Geçmişte yaşanan
PANDEMİLİ YILLARDA (Salgın Hastalık yıllarında)
demokrasinin güç kaybettiği, teokrasinin ve otokrasinin (diktatörlük rejimlerinin) güç kazandığı tarihi bir gerçek olarak bilinmektedir. Pandemili yıllarda halkı kontrol altına almak için iki yol vardır. Teokrasiyi
(Allah’la kandırmayı)
hâkim kılmak veya otokrasi (diktatörlük) yoluyla hesap sormaya kalkışanların başlarına sopa indirmek!
Teokratik rejimlerde insanları (nasip, kader, kısmet, tevekkül, sabır) gibi öğelerle kandırır ve yatıştırırsınız. Yaşanan sıkıntıların
ALLAH’IN İRADESİ
olduğu konusunda halkı ikna etmeğe çalışırsınız. Halkının yüzde 90’ının Müslüman olduğu bir ülkede bu sistem çok kolay işler. Millet, kusuru yöneticilerde değil, kendisinde aramağa başlar.
(Demek, ben çok günahkârım ki, Allah bana bu cezayı lâyık gördü)
düşüncesine kapılır, sistemdeki haksızlıkları, hukuksuzlukları görmez ve yaşananları kaderin cilvesi olarak görmeğe başlar!
Otokraside ise sesini kaldıranın başına sopa indirilir, akademisyenlerin, avukatların, aydınların, yazarların, çizerlerin, gazetecilerin ve diğer muhalif seslerin susturulması için rejimin sopası haline getirilmiş yargı yoluyla cezaevlerine kapatılırlar, haklarında vatana ihanet, askeri casusluk, örgüt üyesi olmamakla birlikte, terör örgütlerine yardım ve yataklık etmek gibi ağır suç isnatlarıyla müebbet hapis cezaları dahi istenebilir…
Tarihi bir gerçektir ki, Birinci Dünya Savaşı’nın son yılında H1N1 olarak sınıflandırılan influenza pandemisi tüm dünyayı kasıp kavurmuş, yaklaşık 500 milyon insan üç yıl süren salgından etkilenmişti. İspanyol gribi olarak da bilinen salgında 20 ila 50 milyon arasında insanı öldürdüğü tahmin ediliyor. Ancak, bu pandeminin etkisiyle birçok ülkelerde
OTOKRASİNİN
güç kazandığı da tarihi bir gerçektir.
ADOLF HİTLER, MAO ZEDONG, BENİTO MUSSOLİNİ, ANTONİO DE OLİVERİA SALAZAR, NİKOLAY ÇAVUŞESKU
gibi isimlerin diktatörleşmelerinin yolunun açılmasında bu pandeminin büyük etkisi olmuştu.
Pandemili yılları fırsata çevirmek, normal zamanlara göre çok daha kolaydır. Ekonomik açıdan zaten bir batağın içinde olan insanlar, etkinlikler sergileyerek haklarını aramaktan kısıtlanırlar. Bir protesto yapmağa kalkışırlarsa,
(PANDEMİYİ YAYACAKSINIZ)
iddialarıyla engellenirler. Yani, pandemiler, halkın başına bir sopa olarak kullanılır.
(Oturun oturduğunuz yerde, pandeminin yayılmasının müsebbibi olmayın)
denilir.
Evet, pandemili yıllarda TEOKRATİK ve OTOKRATİK REJİMLER GÜÇ KAZANIR. HELE BİR ÜLKEDE HEM TEOKRATİK, HEM OTOKRATİK REJİM GÜÇ KAZANIYORSA VAY O ÜLKE İNSANLARININ HALLERİNE…
Müslümanlar olarak bizim de bir ümidimiz var. Bu ümidimizi Kur’an-ı Kerim’in
“Sakın Allah’ı zalimlerin yapmakta olduklarından gafil sanma! Onları ancak, gözlerin yuvalarından dışarı fırlayacağı bir güne erteliyor”
hükmünden alıyoruz! İnşallah, o gün yakın olur!
TAŞLAMALAR
KADERE BAĞLIYORLAR
BU PANDEMİ İŞİNİ
NE YAPALIM DİYORLAR
ALLAH’IN BİR TAKDİRİ
TAKDİR İSE EYVALLAH
NE VAR TEDBİR OLARAK
EZİLENLER NEDEN HEP
İŞSİZLER VE FAKİR HALK
NASİP, KADER VE KISMET
DİYEREK OYALAYAN
ALLAH İLE ALDATAN
BİR ZİHNİYET VAR İNAN
TEOKRASİ, OTOKRASİ
TAVAN YAPAR BU DÖNEM
ALLAH İLE ALDATMAK
ELDE VAR BİR ÂSA HEM