Cumhurbaşkanlığı seçimiyle, genel seçimlerin erkene alınması ihtimali oldukça yüksek. Hani, erkene alınacak derken, zaten normalinde şunun şurasında seçimlere 5,5 ay gibi kısa bir süre kalmıştır. Peki, bu durumda seçimlerin erkene alınmasının gerekçesi ne olabilir.
Anayasamızda bir kişinin en çok iki defa Cumhurbaşkanlığı yapabileceği hükmü var ya! Gerçi iktidar bu maddeyi kendine göre yorumlayarak Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olmasından sonra yürürlüğe girdiğini, dolayısıyla, yürürlük tarihinden sonra aday olacakları kapsadığını öne sürerek, adaylığı önünde bir engel olmadığını öne sürmektedir. Yine anayasa hükümleri çerçevesinde, seçimlerin erkene alınması durumunda Erdoğan’ın adaylığı önünde bir engel kalmayacaktır.
Normal süresi içinde yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimine Erdoğan’ın aday olması durumunda, muhalefetin Yüksek Seçim Kuruluna itirazda bulunacağı muhakkak. Gerçi, Yüksek Seçim Kurulunun nasıl bir karar vereceği aşağı yukarı belli de, yine de ne olur, ne olmaz!!!
Muhalefet partileri daha önce 6 Nisan2023 tarihinden sonra teklif edilecek bir erken seçim kararına karşı çıkacaklarını açıklamışlardı. AKP ve MHP oyları, TBMM genel kurulundan bir erken seçim kararı almaya yeterli değildir. Çünkü erken seçim kararı ancak meclisin beşte üçünün oylarıyla gerçekleşebilir. Bu sayı da 360’tır. Bu durumda, Cumhur ittifakının oyları erken seçim kararı alınmasına yeterli olmadığından, yine anayasada yer alan hükümler çerçevesinde Cumhurbaşkanının meclisi fesih yetkisini kullanabileceği belirtilmektedir. Yani, cumhur ittifakı seçimlerin erkene alınmasını isterse, iki yoldan biri gerçekleşecek. Ya muhalefetle anlaşıp bir tarih tespit edecek, ya da cumhurbaşkanı yetkisini kullanarak meclisi feshedip, erken seçime gidilmesinin yolunu açacaktır.
Erken seçim için AKP kulislerinden yansıyan 14 Mayıs tarihinin ise bir özelliği var. Bayar ve Menderes’in Demokrat Partisi 14 Mayıs 1950’de iktidar olmuştu. Bu açıdan 14 Mayıs’ın böyle bir esprisi bulunmakta.
Ama bir esprisi de Cumhuriyetin kuruluşundan 14 Mayıs 1950’ye kadar devam eden CHP’nin tek parti iktidarının son bulmasıdır. Bu espri çerçevesinde 20 yıldır devam eden AKP iktidarının da bu son bulmasının yolu açılmış olabilir…
Haydi, ülkemiz için hayırlısı her ne ise o olsun…
BAŞIBOŞ KÖPEKLER!
Şehrimizde, başıboş köpeklerin sayıları hızla artıyor! Artık, büyük tehlike oluşturmaya başladılar. Gece geç saatlerde ve hele sabaha yakın sokağa çıkamazsınız, çıkarsanız, başıboş köpeklerin saldırısına uğrayabilirsiniz. Başıboş köpeklerin, sizlerden bir kimlik sormadığı kalıyor!
Geçmiş yıllarda, başıboş köpeklerle çok iyi mücadele edilirdi. Öyle her sokakta, köşede, kuytuda pusuda durarak vatandaşlara saldırmalarına müsaade edilmezdi. Şimdi, şehrin belli bölgelerine ve sabaha yakın saatlerde gitmeniz mümkün değil. Giderseniz, her an saldırıya uğramak ihtimalini göz önüne almak zorundasınız!
Nasıl oldu da, köpekler böylesine sokakları istila ettiler! Bu duruma göz yumanlar kim! Neden göz yumuyorlar! Köpeklere bu serbestlik, hayvan severlerin eseri mi!
Vatandaşlar artık, yine eskisi gibi köpeksiz ortamlarda gündüzün ve gecenin her saatinde ellerini kollarını sallayarak evlerine, okullarına, iş yerlerine, camilere, mescitlere gidip, gelmek istiyorlar!
Hem, bu başıboş köpekler arasında kuduz olanların da bulunabileceği unutulmasın. Allah korusun, bir de kuduz köpeklerin saldırısına uğrarsak, halimiz nice olur, bir de bunu sorgulamak gerekli!
Hayvan sever olmak iyi de, önce insan sever olalım, sonra hayvan sever!
Yüce ALLAH, kâinatı
insanlar için yaratmıştır. Hayvanlar, bitkiler, böcekler, güneş, ay, yıldızlar ve ne varsa, insanlar içindir. Bakın, Kurban Bayramlarında Dünya genelinde onbinlerce hayvan kurban edilmekte. Hayvan severler yine seslerini yükseltip, koyunlara, kuzulara, danalara, öküzlere, develere yazık oluyor, diye bas-bas bağırıyorlar ama, kimselerin umursadığı yok. Etlerinden yararlanmak gayesiyle koyunlar, kuzular, develer, öküzler, inekler, hindiler, tavuklar, horozlar, keklikler ve daha neler neler kesilerek yenilir de sıra köpeklerin itlafını gelince mi hayvanseverlik duygularımız kabarıyor.
Hazret-i Musa’yı yaşatmak için, binlerce bebeğin bile öldürülmesine müsaade edilmişti. Çünkü Hazret-i Musa, aklı temsil ediyordu. Yaradılışa uygun insanlığın temsilcisiydi. Biz, insanları korumak için köpeklerin telef edilmelerini neden kabullenmiyoruz!
Evet, umumi istek üzerine ilgilileri ve yetkilileri uyarıyoruz. Lütfen meydanları, can güvenliğimizi tehdit eder boyutlara ulaşan
BAŞIBOŞ KÖPEKLERE
bırakmayınız! Ya, onları yaşatmak için uygun barınaklar yapınız, ya de bir şekilde tehlikeli olmalarının önüne geçiniz.
TAŞLAMA
ENFLASYONU TÜİK HEP
DÜŞÜK GÖSTERMEKTEDİR
ACABA ENFLASYONU
NE İLE ÖLÇMEKTEDİR
ENFLASYONLA OYNAMAK
KUL HAKKINI İHLALDİR
VE KUL HAKKINI İHLAL
ÇOK BÜYÜK BİR VEBALDİR
MİLYONLARCA KİŞİNİN
HAKLARINI ÇİĞNEMEK
İLE EŞ ANLAMDADIR
ENFLASYONLA OYNAMAK
TÜİK YÜZDE ATMIŞDÖRT
DERKEN ENFLASYON İÇİN
ENAG’IN İSE YÜZDE
YÜZOTUZYEDİ BİLİN
İKİ KAT KADAR FARK VAR
ALLAH İÇİN SÖYLEYİN
TÜİK Mİ YALAN SÖYLER
ENAG MI BUNU DEYİN