Türkiye’de mevcut seçim sistemi adil mi, elbette hayır. Seçim hilelerini bir yana bırakın, mevcut seçimlerle oluşan tabloya bakın. Örnek olarak 2002 genel seçimlerini ele alalım. Bu seçimde toplam geçerli oyların yüzde 34’ünü alan AKP, mevcut seçim sistemi sayesinde milletvekili sayısının yüzde 65’ini (363 milletvekili) almıştır. Yani, aldığı oy oranının iki katı milletvekili çıkarmıştır.
Geçerli oyların yüzde 19’unu alan CHP ise 178 milletvekilliği alırken, geçerli oyların yüzde 9’unu alan DYP, yüzde 8’ini alan MHP, yüzde 7’sini alan Genç Parti tek bir milletvekili çıkaramamıştır. 9 Milletvekili ise bağımsız olarak meclise girme başarısını göstermiştir.
Yani, TBMM geçerli oyların toplam yüzde 53’ünün oyları ile teşekkül ederken, oyların yüzde 47’si çöpe gitmiştir. Şimdi, seçim yasası değiştiriliyor. Bu çarpık tablonun bozulması için mi, elbette değil! Mevcut iktidar, NALINCININ KESERİ gibi, kendi lehine yontmak için. Cumhur ittifakının hazırladığı yasa teklifi TBMM Anayasa Komisyonunda kabul edildi! Yasanın tek elde tutulur maddesi seçim barajının yüzde 7’ye indirilmesi. Bunu da Cumhur ittifakının küçük ortağı MHP için yaptılar ama, genel kanaat o ki, yüzde 7’lik baraj bile MHP’yi boğulmaktan kurtarmayacak.
Anayasa Komisyonunda kabul edilen tasarıya göre ittifakın aldığı oy toplamı ülke barajını geçtiği takdirde, seçim çevrelerinde milletvekili hesabı ve dağılımı, ittifak içinde yer alan her bir partinin o seçim çevresinde almış olduğu oy sayısı dikkate alınarak yapılacak.
İttifakı oluşturan siyasi partilerin her birinin çıkaracağı milletvekili sayısı, her seçim bölgesinde ittifak içinde elde ettiği oy sayısı esas alınarak genel D'Hondt uygulamasıyla belirlenecek.
Seçime katılma yeterliliği elde eden parti, Siyasi Partiler Kanunu'nda öngörülen ve parti tüzüğünde belirtilen süreler içerisinde ilçe, il ve büyük kongrelerini üst üste iki defa ihmal etmemiş olma koşuluyla seçime katılma hakkını muhafaza edecek. Salt TBMM'de grup kurmuş olmak, seçime katılabilmenin yeter şartından biri olamayacak.
Seçim kurullarının teşkilinde de ince bir hesap var. Daha önceki seçimlerde, en kıdemli hakimin başkanlığında ve kıdemde onu takip eden iki hâkimden oluşan İl seçim kurulu, bundan böyle iki yılda bir ocak ayının son haftasında, il merkezinde görev yapan, kınama veya daha ağır disiplin cezası almamış, en az birinci sınıfa ayrılmış ve birinci sınıfa ayrılma niteliklerini kaybetmemiş hakimler arasından, adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonunca ad çekme suretiyle tespit edilecek. Ad çekmede ilk çıkan hakim başkan, sonraki iki hakim asıl ve son çıkan iki hakim yedek üye olarak belirlenecek. Ad çekmeye katılacak hakim sayısının beşten az olması durumunda, bu hakimler arasında ad çekme işlemi yapıldıktan sonra eksik kalan asıl ve yedek üyeler, en kıdemli hakimden başlayarak belirlenecek.
Ad çekmeye katılacak hakimin bulunmaması durumunda ise başkan ve asıl üyeler ile yedek üyeler en kıdemli hakimden başlayarak belirlenecek. Bu suretle kurulan il seçim kurulu iki yıl süre ile görev yapacak.
Kıdemin belirlenmesinde kınama veya daha ağır disiplin cezası almış olanlar diğerlerinden daha az kıdemli sayılacak.
İl seçim kurulu başkanlığının boşalması halinde asıl ve yedek üyelerden en kıdemli hakim il seçim kuruluna başkanlık edecek.
İlçelerde, ilçede görev yapan kınama veya daha ağır disiplin cezası almamış en az birinci sınıfa ayrılmış ve birinci sınıfa ayrılma niteliklerini kaybetmemiş hakimler arasından, merkez ilçelerde ise aynı nitelikleri taşıyan hakimler arasından adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonunca ad çekme suretiyle belirlenen hakim, kurulun başkanı olacak.
