Ahmet Arıtürk

OLAY TV OLAYI!!!

Ahmet Arıtürk

Türk medyasının durumunun ortaya konması açısından

OLAY TV OLAYI

gerçekten çok önemli bir göstergedir. Büyük iddialarla ve geniş bir kadroyla kurulmuş olan

OLAY TV

maalesef yayın hayatında 1 ayını dahi doldurmadan, büyük ortağı Cavit Çağlar’ın desteğini çekmesiyle kapanmak durumunda kaldı.

Cavit Çağlar, Merhum Süleyman Demirel’in hem sağ kolu, hem kasası  gibiydi. Demirel’in Genel Başkanlık yaptığı siyasi partilerin adeta finansörüydü. Göçmen bir ailenin çocuğu olarak Yunanistan’dan Türkiye’ye gelmişti. Ancak çalışkan, hırslı ve azimliydi. Para kazanmak için benzincilerde çalışmış, araba camı silmiş, tezgahtarlık yaparak iş hayatına atılmıştı. Sıfırdan başladığı iş hayatında kademe kademe yükselmiş, 1968 yılında Adalet Partisi Gençlik kollarına katılarak siyasete atılmıştı. Eski bakanlardan İhsan Sabri Çağlayangil vasıtası ile 1980 sonrası siyaset yasağı olan Süleyman Demirel ile tanıştırılmış, 1987 yılında Bursa’dan DYP milletvekilli adayı olmuş ve seçilmişti. DYP iktidara geçince Hazine’den ve Ziraat Bankası’ndan sorumlu Devlet Bakanı oldu. Çağlar’ın Ziraat Bankası’na 399 milyar liralık borcu vardı. Bakanlık döneminde bu borcu 176 milyar liraya indirdiği iddialarının sonunda Merhum Adnan Kahveci

“Kamu bankalarının Cavit Çağlar’a teslim edilmesi, ciğerin kediye emanetinin belgesidir”

demişti.

Cavit Çağlar, bakan olunca kendisine bağlı olan bankayla pazarlığa oturmuş ve 399 milyar borcunun büyük bölümünü kabul etmemişti. 173 milyar olduğunu söylediği borcunu 4 yıl içinde faizsiz ödemeyi önermiş, Ziraat bankası öneriyi kabul ederek ve borcu 1996’ya kadar ödenmek üzere taksitlendirerek Bakanına kıyak geçmişti. Siyasete atılınca şirketlerin yönetimini dayısına bıraktığını söylemişti ama her zaman işinin başında oldu. Nergis Holding’i kurdu. Çukurova Holding’den İnterbank’ı alarak finans sektörüne, ardından da NTV, Olay Gazetesi ve Olay TV ile medya sektörüne girdi.

1997’de Dinç Bilgin ile birlikte özelleştirilen Etibank’ı aldı. Ancak kısa bir süre sonra tekstil krizine yakalandı. Sahibi olduğu İnterbank’a 1998’de el kondu. Çağlar, bu karardan hemen önce NTV’yi Doğuş’a sattı ve Etibank’taki yüzde 50 hissesini Dinç Bilgin’e devretti. Çöküşü hızlandı, İşyerine, evindeki her şeye haciz yağdı

16 Mart 1999’da Kenya’da yakalanan PKK lideri Abdullah Öcalan, Başbakan Bülent Ecevit döneminde Cavit Çağlar’ın uçağı ile Türkiye’ye getirilmişti.

Hakkında Egebank ve Etibank soruşturmaları kapsamında, soruşturma başlatılan Çağlar, sağlık sorunlarını gerekçe göstererek yurtdışına çıkmış ve bir daha Türkiye’ye dönmek istememişti. Çağlar hakkında 2 Ocak 2001 ve 2 Nisan 2001 tarihinde iki gıyabi tutuklama kararı alındı. Bu karardan sonra İstanbul İnterpol Şube Müdürlüğü’nce “kırmızı bülten” çıkartıldı. Hakkındaki suçlamalar nedeniyle tüm dünyada kırmızı bültenle aranan Çağlar, 18 Nisan 2001’de eşi Nursel Çağlar’ı karşılamaya gittiği sırada New York‘taki John F. Kennedy havaalanı garajının parkında, Amerikan Federal Soruşturma Bürosu FBI tarafından tutuklandı. 28 Nisan 2001 tarihinde Türk Interpol görevlilerine teslim edilerek Türkiye’ye getirildi ve tutuklanarak cezaevine konuldu. 6 Şubat 2002 tarihinde tahliye edildi. Yargıtay’ın iki kez bozduğu dava kapsamında 2004 yılında 3 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası ve 189 milyon 69 bin 962 lira para cezasına çarptırıldı.

