(Hafıza-i beşer, nisyan ile maluldür) denilir. Osmanlıca olarak nitelendirebileceğimiz bu deyimi günümüz Türkçesine (insan hafızası unutkanlık hastalığına mahkûmdur) cümlesiyle anlatabiliriz. Ancak yine de bazı olaylar, deyimler, beyitler, dörtlükler, anekdotlar, insanın zihnine öyle kazınır ki, kolay-kolay unutulmazlar. İnanır mısınız, belki bundan 60-65 yıl önce bir gazetede gördüğüm karikatör de zihnime öylesine kazınmış ki bugün hala anımsıyorum. Bir gazetenin karikatüristi, İstanbul’u karikatürlerle anlatan bir tablo çizmişti. Karikatürün altına da
(İstanbul’un taşı, toprağı altındır derlerdi de inanmazdım)
diye yazmıştı.
Gerçekten çok vurucu ve gerçekçi bir tespitti. Bundan 60-65 yıl öncesinin İstanbul’unun taşı toprağı altın idiyse, şimdi rahatlıkla elmasa dönüşmüştür, denilebilir.
Eminim ki, o karikatürist şimdi hayatta olsaydı,
(İstanbul’un taşı toprağı altındır)
deyimi yerine
(İstanbul’un taşı toprağı RANTTIR)
deyimini kullanacaktı.
Siyaset erbabı
(İstanbul’u alan,
Türkiye’yi de alır)
deyimini boşuna kullanmıyorlar. Gerçekte İstanbul, Türkiye’nin kalbi hükmündedir. Bir vücudun kalbini kazandınız mı, diğer bütün uzuvların size tabi olması kadar doğal ne olabilir. O ki KALB kazanılmıştır! Tıpkı âşığın, maşukunun kalbini kazanması gibi bir şeydir bu!
Bundan bir süre önce, İstanbul konusunda önemli bir tartışma yaşandı. İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Meral Akşener Hanımefendi, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu’nu Fatih Sultan Muhammed Han’a benzeterek
“Fatih, İstanbul’u ‘ya alacağım, ya alacağım’ demişti ve aldı. Ekrem İmamoğlu da ‘İstanbul’u ya alacağım, ya alacağım’
dedi ve aldı”
deyince malum kesim hemen fırtınalar kopardı. Neymiş efendim, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu Fatih Sultan Muhammed Han’a benzetmek de neyin nesiymiş! Sayın Akşener’in sözlerini çarpıtanlar da biliyorlar ki, amaç, seçimlerin alınmasıdır. Fatih Sultan Muhammed Han, İstanbul’un kendisini almaya ahdetmişti, Ekrem İmamoğlu’nun ahdi ise Belediye Başkanlığı seçimini almaktı. Edebiyatta, bunun adına
TEŞBİH SANATI
derler. Teşbih yapılırken, bazen kuvvetli, zayıfa; bazen de zayıf, kuvvetliye benzetilir!
Biz, asıl konumuza dönelim. Seçimlerde İstanbul’u alanın genelde Türkiye’yi de aldığı bir gerçektir. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlarına bakın ve iktidarda olan partilere. Bu hep öyle olmuştur. Muhalefet, yerel seçimlerde önce İstanbul’u alır, genel seçimlerde de Türkiye’yi!
İstanbul’da, büyük rant vardır. Bir yeşil alan düşünün, Belediye Meclisi kararıyla imara açılıyor, bir anda 1 milyon değerindeki arsanın değeri 1 milyara çıkıyor! Benzeri daha nice rantlar ve vurgunlar yapılmıştır, İstanbul üzerinden! Bir zamanlar İSKİ Genel Müdürünün gündeme düşen vurgunları o gün için dudak uçuklatacak rakamlara tekabül etmekteydi. İş yeri ruhsatları, inşaat ruhsatları, apartmanlarda kat sayısı, aklınıza gelebilecek her türlü imar işleri hepsi de büyük rantlara bağlı işlerdir.
Şimdi, (KANAL İSTANBUL) adı altında bir yatırım planlanıyorlar ya! Henüz kendisi ortada yokken, sadece ayak sesleri bile, daha şimdiden büyük rantlara yol açtı. Kanalın geçeceği arsaların değeri 10’a, 20’ye, 100’e katlandı. Düşünün hele, kanalın kendisi gerçekleşirse ne rantlar doğacak, ne rantlar. Muhalefet,(Kanal İstanbul’u yaptırmayacağız) diye yırtınıp dursun. İktidar, belediyelerin birçok yetkilerini boşuna mı bakanlıklara bağladı.
Zaten, KANAL İSTANBUL’UN adını RANT İSTANBUL olarak kullananlar var. Düşünebiliyor musunuz, Katar Emirinin muhterem annesi bile, Kanal İstanbul’un geçmesi tasarlanan yerlerde ucuz fiyata arsalar kapatmış, Kanal İstanbul’un geçeceği varsayılan yerlerdeki araziler öyle bir kıymetlenmiş ki sormayın gitsin. Bu arsaları ucuz fiyata kapmaları için tüyoyu kimden almışlar, dersiniz…
Evet, İstanbul’un taşı toprağı gerçekten de altın hükmündedir. Bunca dümenin dönmesinin sebebi RANTIN BÜYÜKLÜĞÜDÜR. Bir şehir düşünün ki, nüfusu itibarıyla birçok devletlerden daha büyüktür. Türkiye ekonomisinin yüzde25’i, bu kentin çarklarında dönmektedir.
Biz de inanıyor ve diyoruz ki, gerçekten de İstanbul’u alan, Türkiye’yi alacaktır. Şimdiden, hayırlı olsun…
TAŞLAMA
İSTANBUL’U KAZANAN,
TÜRKİYE’Yİ KAZANIR
YENİ DEĞİL BU SÖYLEM
DİLDEN-DİLE DOLANIR
İSTANBUL’UN TAŞI DA
TOPRAĞI DA ALTIN’DIR
BÜYÜK VURGUN VURANIN
RANTÇININDIR, RANTINDIR
KANAL İSTANBUL DİYE
TUTURMANIN SEBEBİ
BİL BU KANAL İŞİNDE
BÜYÜK RANTLAR VAR BELLİ
KANAL GEÇECEK DİYE
YATIRIMDA VURGUN VAR
YÜZ KAT KIYMETE BİNDİ
METRUK OLAN ALANLAR