Ad çekmeye katılacak hakimin bulunmaması durumunda ise en kıdemli hakim kurulun başkanı olacak.
Sandık kuruluna üye bildirme hakkı olan bir parti; oluru olmadan başka bir parti üyesini sandık kurulu üyesi olarak gösteremeyecek.
Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun uyarınca yapılacak mahalli idareler genel seçimlerinde, yerleşim yeri adresine göre oluşturulan seçimin başlangıç tarihinden 3 ay önceki seçmen kütüğü üzerinden güncelleme yapılacak. Teklifin ilk halinde 1 yıl olarak öngörülen süre, önergeyle 3 aya indirildi.
Kütük düzenlemesi nedeniyle seçmen hiçbir şekilde oy kullanma hakkından yoksun bırakılmayacak. Adresi kapanmış olması sebebiyle adres kayıt sisteminde görünmeyenlerin, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün adres kayıt sisteminde bulunan en son geçerli adres bilgileri esas alınacak.
Muhtarlık bölgesi askı listelerinin askı süresi içinde bir seçim çevresinden diğerine yapılan seçmen nakil istemleri hakkında, ilçe seçim kurulu başkanı tarafından itiraz üzerine veya nakil isteminin şüpheli bir girişim olduğu kanaatine varılması üzerine, resen yapılacak araştırma ve inceleme neticesinde, nakil isteminin kabul edilmemesi halinde, seçmen kaydı dondurulamayacak ve bir önce kayıtlı olduğu adreste seçmen kaydı devam edecek.
Seçim sonucuna göre, ilk sırada yer alan muhtar adayı, seçilme yeterliliğine sahip olduğunu en geç 10 gün içinde belgelendirmesi halinde kendisine seçim kazandığına dair ilçe seçim kurulunca mazbata verilecek. Aksi halde ikinciye, daha sonra üçüncüye ve nihayet seçilme ehliyetine sahip aday bulunana kadar bu işlem yapılacak. İlçe seçim kurulunun bu hususta vermiş olduğu kararlara karşı iki gün içerisinde il seçim kuruluna itiraz edilebilecek. İl seçim kurulunun vermiş olduğu kararlar kesin olacak.
İl seçim kurulu başkan ve üyeleri ile ilçe seçim kurulu başkanları, teklifin kanunlaşarak yürürlüğe girmesinden itibaren 3 ay içinde, yapılan değişikliklere göre yeniden belirlenecek. Bu şekilde belirlenen başkan ve üyeler, önceki başkan ve üyelerin görev süresini tamamlayacak.
Teklifle, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine paralel olarak Seçim Kanunu'ndaki "Başbakan" ibareleri kanundan çıkartılıyor.
İl ve İlçe Seçim Kurullarının belirlenmesinde kura usulünün getirilmesi, AKP döneminde hâkimliğe atanan Avukatlara da fırsat sağlanması amacına yönelik bir taktik olarak yorumlanıyor. Seçim ittifaklarında, ittifaka dahil her siyasi parti için getirilen baraj ise, küçük siyasi partilerine yaşam hakkı tanımamak anlamına gelmekte.
Komisyondan geçen ve TBMM Genel Kurulunda görüşülmeğe başlanacak olan seçim yasa tasarısında görüldüğü gibi DEMOKRASİ ADINA ATILAN TEK BİR ADIM YOK. ESKİLERİN DEYİMİYLE OLSA OLSA HİLE-İ ŞERİYE VAR…
TAŞLAMA
RUSYA İLE SAVAŞI
GÖZE ALACAK MIYIZ
NATO MERMER KAFADIR
ONA UYACAK MIYIZ
(YURTTA SULH, CİHANDA SULH)
PAROLAMIZ NE OLDU
YOKSA (YURTTA SAVAŞ VE
DÜNYADA SAVAŞ) MI OLDU
NE ABD, NE RUSYA
NE NATO’YA GÜVEN VAR
KUYUMUZU KAZMAĞA
UĞRAŞMAKTA BİL BUNLAR
ABD DOMUZ İSE
RUSYA DAHİ AYIDIR
BİZİ UCUZA SATAN
NATO ADLI DAYIDIR
ATATÜRK TÜRKİYE’Sİ
ONURLU BİR ÜLKEDİR
ABD, AB VE NATO
NE DERSE BEYHUDEDİR