Ahmet Arıtürk

MİLLİ MARŞIMIZ VEYA İSTİKLÂL MARŞI!

Ahmet Arıtürk

23 Nisan 1923’te kurulan Meclis-i Mebusan tarafından Maarif Vekaleti aracılığıyla bir

MİLLİ MARŞ

yazılması konusunda yarışma açılması teklif edilir. Yarışmaya katılacak ve birinci gelecek Marş için önemli bir meblağ para ödüllü konulur.  Merhum Mehmet Akif, para ödüllü olduğundan yarışmaya katılmaz. Ancak, yarışmaya katılan destanların hiç birinin milli marş olacak değere haiz olmadığı görülür. Bunun üzerine

(Böyle bir marşı

ancak Mehmet Akif yazabilir)

düşüncesinde olan Maarif Vekili, Mehmet Akif’e giderek bir Marş yazması ricasında bulunur. Maarif Vekilinin ricası üzerine Mehmet Akif ödül almamak şartıyla teklifi kabul eder ve değerlendirilmesi için

(KAHRAMAN ORDUYA)

başlıklı destanını sunar. 10 kıtadan müteşekkil şiir 12 Mart 1921 günü bizzat Maarif Vekili tarafından meclis-i mebusanda okunur. Büyük alkış alan destan oy birliğiyle

(İSTİKLAL MARŞI)

olarak kabul edilir.

“Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;”

Mısraıyla başlayan ve:

“Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklal.”

Mısraıyla noktalanan 10 kıtadan müteşekkil destan, o gün bugün bütün milletimizin yüreğine kazınmış gibidir.

Zaman-zaman duyuyoruz ki İstiklal Marşımızdan rahatsız olanlar ve değiştirmek isteyenler var. İstiklal Marşımızın değiştirilemeyeceği Anayasa maddesiyle perçinlenmiştir.

Anayasamızın değiştirilemeyecek, değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek dört maddesi vardır. Bunlardan biri de Merhum Mehmet Akif tarafından yazılan ve 12 Mart 1921 tarihinde Meclis-i Mebusan (TBMM) tarafından İstiklal Marşı olarak kabul edilen 10 kıtadan müteşekkil asıl adı

(KAHRAMAN ORDUYA) olan marştır.

Anayasamızın değişmez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez olarak tanımlanan ilk dört maddesinin içeriğini yeterince biliyor muyuz. İşte değişmez, değiştirilmesi dahi teklif edilemez o maddeler:

Madde 1. –

Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.

1.Cumhuriyetin nitelikleri

Madde 2. –

Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.

III. Devletin bütünlüğü, resmi dili, bayrağı, milli marşı ve başkenti

Madde 3. –

Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.

Milli Marşı “İstiklal Marşı”dır.

Başkenti Ankara’dır.

IV.Değiştirilemeyecek hükümler

Madde 4. –

Anayasanın 1inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile 2’nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.

V.Devletin temel amaç ve görevleri

Madde 5. –

Devletin temel amaç ve görevleri, Türk Milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.

***

İşte Anayasamızın değişmez ve değişmesi teklif dahi edilemez maddeleri bunlardır. Şimdi, bu dört maddeyi irdeleyin ve bu dört maddenin yerine nelerin konulmak istendiğini düşünün.

(İstiklâl Marşı değişsin)

diyen art niyetlilere sorun, Anayasanın değişmez bu ilk dört maddenin yerine koyabileceğiniz bir şey var mı!!!

“ALLAH ÖMRÜMDEN KISSIN, MUSTAFA KEMAL’E VERSİN”

12 Mart 1921 tarihi, Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un

(KAHRAMAN ORDUYA)

adı altında yazdığı destanın o zamanki adıyla Meclis-i Mebusan’da okunarak,

(İSTİKLÂL MARŞI)

olarak kabul edildiği tarihtir. Bilindiği gibi Ersoy’un ebediyete intikal tarihi ise 27 Aralık 1936’dır.  Sadece İstiklal Marşını yazmış olması bile Mehmet Akif’i ölümsüzleştirmeğe yeter. Kaldı ki, dillerden düşmeyen

(ÇANAKKALE DESTANI)

da ölümsüz eserleri arasındadır. Şiirlerini topladığı ve

(SAFAHAT)

adını verdiği eserini okumak her Türk vatandaşı, hatta her Müslüman için farz (olmazsa olmaz) gibidir.

