Ahmet Arıtürk

RECEPLER, ŞABANLAR, RAMAZANLAR GİTMEDEN, BAYRAM GELMEZ!

Ahmet Arıtürk

Dinimizde

ÜÇ AYLAR

olarak tanımlanan Recep, Şaban ve Ramazan ayları vardır. İçinde bulunduğumuz Recep ayının gitmesine 2-3 gün kaldı. Recep gidecek ve Şaban gelecek. Şaban da gittikten sonra Ramazan var. Bütün Recepler, Şabanlar, Ramazanlar gibi, içinde bulunduğumuz Recep de gidicidir. Ne Recep, ne Şaban, ne Ramazan hiç biri kalıcı değildir. Hem Recepler, Şabanlar, Ramazanlar gitmeden

BAYRAM

GELMEZ Kİ!

Bilindiği gibi dinimizde aylarla ilgili iki önemli deyim vardır.

EŞHUR-UL HURUM (HARAM AYLAR) ve ÜÇ

AYLAR.

Haram aylar, hürmete lâyık aylar anlamına gelir. Adları

Zilkâde, Zilhicce,

Muharrem ve Recep’tir.

Bu aylarda savaş yapmak yasak olduğu için bu adı almışlardır.

ÜÇ AYLAR ise RECEP, ŞABAN VE

RAMAZAN’DIR.

Müslümanlar için oruç tutmanın farz olduğu ay

RAMAZAN

olmasına karşılık, kimi Müslüman kardeşlerimiz

ÜÇ AYLARIN

tümünde de oruç tutarlar.  Burada dikkatleri çeken bir husus da şudur.

RECEP, hem EŞHUR-UL HURUM, HEM DE ÜÇ AYLAR İÇİNDE YER ALIR. Yani, RECEBİN bu bakımdan bir ağırlığı bulunuyor gibi! Ama bu ağırlığı, gitmeyeceği anlamına gelmez! Günü doldu mu bizim Siirtlilerin tabirleriyle ÇEM-U ÇEM GİDER!

Müslümanların geleneğinde, çocuklarına doğdukları Arabi ayların adlarını vermek de vardır. Bunun için özellikle geçmiş yıllarda Muharrem, Recep, Şaban, Ramazan ve Bayram adları oldukça yaygındı. Türkçe aylardan ise Eylül ayında doğan kızlara, (Eylül); Kasım ayında doğan erkeklere ise (Kasım) adı verildiği olurdu.

Bu kavanoz dipli dünya dönüp durdukça aylar ayları, yıllar yılları, asırlar asırları kovalayıp duracaktır. Ne Recep, ne Şaban, ne Ramazan, ne Zilkâde, ne Zilhicce ne Muharrem ne de diğer aylar asla kalıcı değildir, kalıcı olamazlar!

İyi ki aylar ayları, yıllar yılları, asırlar asırları kovalıyor. Yeknesak bir durum yaşansa, aylardan hep RECEP, ya da başka bir ay kalıcı olsa ne kadar sıkıntı verici olurdu, değil mi! İyi ki RECEP GİDECEK, ŞABAN GELECEK, O DA GİDECEK, RAMAZAN GELECEK. Bir yılda 12 ay var. Düşünebiliyor musunuz, Hep Recep de kalsaydık, halimiz nice olurdu! Şabana, Ramazana ve bunların sonunda

BAYRAMA

nasıl ulaşacaktık.

Görüldüğü gibi, Bayrama ulaşmak için Recebin de, Şabanın da, Ramazanın da gitmesi gerekir! Bu bakımdan RECEBİN GİTMESİNE üzülmeyeceğimiz gibi, ŞABANIN GİRMESİNE

de

sevinecek değiliz.

Öyle ya Recep, Şaban, Ramazan gitmeden BAYRAMA NASIL ULAŞACAĞIZ! Şunun şurasında Ramazana 1, Bayrama 2 ay kaldı. 2 ay daha dişimizi sıkalım, bir de bakacağız ki BAYRAM GELMİŞ, HOŞ GELMİŞ!

Bayrama bir an önce ulaşmak dileklerimizle yazımı

(KAVANOZ DİPLİ

DÜNYA)

ŞARKISININ SÖZLERİNİ SUNARAK NOKTALIYORUM:

KAVANOZ DİPLİ DÜNYA

HER ŞEYİN YALAN RİYA

HAYAT SANKİ BİR RÜYA

BIKTIM USANDIM SENDEN

KAVANOZ DİPLİ DÜNYA

AH FELEK ZALİM FELEK

KİME CEKET KİME YELEK

HERKESE KAVUN YEDİRDİN

BANA DA YEDİRDİN KELEK

AH FELEK ZALİM FELEK

KİME KAVUN KİM KELEK

KİMİNE URBA GİYDİRDİN

KİMİNE YIRTIK BİR YELEK

3 KOALİSYONDA YER ALAN ÇİLLER’E GÖRE

KOALİSYONLAR İSTİKRARI BOZUYORMUŞ!!!

Eski Başbakan Tansu Çiller, parlamenter sisteme dönüş için bir araya gelen 6 muhalefet partisi hakkında, “Bunu Türkiye’nin, gençlerin önüne umut diye koymak ihanettir. Türkiye’yi yeniden koalisyonlu parlamenter sisteme döndürmenin umut olabileceğini düşünmüyorum. Bunu söylemeye devam edeceğim” buyurmuş. Kendisi üç koalisyonda yer alan Çiller’in, koalisyonlara karşı çıkması ne derece inandırıcıdır, bunu yorumlamak gerek.

