz, Çerkez, sünni, şii, Hıristiyan, Ermeni her görüşten insanlar var. Terör eylemi için böyle kozmopolit bir İlin seçilmesi elbette tesadüfi değildir.

Mersin’deki terör olaylarının HDP eş Başkanları tarafından da kınanmış olması dikkatleri çekicidir. HDP, ilk defa bir terör olayını açık bir şekilde telin etmektedir. Amacı, terörle arasına mesafe koymak ve Türkiye Partisi olduğunu ispatlamak olsa gerek.

Seçimlere 8 aylık süre kala, terör olaylarının yeniden başlatılması endişesi var. 7 Haziran ve 1 Kasım 2015 seçimlerinde yaşananları anımsayalım. 7 Haziran'da seçimlerinde tek başına iktidar olamayan AKP, 1 Kasım 2015’te tekrar seçime gitmek kararı aldırmıştı.

7 Haziran-1 Kasım günleri arasında yaşanan terör olaylarını anımsayalım. 22 Temmuz'da 2015’te yaşanan Ceylanpınar saldırısı Çözüm sürecini bitirmişti. 7 Haziran 2015 seçimlerinin hemen öncesinde de 5 Haziran’da HDP’nin Diyarbakır mitinginde bomba patlamıştı.

AKP'nin tek başına iktidar olamamasıyla başlayan süreçte yani 7 Haziran’dan 1 Kasım’a kadar uzanan 5 aylık zaman diliminde iki bombalı eylem, sınır ötesi operasyon, Türkiye genelinde gözaltı ve tutuklamalar, Doğu ve Güneydoğu kentlerinde sokağa çıkma yasakları asker, polis ve sivil ölümleri yaşanmıştı.

İki seçim arasında yaşananlar sandıkta durumun değişmesine neden oldu. 1 Kasım seçimlerinde yüzde 49 oy alan AKP tekrar iktidar oldu.

7 Haziran’dan 1 Kasım’a kadar olan süreçte  yaşananları anımsayalım:

*11 Temmuz: KCK, ateşkesi sonlandırdı.

*17 Temmuz: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dolmabahçe Mutabakatı’nı tanımadığını söyledi.

*20 Temmuz: Suruç’ta IŞİD’li canlı bomba, kendisini patlattı. 33 kişi hayatını kaybetti.

*22 Temmuz: Ceylanpınar’da iki polis, evlerinde uyurken öldürüldü.

*23 Temmuz: IŞİD, Kilis’te sınırdan ateş açtı bir astsubay öldü. Diyarbakır’da bir polis PKK tarafından öldürüldü.

*24 Temmuz: TSK uçakları IŞİD hedeflerini ve Kandil’deki PKK kamplarını bombaladı. Polis de Türkiye genelinde IŞİD, PKK ve DHKP-C operasyonu yaptı.

*11 Ağustos: Erdoğan, çözüm sürecinin kaldırıldığını açıkladı.

*20 Ağustos: Lice’de 4 asker öldürüldü.

*21 Ağustos: Siirt’te yola döşenen patlayıcılar askeri aracın geçişi sırasında patlatıldı, 8 asker hayatını kaybetti.

*22 Ağustos: Şırnak’ta karakola düzenlenen saldırıda Yüzbaşı Ali Alkan hayatını kaybetti. Askerin ağabeyi Yarbay Mehmet Alkan hükümetin savaş politikasına isyan etti.

*5 Eylül: Cizre’de sokağa çıkma yasağı ilan edildi. 20’ye yakın sivil çatışmalarda öldü.

*6 Eylül: Dağlıca’daki PKK saldırısında 16 asker öldü.

*8-9 Eylül: Iğdır’da gümrük kapısını koruyan polislere yönelik saldırıda 13 kişi hayatını kaybetti.

*20 Ekim: Davutoğlu, Van’daki mitinginde “AKP iktidardan indirilirse buralarda terör çeteleri dolaşacak, beyaz Toroslar dolaşacak” diyerek Kürt seçmeni tehdit etti.

*10 Ekim: Ankara’daki barış mitinginde iki ayrı bombanın patlaması sonucu 102 kişi hayatını kaybetti.

Bütün bunları düşünürken, ister istemez (GELİN DE ENDİŞELENMEYİN) diyoruz…

ZORAKİ EMEKLİ EDİLEN TAŞERONLARIN İSYÂNI!!!

