Ahmet Arıtürk

SAYIN ERDOĞAN'IN, DİNLENMEYE İHTİYACI VAR!

Ahmet Arıtürk

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Ülke TV’de katıldığı canlı yayında rahatsızlanarak, yayına ara verilmesi, çeşitli yorumlara yol açtı. Kimi iddialara göre, Sayın Erdoğan’ın kalp krizi geçirdiği bile dillendirildi. Hatta yabancı basında bile bu gibi haberler yer aldı.

Sayın Erdoğan canlı yayın konuğu olduğu Ülke TV'de program sunucularının sorularını güzel şekilde yanıtlarken bir anda rahatsızlandı. Erdoğan'ın rahatsızlandığını ve konuşamayacak durumda olduğunu gören sunucu paniklerken ve programı yarıda keserken olay esnasında kameramanın ''eyvah eyvah'' dediği duyuldu.

Bu olay sosyal medyada süratle yayılınca Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kalp krizi geçirdiği, olay yerine hemen ambulans geldiği ve Erdoğan'ın en yakın bir hastaneye kaldırıldığı iddiaları dolaşmağa başladı. Erdoğan'ın kalp krizi geçirdiğine dair iddialar sosyal medya mecralarında yayılınca, muhalefetten bazı milletvekilleri geçmiş olsun dileklerinde bile bulundu. Ama son yapılan açıklama ile durumun farklı olduğu belirtildi. İddialar sonrasında hemen son dakika olarak Erdoğan'ın sağlık durumuna ilişkin açıklama yapıldı.

Bu iddialara karşı Erdoğan yine ekranlar karşısına geçti ve oldukça hitap düşmüş bir ses tonuyla kendi rahatsızlığına dair, korkutan bir açıklama yaptı.

Erdoğan, yaşamış olduğu sarsıntıya dair bir takım bilgiler verdi ve kendisinin çok kötü bir şekilde midesini üşüttüğünü söyledi. ''Hatta bu programı iptal mi edelim'' diye etrafındakilere danıştığını belirten Tayyip Erdoğan, bu rahatsızlığına rağmen canlı yayına katıldığını belirtti.

Bu gelişmeler olurken ve Erdoğan’ın KALP KRİZİ geçirdiği yolunda haberler medyada yer alırken, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "kalp krizi geçirdiği ve hastaneye kaldırıldığı" iddialarını yalanlayan bir açıklama yaptı.

Yapılan açıklamada, "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kalp krizi geçirdiği ve hastaneye kaldırıldığı" yönündeki iddialar doğru değildir. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, yarın düzenlenecek "Akkuyu Nükleer Santrali İlk Yakıt Yükleme" törenine canlı bağlantı marifetiyle katılacaktır" denildi.

Yabancı basında çıkan haberlerde de Erdoğan'ın kalp krizi sonrası hastaneye kaldırıldığı, durumunun ağır olduğu ve bu nedenle eşi ve çocuklarının hastaneye çağırıldığı iddiaları ortaya atılmıştı.

Öncelikle Sayın Erdoğan’a geçmiş olsun dileklerimizi arz ederken, naçizane tavsiyemiz, bir süreliğine de olsa siyaset sahnesinden çekilerek dinlenmesidir. 20 yıldan beri Türkiye Cumhuriyetinin bekası için uğraş veren, ilden-ile şardan şara koşuşturan, hatta dünyada ziyaret etmedik ülke bırakmayan Sayın Erdoğan’ın böylesine koşuşturma sonucu hayli yorgun düştüğü ve dinlenmeye ihtiyacı olduğu muhakkaktır. Bu durumda, vatandaşlar olarak bize düşen görev, dinlenmeye ihtiyacı olan Sayın Erdoğan istemese bile sağlığı açısından kendisini istirahate çıkarmamız olacaktır.

“PARLAMENTER SİSTEME GEÇİŞ” DERKEN!

Millet İttifakı’nın iktidara gelmesi durumunda, yapılan en önemli taahhüdün yeniden parlamenter sisteme dönüş olacağı bilinmektedir. Ancak, parlamenter sisteme dönülmeden önce süratle çözümlenmesi gereken işler vardır. Bunların yapılması için cumhurbaşkanlığı makamının ve TEK ADAM REJİMİNİN mevcut yetkilerinin kullanılarak kanun kuvvetinde kararnamelerle çözümlenmeleri gerekir. Tabii, bütün bunların, Millet İttifakı mensubu siyasi parti liderlerinin ortak iradeleriyle sağlanmasına itina gösterilmelidir. Kanun Kuvvetinde kararnameler tek imzayla çıksa bile, perde arkasında bu kararların altı liderin onaylarıyla olması önceliklidir.

Diyelim ki Millet İttifakı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı seçildi ve ittifak mecliste de anayasayı bile değiştirecek çoğunluğu sağladı. Hemen ertesi gün parlamenter sisteme geçilirse, mesafe almak zor olur. Tek adam sisteminin yarattığı enkazın kaldırılması için süratli kararlar almağa ihtiyaç vardır. Bunun için önce, enkazın kaldırılması, sonra parlamenter sisteme geçilmesi gerekir. Evet, parlamenter sisteme dönüşü aceleye getirmeden, süratle çözümlenmesi gereken işler yani enkaz kaldırma çalışmaları gerçekleştirilmeli, şartlar oluşturulduktan sonra, parlamenter sisteme geçilmelidir.

Bize göre, millet ittifakı Cumhurbaşkanlığı yanında, Türkiye Büyük Millet Meclisinde de anayasayı değiştirecek çoğunluğu alsa bile, iki yıl süreyle Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini sürdürmelidir. Aksi takdirde, enkaz kaldırma çalışmalarını istenilen süratte gerçekleştiremez. Altında kalır!

TAŞLAMA

ALTMIŞBİR YILDAN BERİ

KURULU ANAYASA

YASALARIN ANASI

SAKATLAR DOĞURMASA

ANAYASAYA SAYGI

DUYMUYORUM DİYEN KİM

BİZ DE SAYGI DUYMAYIZ

BU SÖYLEME DİYELİM

ANAYASAYA SAYGI

ADALETE SAYGIDIR

ADALETE GÜVEN YOK

BU EN BÜYÜK KAYGIDIR

TÜRKİYE’DE ADALET

DİBE VURMUŞ BELLİDİR

ADALETE GÜVENEN

ORAN YÜZDE YİRMİDİR

HÂKİMLER VE SAVCILAR

TARAFSIZ OLMALIDIR

“TÜRKİYE’DE HÂKİMLER

VAR” DENEBİLMELİDİR

BİR ÜLKEDE ADALET

ŞÂYET DİBE VURMUŞSA

O ÜLKE İFLAH OLMAZ

BİL AĞZINDA KUŞ TUTSA

ADALET OLMAYINCA

BÜTÜN İŞLER TERS GİDER

ALLAH’IN BİR SIFATI

“EL-ÂDİL” BİLİN BEYLER

ADALETLE HÜKMETMEK

FARZ-I AYN’DİR BİLİNİZ

EY ULULEMR OLANLAR

KENDİNİZE GELİNİZ

ADALET KAF DAĞININ

ARKASINA ÇEKİLMİŞ

ONBEŞ-YİRMİ YILDANDIR

BİLİN GİDİŞ, O GİDİŞ

Yazarın Diğer Yazıları