ÖNCESİ VE SONRASIYLA 15 AĞUSTOS 1984'TE PKK TARAFINDAN GERÇEKLETİRİLEN ERUH VE ŞEMDİNLİ BASKINLARI -2-
Ahmet Arıtürk
Topu-topu 67 kişiydiler. Gruplar halinde fotoğraf çektirdiler. Her grubun ayrı bir ismi vardı.
Örneğin Eruh ilçesini basacak grubun adı “14 Temmuz Propaganda Takımı” olarak tespit edilmişti. Bu adı PKK’lı Hayri Durmuş’un ölüm orucuna başladığı tarihten almışlardı. Onun anısına bu ismin kullanılması uygun bulunmuştu.
Tüm umut bu gruptaydı. Her şeyi, örgütün en önemli komutanı Mahsum Korkmaz planlıyor, en ince ayrıntılar üzerinde duruyordu. Şemdinli ve Şirvan’a baskın gerçekleşirse iyi olacaktı. Ama tam ağırlık Eruh’a veriliyordu.
Tarih 14 Ağustos 1984. Siirt’in Şirvan ilçesine yönelik taciz atışları başladı. Bu atışlar kısa sürdü. Komutan. “Biz yanlış yaptık” dedi, Faysal kod adlı terörist. “Bize verilen talimata göre Şirvan’ı bu akşam değil, yarın akşam basmamız gerekiyordu.” Takım sorumlusu Sarı Hüseyin “Doğridir Vallah” dedi.
Emir yanlış uygulanmıştı. Bunun hesabı kendilerinden sorulacaktı.
Geri çekildiler gruplar arasında telsizle haberleşme yoktu. Bu silah sesleri kopacak fırtınanın habercisiydi. Ancak, dönemin hiçbir yetkilisi Şirvan’a yönelik saldırıyı dikkate almadı. Birkaç sarhoşun işidir diyenlerin yanı sıra eşkıyalar arasında yapılan çatışma diyenler de oldu.
15 Ağustos’ta öğle saatlerine doğru Şirvan’a yapılan saldırıyı unutmuşlardı bile. Dönemin İlçe Jandarma Komutanı silah seslerinin yükseldiği bölgeye sabah erken saatlerde bir devriye çıkartmış, orada ölen ya da yaralanan olup olmadığını öğrenmeğe çalışmıştı. İlçe Jandarma Komutanının durumu öğrenmek amacıyla bölgeye devriye çıkartması işe yaramıştı. Bu olay Şirvan grubunun eylemden vazgeçmesine etkili olmuştu.
Bölgeye devriye çıkartıldığı bilgisini “İlçede durum hareketli” diye gruba ulaştırdılar. Şirvan ilçesi “Faysal” kod adlı teröristin baskın tarihini yanlış anlamasıyla basılmaktan kurtulmuştu. Ertesi gün bölgeye devriye çıkartılması ise ilçede güvenlik önlemlerinin arttırıldığı biçiminde yorumlandı. Bu durum da, teröristlerin eylemden vazgeçmesine neden olmuştu.
Eruh’ta Birigeni yaylasındaki sarp kayalıklarda 4-5 aydır hazırlık yürütülüyordu. Sığınaklar kurulmuştu. Dikkat çekmemesi için plastik borularla sığınaklara havalandırma yapmışlardı. Eruh’tan aldıkları erzakları yöre halkına fark ettirmeden sığınaklarına getirmeyi başarmışlardı. Dağdaki diğer kanun kaçaklarıyla da ilişki kurmuşlardı. Kanun kaçaklarının kuryelerinden de yararlanmaya başlamışlardı. Sessiz ve derinden hazırlıklarını yapan bu gruba Eruh Jandarma Komutanlığına çay, kahve götüren kişi de kuryelik yapıyordu.
Dağlarda aylarca kalan bu grup hakkında jandarmaya tek bir ihbarda bile bulunulmamıştı. Güvenlik birimleri dağlardaki adli kanun kaçaklarını indirmek için çaba gösteriyorlardı.
Siirt İl Jandarma Alay Komutanı Rahmi Tüfekçi ve ekibi yaralama, kız kaçırma ve benzeri adi suçlar işlediği için dağa çıkmış kanun kaçaklarını dağlardan birer birer indirmeğe başlamışlardı.
Teslim olanlara kötü muamele yapılmadığının kulaktan kulağa ulaşmasıyla birlikte teslim olanların sayıları da artıyordu.
Gelenler cezaevinden kaçmayacaklarına da yemin ediyorlardı. Bakalım bu yeminlerinin gereğini yerine getirecekler miydi? Eruh’un basıldığı gece bunu öğreneceğiz.
Ve beklenen güne giriliyordu. 14 Ağustos’u 15 Ağustos’a bağlayan gece derin bir sessizlik vardı. Bir grup Eruh’a doğru alacakaranlıkta tek kol halinde yürüyordu. Her şey planladıkları gibi gidiyordu. Toplanma yerine gelmeden önce telefon kabloları kesilmişti. İlçelerin haberleşme ağı artık yoktu.
(DEVAM EDECEK)
TAŞLAMA
BİRBİRİNE DÜŞMÜŞTÜR
MUHALEFET NE YAZIK
MİLLET, MUHALEFETTEN
ÜMİT KESMİŞTİR ARTIK
MUHALEFET ETMENİN
ORTAMI ZİRVEDEYKEN
BİRBİRİNE DÜŞMÜŞTÜR
SORUN, NİÇİN VE NEDEN
HER GÜN YENİ ZAMLAR VAR
MİLLET KAN AĞLAMAKTA
MUHALEFET CEPHESİ
KENDİ İÇ KAVGASINDA
BARİ YEREL SEÇİMİ
BEKLESELERDİ SONRA
BİRBİRİNE DÜŞSELER
PEK SES ETMEZDİK BUNA
YEREL SEÇİMDE BÜYÜK
ŞEHİRLERİ ALIRSA
AKP SALTANATA
DÖNÜŞÜR İNAN BUNA
İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR
BELEDİYESİNİ ALSA
SINIR KALMAZ O ZAMAN
VURGUNLARA, TALANA
MUHALEFET KENDİNE
DEĞİL MİLLETE ZARAR
VERMEKTEDİR GERÇEKTE
KIS-KIS GÜLER İKTİDAR
MUHALEFET KENDİNE
MUHALEFET ETMEKTE
MİLLETİMİZ DURUMU
İBRETLE SEYRETMEKTE
YAZIK, HEM DE ÇOK YAZIK
BÖYLE BİR MUHALEFET
YÜZ YILLIK C UMHURİYET
TARİHİNDE YOK ELBET