16 Aralık Perşembe günü Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Sayın Erol Özvar Siirt’teydi. Valilik Makamından sonra Üniversite kampüsüne geçerek tetkik ve incelemelerde bulundu. Gezisi sırasında Siirt Üniversitesi Rektörü Nihat Şındak, Rektör Yardımcıları ve diğer görevliler tarafından izzet ve ikramla karşılanan YÖK Başkanının tetkik ve inceleme gezisine basın mensupları da davet edilmişlerdi. İşin doğrusu, 80’lere dayanan yaşım itibariyle bu gibi gezilere artık pek katılmıyorum. Ancak, çok önemli gördüğüm durumlarda, bu gibi davetlere iştirak etmekteyim. Genç muhabir arkadaşlarım sağolsunlar, görevlerini zaten en iyi yerine getirmektedirler.
YÖK Başkanının ziyaretini takip etmek istememin en önemli sebebi yazılı, görsel ve sosyal medyada yer alan haberlerle ilgili bir uyarıda bulunmaktı. Üniversitelerden sorumlu en yüksek makamda görev yapan YÖK Başkanının gelişini fırsat bilerek, Üniversiteye gittim. Bir fırsatını bularak YÖK Başkanı Prof. Dr. Sayın Özvar’a ezcümle şöyle bir soru yönelttim:
-Sayın Başkan, gerek yazılı ve görsel, gerekse sosyal medyada üniversitelerde araştırma görevlisi, öğretim görevlisi ve benzeri branşlar için açılan sınavların Rektörlerin inisiyatifleriyle aile bireylerinden eşlerinin, çocuklarının, baldızlarının ve benzeri akrabalık bağıyla bağlı olanların atandıkları yazılıp, çiziliyor. Birer bilim yuvası olmaları gereken üniversitelere, yazılı sınavlarda yüksek puanlar almış olanlar, mülakat sınavlarıyla elenirlerken, akraba ilişkileri içinde düşük puanlı aile bireylerinin atanmasını nasıl karşılıyorsunuz. Torpille atanan öğretim görevlilerinden, bilim adamı çıkar mı!
YÖK Başkanı Prof. Dr. Sayın Özvar’ın verdiği cevabın tatmin edici bulmadığımı belirterek, kendi surumu kendime göre yorumlayıp, yanıtlayayım.
İşlevleri bilim adamı yetiştirmek olan Üniversitelere torpille araştırma görevlisi, öğretim görevlisi ve diğer branşlara atamalar yapılırsa, kesin olarak bilmeliyiz ki, böyle üniversitelerden
BİLİM
ADAMI ÇIKMAZ!
Torpille atananların işleri
(SALLA BAŞI AL MAAŞI)
deyimiyle yorumlanabilir. Bunun içindir ki, sadece üniversiteler değil,
HER İŞE EHİL OLANLARI
ATAMAK GEREKİR.
Hele, söz konusu üniversiteler olursa, işleri ehline vermek daha da önem kazanır.
Türkiye genelinde 200 kadar üniversite vardır. Maalesef, bu üniversitelerden hiç biri, Dünya üniversitelerinin başarı sıralamasında ilk 500’e dahi girememiştir. Emin olun, mevcut durumlarıyla bugünkü üniversiteler, bizim okuduğumuz yılların
LİSE MEKTEPLERİ
ayarındadır.
Bu üniversitelerden bilim adamları, hele-hel MUCİTLER çıkması mümkün değildir. Meğer ki, kendilerini gerçekten ilme adamış öğretim üyeleri varsa, ona bir şey diyemem.
Bakın, Türkiye’den bugüne kadar
NOBEL
Ödülü alan sadece iki isim vardır. Biri edebiyat dalında
Orhan Pamuk,
diğeri ise
Mardinli hemşerimiz Prof.Dr. Sayın Aziz Sancar’dır. Aynı zamanda bir ATATÜRK HAYRANI OLAN ve başarısını ATATÜRK’ÜN KURDUĞU Cumhuriyete borçlu olduğunu gururla söyleyen Prof. Dr. Sayın Sancar, DNA onarımı üzerine yaptığı çalışmalarla ün kazanmış, uzun yıllar boyunca kendisini bilime adamasının en büyük meyvesini 2015 Nobel Kimya Ödülü ile almıştır. Hem Amerika hem de Türkiye vatandaşı olan Aziz Sancar, Atatürkçülüğüyle de dikkat çekmiş, ülkenin ilerlemesi için yaptığı konuşmalarla sayısız insanın hayranlığını kazanmıştır.
Sözün özü, ÖĞRETİM GÖREVLİLERİ TORPİLLE ATANAN ÜNİVERSİTELERDEN BİLİM ADAMI ÇIKMIZ!
4253 TL OLAN ASGARİ ÜCRET!
2022 yılı için uygulanacak asgari ücret bizzat AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklandı. Türk Lirası cinsinden bakıldığında yüzde 50 oranında bir artış var. Ancak bir de madalyonun ters yüzünden bakalım. 2021 yılın için uygulanan asgari ücret 2825 TL idi. 1 Ocak 2021 tarihinde çeyrek altın 751 TL’ye satılıyordu. Asgari ücretle 3,7 çeyrek altın alınabiliyordu. Bu gün bir çeyrek altın1557 TL. yeni asgari ücretle 2.7 çeyrek alınabiliyor. Yani, asgari ücretlinin çeyrek altın hesabı 1 ÇEYREK ALTIN KAYBI VAR.
Bir de dolar durumuna bakalım. 1 Ocak 2021’de 1 dolar 7 TL 40 kuruştu. O zamanın asgari ücretiyle 381 dolar alınabiliyordu. Bu gün 1 dolar 16 lira 91 kuruş olmuş. Yüzde 50 zamlandığı iddia edilen yeni asgari ücretle 251 dolar alınabiliyor. Yani asgari ücretli dolar bazında 130 dolar kayıpta.
İnanın ki bu hesabı sadece altın ve dolar üzerinden değil, doğalgaz, yağ, benzin ve aklınıza gelebilecek her emtia için yapsanız, değişen bir durum yok. Hatta, ekmek-simit hesabı üzerinden dahi…
Evet, asgari ücret sözde yüzde 50 oranında arttı. Ama, gerçekte üçte bir oranında kayıp var. Millet, artık bu kadar hesabı yapabiliyor…
TAŞLAMALAR
ASGARİ ÜCRET YÜZDE
ELLİ ARTMIŞTIR SÖZDE
LAKİN YÜZDE ELLİSİ
UÇMUŞ GİTMİŞTİR ÖZDE
DOLAR-ALTIN HESABI
YAPIP VURUN KALEME
YÜZDE ELLİ ZAM DİYE
YUTTURMAYIN ALEME
ENFLASYON DEDİKLERİ
EJDERHAYA BENZİYOR
ÖNÜNE HER NE GELSE,
ÇİĞNEMEDEN YUTUYOR
FAKİRLERİ YUTMAKTA
VE DE İŞSİZLERİ BİL
ENFASYONDA ZENGİNLER
SEMİRDİKÇE, SEMİRİR
SAKIN ALDANMAYALIM
VERDİKLERİ SÖZLERE
ENFLASYON FIRSAT İMİŞ
MEĞERSE Kİ BİZLER
KRİZLERDEN FIRSATLAR
DOĞAR DENİLMEKTEDİR
DOĞRU FIRSATLAR DOĞAR
AMA KERİZLEREDİR