Zorla emekli edilen taşeronların feryatları yükseliyor. İlimizde de çok sayıda taşeronun, istekleri dışında emekli edildikleri bilinmektedir. Taşeron olarak çalışan hemşerilerimizden Gazetemize gelerek sorunlarını dile getirmemizi isteyenler oldu.

Türkiye genelinde yıllarca taşerona bağlı olarak çalışan yaklaşık 1 milyon işçi, 2018 yılında çıkartılan 696 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile sürekli işçi kadrosuna alınırlarken KHK’da yer alan düzenleme uyarınca, emeklilik için asgari koşulları yerine getirmiş işçiler kadroya alınmayarak emekliye sevk edildiler. Kadroya alınanlar da koşulları yerine getirdikleri tarihten itibaren zorunlu emekli ediliyorlar. Kadınlar bu yıl 48 – 49 yaşında, erkekler de 52- 53 yaşında emekli oluyor. Bu yaş grubundaki işçiler 5600 prim günü ile emekli edildikleri için, aylık bağlama oranları düşük oluyor. Çalışma yaşamlarında elde ettikleri kazançlar genelde asgari ücrete yakın düzeyde olduğu için emekli aylıkları da 2500 – 3000 lira düzeyinde oluyor.

Taşeron işçilerinin yıllarca kamunun marabası olarak görüldüğü, adeta modern kölelik sistemi içinde çalıştıkları bir gerçektir. Kadroya geçerek rahatlayacaklarını zannettikleri zaman diliminde emekliye sevkedilmektedirler.

İsteği dışında ve zorunlu olarak emekliliğe sevkedildiğini belirterek Gazetemize müracaat eden mağdurlardan biri yirmi yıldır sağlık sektöründe hizmet ettiğini, pandeminin en salgın olduğu dönemde bile yoğun bakımda çalıştırılarak sağlığının riske atıldığını, hastaların altlarını bile temizlediğini belirterek çalıştığı süre boyunca sürekli asgari ücret civarında aylık aldığı için tasarruf yapamadığını belirterek, zorunlu emeklilik ile yoksulluk sınırının altında yaşamaya mahkûm edildiğini söyledi. Bir başka işçi de geçen yıl zorunlu emekli edildiğini ama aldığı emekli aylığı ile geçinemediğini anlattı.

EYT’lilere tanınmayan koşullarla zorunlu emekliliğe sevk edilerek mağdur duruma düşürülen taşeron işçiler, “bizler çalışmak isterken, bizleri kapı önüne koyup, yandaşlarına kadro açmak istiyorlar” diyerek isyanlarını dile getirmektedirler.

Taşeron işçi iken belirlenen bazı kriterlerle zorunlu emekliliğe sevk edilen taşeronlar azami 3-4  bin TL maaş alabilmektedirler. Yani, asgari ücretin bile altında emekli aylığı alabilmektedirler. Her an işten çıkarılma endişesi içinde yıllarca, canla başla çalışırlarken ve tam kadroya alınacaklarken zorunlu emekli edilenler, “bunun hesabını elbette ilk genel seçimde iktidardan soracağız” demektedirler.

Emekli mağduru bunca EYT’li varken, onların yanına bir de taşeron işçilerin eklenmesi, bu ülkede emeğe gösterilen saygısızlığın bir işareti olsa gerek.

Zorunlu olarak emekliye sevk edildiklerini ve işlerine geri dönmek istediklerini belirten taşeronların seslerine bkalım, kulak veren yetlililer ve etkililer çıkacak mı!!!

TAŞLAMA

SEÇİMLERE GİDERKEN

TIRMANACAK MI TERÖR

İKİBİNONBEŞLERDE

NELER YAŞANMIŞTI GÖR

SEÇİME AYLAR KALA

MERSİN’DEKİ SALDIRI

(TERÖR HORTLADI) DİYE

İÇLERE KORKU SALDI

DIŞ GÜÇLERİN İŞİ Mİ

İÇ GÜÇLERİN İŞİ Mİ

KORKMAYINIZ SAĞLAMDIR

HİÇ BATAR MI BU GEMİ

DIŞ DÜŞMANLAR DIŞARDAN

HAİNLERSE İÇERDEN

VURMAK İSTESELER DE

BU GEMİ BATMAZ İNAN

Yazarın Diğer Yazıları