TOKİ tarafından yapılacakları varsayılan 250 bin konutla ilgili kura çekimlerine başlanmış bulunulmaktadır.
(İlk evim, ilk iş yerim)
kampanyası çerçevesinde Türkiye’nin 81 ilinde yapılacakları iddia edilen konutlardan edinmek için müracaatlar kabul edilmiş, 10 milyona yakın evsiz, barksız vatandaş da
(YA TUTARSA)
kabilinden müracaatını yapmıştı. Bu müracatçılardan şartları uygun bulunan 5 milyon 135 bin 324 vatandaş arasında kura çekimleri yapılarak, sözde hakkedenlere inşa edilen konutlar dağıtılacak.
Çekimler noter kanalıyla il-il yapılıyor. 7 Kasım günü Şırnak ve Ardahan’da yapılan kura çekimini, 8 Kasım günü İlimizde ve Kars’ta yapılan kura çekimleri izledi. Medyaya bakıyoruz, kurası çıkanlar için
(KONUT SAHİBİ OLDULAR)
tanımlaması yapılmakta. Yahu, henüz ortada fol yok, yumurta yok. Kurası çıktı diye, vatandaş nasıl ev sahibi oluyor! Yapılacakları vaat edilen konutların daha yerleri bile tespit edilmemiş, temel kazılarına bile başlanmamışken, kurası çıktı diye
(KONUT
SAHİBİ OLDULAR)
deyimini kullanmak ne derece doğrudur,
Şunu antrparantez belirteyim, bir tanıdığım bundan 3 yıl önce, Mersin’de yine böyle bir çekime katılmış ve kura isabet etmişken, hala konutların nerede yapılacaklarından ve temellerinin ne zaman atılacağından ses-seda yok!
Şimdi, iktidar bu projeyi bundan 2 yıl önce başlatsa ve seçime 1-2 ay kala konutları tamamlayarak, hak sahiplerine dağıtsa,
(AMENNA)
diyecek ve alkışlayacaktık. Seçimlere 8 ay kala henüz kuralar çekildiğine göre, gerçekten de proje uygulansa bile, konutların tesliminin en erken 2025’ten önce gerçekleşmesi mümkün değil. Kurada adı çıktı diye ev sahibi olmuş gibi göstermek, vatandaşlarla alay etmektir. Hem AKP iktidarına şunun şurasında azami 8 aylık süre kaldı. Bakalım, 2023 Haziran’ından sonra iktidarda hangi parti veya partiler olacak!
KESO’NUN, KESESİ!!!
Siirt’çe meşhur bir deyimdir. Har vurup harman savururcasına yapılan harcamaları anlatmak için
(MIN
KİS KESO!)
denilir. Bunun Türkçeye tercümesini
(KESO’NUN KESESİNDEN)
olarak açıklayabiliriz. Peki, bu deyim dilimize nerden ve nasıl yerleşmiştir!
Öyle anlatılır ki, Siirt’in hakimi konumunda olan iyi yürekli bir ağa (ağaların iyi yüreklisi çok ender olur), Cuma günleri namaz kıldıktan sonra çarşı Pazar dolaşır, fakir fukaraya yardım dağıtırmış. Bunun için evden çıkmadan önce pembe, yeşil ve sarı keseler içine 100, 50 ve 25 akçe koyarmış. Beraberinde dolaşan birine de keseleri verir, yardıma muhtaç birini gördüğü zaman (Bir pembe kese ver) ya da (bir yeşil kese ver) veya bir (sarı kese ver) dermiş. İşte, zengin adamın, para keselerini taşıyan ve dağıtan şahsa yaptığı bu işinden dolayı
(KESO)
adı verilmiş. Bu olaydan mülhem olarak, bol para harcayan kimselere (her halde Keso’dan para geldi) anlamında (MİN KİS KESO) derlermiş. Bunun bir anlamı da, (HAVADAN GELEN PARA!) olarak algılanabilir…
Seçimler yaklaşınca, bir bakıyoruz ki, devlet kesenin ağzını açmış, ulufe dağıtmakla meşgul. Konut projeleri, iş yeri projeleri, asgari ücrete beklenmedik oranda zamlar!
Peki, bunca harcamaların kaynağı ne! Bunu soranlara rahatlıkla
(KESO’NUN KESESİNDEN)
dememiz mümkün! Keso’nun kesesinden olmazsa, bunca harcamalara para mı dayanırdı! Ne diyelim, ağa sağolsun!!