Mehmet Akif, bu milletin ebedi değerlerinden biridir. İstiklal Marşı okundukça, onun adının da taziz edilmiş olacağını asla unutmayalım. Maalesef, günümüzde İstiklâl Marşının okunmasından rahatsızlık duyanlar var! Bu gidişle, Andımızın yasaklanması gibi, okullarda İstiklal Marşının da okunmasının yasaklandığına şahit olursak, hiç şaşırmayacağız.

Bu günkü ANEKDOTUMUZU büyük Şair, gerçek dindar Mehmet Akif Ersoy’un bütün Milletimiz tarafından bilinmesi gereken çok önemli bir söylemini naklederek noktalamak istiyoruz. Büyük Şairin, Cumhuriyetin kurulmasından sonra başlangıçta Mustafa Kemal

ATATÜRK’ÜN

yaptığı bazı inkılâplardan rahatsızlık duyarak Türkiye’den ayrıldığı ve Mısır’a gittiği bilinir. Ancak, Türkiye’den ayrıldıktan sonra, muhtelif Arap ülkelerinde ikamet eden ve tekrar Türkiye’ye dönen Mehmet Akif, başta Mısır olmak üzere ikamet ettiği hiçbir Arap ülkesinde, Türkiye’deki gerçek Müslümanlığı bulmadığını ve bunun

Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN

inkılâplarının neticesinde gerçekleştiğini anlayarak:

“Ben, Mustafa Kemal’i çok yanlış değerlendirmişim. İslam dini, dünyanın her yerinden çok Türkiye’de daha iyi yaşanıyorsa, bu Mustafa Kemal’in inkılâpları sayesindedir. Bunun için diyorum ki, YÜCE ALLAH, BENİM ÖMRÜMDEN KISSIN, MUSTAFA KEMAL’İN ÖMRÜNE KATSIN”

dediğini pek kimseler bilmezler. Mısır’a gittiğini (kaçtığını!) dillendirirler de böyle bir söylem, softaların ve dincilerin hesaplarına gelmez.

ATATÜRK

aleyhinde bir söylem olsa, hemen dillendireceklerdi, lehine olursa üç maymunu oynarlar!

Duymazlar, görmezler, bilmezler!

Büyük Şair, gerçek dindar Mehmet Akif Ersoy’un bütün Milletimiz tarafından bilinmesi gereken bu çok önemli söylemini her fırsatta duyurmakta yarar vardır.

Din istismarcısı yobazlar taifesinin, Mehmet Akif’in,

ATATÜRK’ÜN

inkılaplarına gücenerek, Türkiye’yi terk ettiğini söylemek işlerine geliyor amma işin sonunu gizliyorlar!

(Allah’ım, ömrümden kıs, ATATÜRK’ÜN ömrüne kat)

dediğini bilmiyorlar! Daha doğrusu bilmek işlerine gelmiyor!

Yazdığı, orijinal adı

(KAHRAMAN ORDUYA)

olan destanı, 12 Mart 1921 günü Meclis-i Mebusan tarafından

(İSTİKLÂL MARŞI)

olarak kabul edilen ve o gün-bugün yazdığı destan dillerden düşmeyen Milli Şairimiz Mehmet Akif’i (ERSOY) bu vesileyle bir kere daha rahmet ve minnetle anıyoruz…

TAŞLAMA

YİNE DEPREM VERGİSİ

GELİYOR ŞİRKETLERE

GEÇMİŞTE TOPLANANIN

HESABINI VER HELE

İKİBİNYİRMİİKİ

YILINDAN BERİ KONAN

DEPREM VERGİSİ NERDE

NEMALANAN KİM BUNDAN

DEPREM İÇİN HARCANSA

İNAN Kİ CANIM YANMAZ

ORTADADIR ÖRNEĞİ

İNSAN UTANIR BİRAZ

KİMLERE DAĞITTINIZ

DEPREM VERGİLERİNİ

DEPREM İÇİN Mİ YOKSA

BEŞLİ ÇETELMERE Mİ

Yazarın Diğer Yazıları