AKP, 20 yıldır milleti
(TÜRBAN)
diyerek germenin peşinde. Görüldüğü gibi, türban artık kamunun her alanında serbest duruyor. Merhum Necmettin Erbakan’ın dediği gibi, Rektörler, üniversitelerdeki türbanlı kız öğrencilere selâm durur hale geldiler.
Mustafa Kemal ATATÜRK’ün muhterem annesi Zübey’de annemizle, muhterem eşi Latife Hanım da türbanlıydılar. Antrparantez belirteyim ki, benim rahmetli Annem ve merhume eşim de türbanlıydılar. Hayatta olan Ablam da hala türbanlı. Yani, türbana karşı bir tavrım yok. Ancak, AKP’nin türbanı 20 yıldır bir istismar konusu olarak kullanmasına karşıyım.
Günümüzde türbanlı bakanlar, türbanlı müdürler, türbanlı hâkimler, savcılar, hatta türbanlı subaylar ve polisler bile var. Şimdi tutturmuşlar, türban için yasa çıkaracaklar. Bunun için de, muhalefeti türban üzerinden sıkıştırmak istiyorlar. Anlaşılan o ki, 6’lı masa içinde yer alan siyasi partilerin tümüne yakını bir şekilde türban yasasına destek vermek eyiliminde. Ancak, İYİ Partinin AKP'nin TÜRBAN için anayasa değişikliği teklifini referanduma götürmesini engellemek adına Anayasa değişikliğine Meclis'te 'hayır' diyebileceği konuşulmakta.
AKP’nin, HDP dahil tüm muhalefet partilerinin kapısını çaldığı başörtüsü düzenlemesine İYİ Partinin 'Meclis'te 'hayır' diyeceği bunu “temel hakların, ibadet hürriyetinin referanduma” götürülmesini “siyasi avantaj kollama” şeklinde değerlendirdiği belirtilmekte.
Anayasa değişikliği teklifinin parlamentoda referandumsuz kabulü için 400 milletvekilinin “evet” oyu gerekiyor. AKP ve MHP’nin toplam oyu ise 334. Yani Cumhur İttifakı’nın oyu, teklifin kabulüne yetmediği gibi referandum kapısını da açmıyor. İttifak, muhalefetin oyuna gereksinim duyuyor. İYİ Parti o yolu kapatmak için “Türkiye’de kılık kıyafet konusunda bir sorun yaşanmadığını” düşünürken AKP’nin anayasa çalışmasının “siyasi avantaj sağlama” kaygısından ibaret olduğu vurgulanmakta. İYİ Parti’nin “referandum yolunu kapatmak” için iktidarın anayasa teklifine ret oyu vereceği tahmin edilirken, diğer muhalif siyasi partilerin de bu oyuna gelmemeleri gerekeceğini anımsatmakta yarar vardır.
AKP’nin, genel seçimle birlikte, türbanı referanduma götürmek istemesi apaçık bir istismardır. Muhalefet, bu oyuna gelirse, baltayı kendi ayağına vurmuş olacak. Bizden uyarmak!!!
BU MİLLETİN YÜZDE 90’I APTAL MI!!!
Yorum yazımızın başlığını okuyanlar, muhakkak sinirlenmiş ve (baksanıza bu edepsize!) demişlerdir. Ancak, ne demek istediğimizi açıklayınca, hak verecekleri inancındayım. Bilindiği gibi 12 Eylül darbesinin kendisi yok amma lanetle andığımız darbenin ürünü anayasası hala meriyette. Çünkü, darbeyi sözde lanetleseler bile, 1982 anayasası iktidara gelen siyasi partilerin hesaplarına geliyor.
Türkiye Cumhuriyeti tarihinde dört anayasa vardır. Bunlar: 1921 Anayasası, 1924 Anayasası, 1961 Anayasası ve 1982 Anayasasıdır. Günümüzde uygulanan ve hükümleri geçerli olan anayasa ise 1982 Anayasası’dır.
