Muhalefet, 28 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı ikinci turu için
(SEÇİM DEĞİL,
REFERANDUM)
tezini ortaya atmış bulunmakta ve 28 Mayıs’ta yapılacak referandum sonucu meydana gelebilecek gelişmelere vurgu yaparak, şu hususlara dikkatleri çekmekte:
*Kılıçdaroğlu kazanırsa, parlamenter sisteme dönülecek, tek adam rejimi son bulacak. Hak, hukuk, adalet gelecek.
Erdoğan kazanırsa, demokrasi daha da raydan çıkacak. Hak, hukuk, adalet tamamen rafa kaldırılacak.
*Kılıçdaroğlu kazanırsa, beşli çeteler yok edilecek, Vurgun ve talanlarla yurt dışına kaçırılan 418 milyar dolar uluslararası mahkemelerin kararları ile geri getirilecek.
Erdoğan kazanırsa, beşli çeteler milletin anasını ağlatmağa devam edecek.
*Kılıçdaroğlu kazanırsa, kadın hakları korunacak. İstanbul sözleşmesine geri dönülecek.
Erdoğan kazanırsa kadın hakları askıya alınacak, kadın ikinci sınıf vatandaş muamelesi görecek. Kızlar, çocuk yaşta evlendirilecek.
*Kılıçdaroğlu kazanırsa belli bir süre içinde enflasyon dizginlenecek. Türk Lirası değer kazanacak. Yatağa aç giren çocuk kalmayacak.
Erdoğan kazanırsa, enflasyon katlanarak artacak, kısa bir süre içinde ekmek 10 TL, dolar 30 TL olacak. Açlık ve sefalet katlanacak.
*Kılıçdaroğlu kazanırsa yolgeçen hanına dönmüş olan sınırlardan Türkiye’ye yerleşmiş olan 10 milyona yakın Suriyeli ve diğer ülke göçmenleri ülkelerine davul-zurna ile geri gönderilecek.
Erdoğan kazanırsa, Türkiye’ye 10 milyon sığınmacı daha gelecek. Çok değil, 30 yıl içinde mültecilerin sayıları, Türklerin sayısını aşacak. Asıl beka sorunu o zaman yaşanacak.
*Kılıçdaroğlu kazanırsa, sınavlarda torpil kalkacak, mülakat sınavları son bulacak. Liyakat gelecek.
Erdoğan kazanırsa, 3-5 maaş alanların sayıları katlanacak. Mülakat sınavlarıyla liyakatli, ancak torpilsiz gençlerin iş sahibi olmaları engellenecek.
*Kılıçdaroğlu kazanırsa, hiç kimse twitter attı diye Cumhurbaşkanına hakaretten dolayı gözaltına alınmayacak, her vatandaş, düşüncesini açık bir şekilde dile getirebilecek.
Erdoğan kazanırsa, Cumhurbaşkanına hakaretten aralarında çok sayıda çocukların da bulunduğu vatandaşlarla ilgili davalar katlanacak, hiç kimse düşüncesini açık bir şekilde ifade etmek cesaretinde bulunamayacak.
*Kılıçdaroğlu kazanırsa, Cumhuriyet rejimi güçlenecek, Atatürk ilke ve inkılaplarına dönülecek.
Erdoğan kazanırsa, Türkiye’de rejimin adı (CUMHURİYET) olsa bile, muz cumhuriyeti durumuna düşülecek.
Ve ilave ediyorlar. Karar milletin! Millet, Kılıçdaroğlu veya Erdoğan için değil, kendisi için karar versin…
ATATÜRK’Ü NEDEN SEVMEZLER!
ATATÜRK’Ü neden sevmezler, bir türlü aklım ve havsalam almıyor. Oysa Mustafa Kemal ATATÜRK olmasaydı, (Türkiye Cumhuriyeti) diye bir devlet de olmayacaktı, onlar da, bugün işgal ettikleri makamları rüyalarında bile göremeyeceklerdi! (ATATÜRK)ün adını ısrarla kullanmayan ve sıkıştıkları zaman
(MUSTAFA
KEMAL)
demekle yetinen siyasilerimiz var.