Merkez sağda bir parti boşluğu olduğunu söyleyen Çiller, parti kuracağı yolundaki söylentiler için de “Şu an öyle bir karar içerisinde değilim ama yaptığım bir tespit var. Toplum bölünmüş durumda. Toplumu kucaklamak lazım. Bunu en iyi yapabilecek girişimin her tarafı kucaklayan bir merkez sağ oluşumu olacağını düşünüyorum. Bunun Türkiye’ye yeniden kazandırılması gerektiğine inanıyorum. Bu, parti kuracağım anlamına gelmiyor ama bunu tespit etmem beni düşündürüyor. Bundan ibaret…”

Eski Başbakan Çiller’in bir yerlerden aldığı talimatlar doğrultusunda beyanat veriyor hissini uyandıran açıklamaları gerçekten ilginçtir. Milleti hep (İSTİKRAR BOZULUR) diyerek korkuttular. (Aman istikrarı bozmayın, tek parti iktidar olsun, işler rayına girsin) diyenler 20 yıldan beri tek başına hem de güçlü bir şekilde  iktidarda olan AKP’nin Türkiye’yi getirdikleri durumu görmüyorlar mı. AKP, Türkiye’ye istikrarı, refhı ve bolluğu getirdi mi!

Türkiye’ye istikrar gelmedi ama şöyle dönüp manzaraya bir baktığımızda tarafsız olması gereken Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan AKP Genel Başkanı! Bütün bakanlar, bakan yardımcıları, valiler, genel müdürler, rektörler, savcılar, hâkimler, müdürler, hatta son 20 yılda ataması yapılan memurlar ve işçiler bile AKP’li! Kararı tek kişi veriyor, meclis çoğunluğuna dayalı olarak eller inip kalkıyor! İşte istikrar dedikleri bu!

AKP’li müteahhitlerden başka iş kotarabilen var mı! AKP’li olmayan müteahhitlere, iş adamlarına resmi kurum ve kuruluşlarda iş yok! Varsa, bir iş adamı adını verin, bilelim. İstisnalar kaideyi bozmaz. Gazetecilerin yüzde doksanı bile AKP yandaşları!

Koalisyon olduğu dönemlerde, liyakat sahibi olanlara görev verilirdi. Ya da en azından, koalisyon ortağı olan diğer siyasi partilerin yandaşları da devletin nimetlerinden yararlandırılırlardı. 20 yıllık AKP iktidarı Türkiye’ye istikrarı değil, tek seçiciliği, partizanlığın daniskasını getirdi. Liyakat, tecrübe, ehliyet bir yana bırakıldı.

BİAT KÜLTÜRÜ HÂKİM OLDU!

Ekonomide gidişat, yaşanan intihar olaylarından belli! AKP sözcülerine göre, intihar edenlerin psikolojileri bozukmuş! Doğrudur, çoluk çocuğu aç olan babanın psikolojisi bozulmazsa, asıl buna şaşırmak gerekir! Evde tenceresi kaynamayan, borcu yüzünden doğalgazı, elektriği kesilen, ödeyemediği banka kredi kartları sebebiyle haczedilen insanda normal bir psikoloji aramak İNSAFSIZLIKTIR.

Evet, milleti hep (AMAN İSTİKRARI BOZMAYIN) diye korkuttular. Millet de, istikrar bozulmasın diyerek 20 yıldan beri onları iktidarda tutuyor. Ancak, artık görünen köye kılavuz istemez. Türkiye’ye istikrar değil, KOYU BİR İKTİDAR TAASSUBU HÂKİM OLDU. Liyakat, ehliyet, kabiliyet, hakkaniyet gibi kavramlar yerlerini BİAT KÜLTÜRÜNE TESLİM ETTİ.

Sesimi 85 milyon Türk vatandaşlarına duyuracağımı bilsem onlara şöyle bir tavsiyede bulunacaktım. Aman sakın ha sakın! Tek bir siyasi partiyi güçlü kılarak, milletin başına belâ etmeyin! Hiçbir siyasi partiyi tek başına iktidar yapmayın. Hele öyle 10-20 yıl tek başına iktidar olacak şekilde güçlendirmeyin.       ORTAK AKIL VE İSTİKRAR KOALİSYONLARDADIR, BUNU ASLA UNUTMAYIN!

ANEKDOT

Bilinen meşhur bir deyim vardır. (HAMİL-İ KART YAKİNİMDİR!) denilir ya! Şimdi o kartın üzerindeki yazı değişmiş ve şöyle olmuş:

(HAMİL-İ KART, EHL-İ BİATTANDIR.)

TAŞLAMA

RECEP, ŞABAN, RAMAZAN

GİTMEDEN BAYRAM GELMEZ

GİDİCİDİR ELBETTE

KİMSE EBEDİ KALMAZ

RECEP GİTTİ, GİDİYOR

ŞABAN DA GİDECEKTİR

RAMAZAN’IN ARDINDAN

BİL BAYRAM GELECEKTİR

BAYRAM GİBİ BAYRAMLAR

ÖZLEMİŞİZ İNANIN

RECEPLERDEN, ŞABAN’DAN

KURTULMAĞA UYANIN

RECEP DE GİDİCİDİR,

ŞABAN DA GİDİCİDİR

RAMAZAN DA GİDİNCE

BAYRAM GELİR BELLİDİR

Yazarın Diğer Yazıları