Evet,
(MİN KİS KESO!)
deyimi, seçim için yapıldıkları anlaşılan harcamalar için sanki
(CUK)
demiş oturmuş.
KESOLER, BİZE DA BİR KAÇ KESE YOLLASALAR YA!!!
AYKIRI BAŞLIKLAR!
Gazetecilikte, bir deyim vardır. “Köpek, insanı ısırırsa haber değeri olmaz. Amma, insan köpeği ısırırsa, haber değeri olur!” Biz de, bu görüşten yola çıkarak, kendimize göre bazı aykırı haber başlıkları ürettik. Bakalım, beğenecek misiniz:
*“Azgın kızlar çetesi, bir erkeği dağa kaldırarak ırzına geçtiler!”
*“Kurbanlık koyun çalan Müftü yakalandı!”
*“Kadınlar kahvesine giden bir erkek, kahvedeki kadınlar tarafından evirile-çevrile dövüldü!”
*“Bisikletli sürücünün çarptığı otobüs devrildi! 10 ölü, 20 yaralı var!”
*“Bar basan kadınlar, bardaki erkekleri dövdüler!”
*“Kurban edilmek üzere kesim alanına götürülen boğa, vurduğu boynuz darbesiyle, sahibini kurban etti!”
*“Domuz gribi olmaktan korkan yaban domuzları, insanların bulunduğu meskun alanlardan kaçmağa başladılar!”
*“Öğrencisinden, kopya çeken öğretmen yakalandı!”
*“Kafası bozulan berber, müşterisinin saçı yerine, kulağını kesti!”
*“Aç kalan köylüler, kurtlara saldırdılar!”
*“Vergi borcunu ödeyebilmek için, vergi dairesini soydu!”
*“Aba altından sopa gösteren Türkiye, nihayet AB’a alındı.”
*“ABD, yaptığı zulümlerden dolayı Irak halkından özür diledi!”
*“Ermeni Lobisi, 1914-1915 yıllarında, asıl soykırım yapanların kendileri olduklarını ilân ederek, Türkiye’den özür dilediler!”
*“İsrail, Kudüs’te, Gazze’de ve tüm Filistin’de soykırım yaptığını itiraf ederek, özür diledi!”
*“Müslüman olan Papa, Sünnet için Türkiye’ye gelecek. Kirveliğini de Diyanet İşleri Başkanı yapacak.
*“Sendikalar, Türkiye’nin dış borç açığı kapanıncaya kadar memur, işçi ve emekli maaşlarına zam yapılmasını istemediklerini açıkladılar!”
*“FETÖ’nün lideri Fethullah Gülen, Türkiye’yi iade edildi.
*“Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan
‘NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE’
dedi!”
TAŞLAMA
10 KASIM YAS GÜNÜ MÜ
HAYIR YAS GÜNÜ DEĞİL
ATATÜRK’Ü ANMAKTIR
BU GÜNÜN ÖNEMİ BİL
ATATÜRK’Ü ANIYOR
85 MİLYON İNSAN
ATATÜRK SEVGİSİYLE
YANAR YÜREKLER İNAN
BİLESİNİZ ATATÜRK
CUMHURİYETLE YAŞIT
CUMHURİYET ÖLÜMSÜZ
BİR DEĞİL VAR BİN KANIT
YAŞASIN CUMHURİYET
VE YAŞASIN ATATÜRK
İKİSİ BİR BÜTÜNDÜR
İDRAK ETMEZSEK YAZIK
DURACAKLAR SAP GİBİ
HUZURUNDA ATA’NIN
SEVDİKLERİNDEN DEĞİL
ZORAKİ İŞ BUNLARIN
MUHABBETLE, HÜRMETLE
HUZURUNDA DURURUZ
HALASKÂRI VATANIN
KESİNKESTİR BU HUSUS
10 KASIMLAR YAS DEĞİL
ATATÜRK’Ü TANIMAK
VE ANLAMAK GÜNLERİ
GERÇEK OLAN BUDUR BAK
İLKELERİ HEDEFTİR
BÜYÜK TÜRK MİLLETİNE
ATATÜRK’ÜN SEVGİSİ
MİLLETİNİN GÖNLÜNDE