Şunu belirtmekte yarar görüyoruz. 1961 anayasası da bir darbe anayasası olmakla birlikte, dünyanın en özgür ve insan haklarına en çok yer verilen bir anayasaydı.
27 Mayıs 1960 Darbesi'nden sonra hazırlanan 1961 Anayasası için 9 Temmuz 1961’de halk oylaması yapılmış, yüzde 38.3 'hayır' oyuna karşılık, yüzde 61.7 'evet' oyuyla kabul edilmişti. Yani, insan hak ve özgürlüklerine bunca yer verilen bir anayasaya milletimizin yüzde 38.3 ‘HAYIR’ oyu kullanmıştı.
Oysa, özgürlükleri kısıtlayan ve yine bir darbe ürünü olan 1982 anayasasına aziz milletimiz yüzde 91,3 oy vererek kabul etmiş, vatandaşların sadece yüzde 8,6’sı hayır oyu kullanmıştı.
Mukayeseyi siz yapın. Özgürlükler anayasası olan 1961 anayasasına vatandaşlar yüzde 61 ‘evet’ oyu verirken, insan hak ve hürriyetlerini kısıtlayan, seçim barajını sıfırdan, yüzde 10’a çıkaran 1982 anayasası için 7 Kasım 1982 günü yapılan referandumda yüzde 91,3 ‘evet’, yüzde 8,6 ‘hayır’ oyu verilmiş, Şimdi, “bu milletin yüzde 90’ı aptal mı” sorumuzun cevabı kendiliğinden ortaya çıkmaktadır. 1961’in özgürlükler anayasasına yüzde 61, özgürlüklerin kısıtlandığı 1982 anayasasına yüzde 91,3 ‘evet’ oyu verenler aptal değil de nedir?
Denilebilir ki, 1982 anayasasına askeri darbe korkusuyla bu kadar yüksek oranda oy verilmiştir. İyi de kardeşim, 1961 anayasası da bir darbe anayasasıydı. Buna rağmen ve özgürlükler anayasası olmasına karşılık yüzde 38 oranında ‘HAYIR’ oyu verenler olmuştu.
Millet olarak iyi ile kötüyü birbirinden ayırt etmek için çok acı tecrübelerle sınandığımız gerçeğini kabullenelim…
ANEKDOT
Ünlü mizah ustası müteveffa Aziz Nesin’in bir gün bir yazısında “Bu milletin yüzde60’ı aptal” diye yazdığı, bunun üzerine “milletten özür dile” diyerek karşı çıkanlar olması üzerine “gerçekten özür diliyorum, ‘Bu milletin yüzde 90’ı aptal’ diye yazacakken, sehven ‘yüzde 60’ı diye yazmışım” dediği anlatılır…
TAŞLAMA
BAŞÖRTÜ DEDİKLERİ
SİMGELERİ TÜRBANDIR
TÜRBAN TÜRBAN DİYORLAR
BİLİN YİRMLİ YILDANDIR
SİYASETİ TÜRBANA
DOLADILAR BU SEFER
TÜRBANA DOLANSA VE
ÇARPILSA SİYASİLER
ÇARŞAF-ÇARŞAF YAZILAR,
ÇIKMADA TÜRBAN İÇİN
TÜRBANA DOLANANLAR,
SİYASİLER HEP BİLİN
KARA ÇARŞAF VE TÜRBAN
TÜRKİYE’NİN GERÇEĞİ
SİYASİLER İSTİSMAR
EDER BU GİYİSİYİ
ÇARŞAFI ANLADIK YA
TÜRBAN DA NEYİN NESİ
TÜRBAN BAŞÖRTÜSÜ MÜ
BİR SİYASİ SİMGE Mİ
CUMHURİYETYÜZÜNCÜ
YILINA GİRMİŞ BAKIN
HALA (TÜRBAN) DİYORLAR
BU UYKUDAN UYANIN