Tabii, sadece siyasiler değil, onardan cesaret alan ve meydanı boş buluncu, seslerini yükseltmeğe başlayanlar da bulunmakta. Bunlar,
KEMALİST REJİME KARŞI
olduklarını açık bir şekilde söylüyorlar. Peki, kim bunlar! Cumhuriyet öncesi dönmede bölgemiz insanlarına kan kusturan ağalar, aşiret reisleri ve din istismarcısı sahtekârlar! Onlar, elbette ATATÜRK’Ü SEVMEZLER! Çünkü ATATÜRK halkı onların sultalarından kurtardı. Bütün vatandaşların eşit statüde olduğu Cumhuriyeti kurdu. ATATÜRK’ÜN kurduğu cumhuriyette kimsenin, kimseye üstünlüğü yoktu. Hep egemen olanlar ve halkı köle gibi kullananlar, bunu içlerine sindiremediler.
Bu yüzden ATATÜRK’E VE CUMHURİYETE DÜŞMAN KESİLDİLER.
ATATÜRK’ÜN ebediyete intikalinden sonra, meydanı boş buldular. Siyasi partilerin de oy uğruna verdikleri tavizler sonucu yeniden hortlayan feodal düzen, giderek güçleniyor. Ağaların, aşiret reislerinin ellerinde asaları var. Müteşeyyih geçinenler ise dini siyasete alet ederek geçmiş dönemlerdeki debdebelerine geri dönmek için ortamı gayet müsait buluyorlar. Bunun için ağalar, aşiret reisleri ve müteşeyyihler el-ele vermişler, ATATÜRK’E dil uzatıyorlar.
Kendi çıkarları uğruna birleşen bu kesimleri anlıyoruz da, halkın bir kısmının yine bunların peşlerine düşmelerini anlamakta zorluk çekiyoruz. Köleliğe razı olmak, bir kısım insanlarımızın kanlarına mı işlemiş, bilemiyoruz.
Oysa Türkiye Cumhuriyetinin okullarında okuyan fakir ailelerin gençleri doktor oldular, hâkim oldular, mühendis oldular, hatta vali ve paşa oldular. Ağalarının, aşiret reislerinin önlerine geçtiler. Feodal yapıda buna hiç müsaade edilir miydi! Fakir ailelerin çocukları ya çoban olurlardı, ya ırgat, ya taşeron işçi!
Ağaların, aşiret reislerinin, din istismarcısı müteşeyyihlerin ATATÜRK’Ü SEVMEMELERİNİN sebebini biliyoruz da, herkesten çok, cumhuriyetin kıymetini bilmeleri gereken fakir ailelerin hala onların dümen sularına gitmelerine doğrusu pek bir anlam veremiyoruz!
Bu millet, ancak ATATÜRK’Ü severek ve ilkelerini yol edinerek yeniden dirilebilir. Bunu bilmekte yarar var!
TAŞLAMA
YİRMİSEKİZ MAYIS’TA
REFERANDUM VAR GERÇEK
YA PARLAMENTER SİSTEM
YA TEK ADAM GELECEK
LAİKLİĞİN RUHUNA
FATİHA OKUMAK VAR
ŞAKA GİBİ GELMEZSİN
GERÇEKTİR BİLİN BUNLAR
YA HAK, HUKUK, ADALET
YA MUZ CUMHURİYETİ
GELECEKTİR OLAN BU
BİLİNİZ BU GERÇEĞİ
MÜHÜR ELİNİZDEYKEN
KIYMETİNİ BİLİNİZ
BELKİ DE BİR DAHA HİÇ
MÜHÜR GELMEZ BİLİNİZ
DEMOKRASİ Mİ GELSİN
YOKSA TEOKRASİ Mİ
MİLLET KARAR VERECEK
ERDOĞAN MI, KEMAL Mİ
SORUN NE ERDOĞAN’DIR
NE DE KILIÇDAROĞLU
İŞİN GERÇEĞİ BUDUR
SORUN, REJİM SORUNU