OLAY TV’nin patronu konumundaki Cavit Çağların geçmişini özet olarak anlattık ki, okuyucularımız bu patronu az da olsa tanısınlar.

Gelelim, OLAY TV’NİN kapanması olayına. Yayın hayatında henüz 1 ayını doldurmadan patronu ve büyük ortağı konumundaki Cavit Çağlar tarafından kapattırılın OLAY TV, bu kısa yayın süresi zarfında çalışanlarının gayretiyle tarafsızlığını kanıtlamıştı. İktidarı da hafif yollu eleştirmekteydi. Yani, yandaş  kanallar safında yer almamıştı. Kapatılan OLAY TV’de çalışanların iddialarına göre, Cavit Çağlar’a iktidar tarafından baskı yapılmış ve yayını durdurması istenmişti. İş adamı olan Çağlar da baskılara boyun eğmiş ve Olay TV’nin kapısına kilit vurulmasının baş sorumlusu olmuştu. Televizyonda  200’e yakın çalışan vardı ve hepsinin de işlerine son verilmişti.

Televizyon yayına kapatılırken, kanalın çalışanları canlı yayında durumu alkışlarla protesto ederek patronlarının, iktidarın baskısıyla bu kararı aldığını açıklamışlardı. İddialara göre, iktidar tarafından yapılan baskılara dayanamayan Cavit Çağlar, bildik yöntemlerle mal varlığına el konulmasından korkarak, televizyonu kapatma yolunu seçmişti.

Ancak kendisi bu iddiaları yalanlayarak OLAY TV yayın ekibini suçlamış ve tarafsız yayın yapmalarını istediği ekibin, yaptıkları yayınlarla HDP’nin sözcüleri durumuna düştüklerini, televizyonu kapatma kararını da bunun için aldığını iddia etmiştir.

Kurulan baskı sonucu OLAY TV’yi kapatmak kararı aldığına inandığımız Cavit Çağlar için söyleyecek bir söz bulamıyoruz. Her medyatör, baskılara dayanacak direnci gösteremiyor. Hele, iktidarın eliyle batırılabileceği endişesi içinde olanların dirençleri 1 ay bile devam etmez. Olan OLAY TV’nin işsiz kalan 200 personeline oldu. İktidarı tenkit edecek yayınlar  yapanlar, riskini de göze almak zorundadırlar! Ne vardı yani, iktidarın her işini alkışlasalar ve kraldan çok kralcı olarak

(PADİŞAHIM ÇOK YAŞA)

deselerdi. O zaman, işsiz kalmak şöyle dursun, belki danışman bile yapılır, bol keseden maaş alırlardı.

Doğruları söylemek OLAY TV’ye mi kalmıştı yani…

TAŞLAMALAR

ASGARİ ÜCRET BELLİ

OLDU GÖZÜNÜZ AYDIN

HARCA HARCA BİTMEZ Kİ(!)

BURUN KIVIRMA SAKIN

İKİBİNSEKİZYÜZ VE

ARTI YİRMİBEŞ LİRA

OLDU ASGARİ ÜCRET

ŞÜKREDİN EY FUKARA

ON MİLYON İŞSİZ VARKEN

DUA ET Kİ İŞİN VAR

NE YAPSIN SÖYLER MİSİN

BUNU DA BULMAYANLAR

DÖRT-BEŞ MAAŞLI İLE

KIYAS ETME KENDİNİ

ONLAR GÖKTEN ZEMBİLLE

İNMİŞLER BİLMEDİN Mİ

Yazarın Diğer Yazıları